Silivri’den Tandoğan’a
Bir ülkede demokratik haklarını kullanmak suç mu? Bir ülkede umudumuz olan çocuklarımıza iyi bir eğitim istemek suç mu? Bir ülkede sendikal hak ve özgürlükleri istemek suç mu?
İnsanca yaşamak, yarınlara güvenle bakmak, askeri darbelere, sivil faşist iktidarlara karşı demokratik tavır almak suç benim ülkemde…
Nerede üniversiteler, demokratik kitle örgütleri, sendikalar nerede?
Türkiye’de eğitim sistemi yerle bir ediliyor, Özgür Gündem gazetesi kapatılıyor, kimsenin sesi soluğu çıkmıyor…
Seçilmiş milletvekillerinin üçü Silivri’de, diğerleri Diyarbakır’da yatıyor ama iktidar umursamıyor.
Dedikleri şu:
“Yargıya müdahale mi edelim?”
O zaman sormazlar mı:
“MİT Müsteşarı Hakan Fidan için 24 saatte yasa hazırlayıp çıkarmak, yargıya müdahale değil midir?”
***
Silivri’de eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ da “darbecibaşı” olarak yargılanıyor.
Başbuğ’u Genelkurmay Başkanı koltuğuna oturtan kim?
AKP iktidarı!
Peki 28 Şubat 1997’de postmodern darbe yapanlar?
Hesap sorulmuyor!
Büyükanıt Paşa’dan e-muhtıranın hesabı?
Halkımız bu olup bitenlerin farkında değil… Farkında olanlar ise sinmiş durumda…
Çünkü bir korku imparatorluğu yaratıldı Türkiye’de…
Gelelim asıl konumuza…
Adına 4+4+4 mü dersiniz yoksa 4×3 mü, ne derseniz deyin, bu eğitim sisteminin amacı belli…
TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner tepkisini yüreklice dile getirdi. Başbakan buna çok kızdı, “Siz kendi işinize bakın” deyip gözdağı verdi.
Din adamı yetiştirmek için açılan imam hatip liselerinin orta bölümünü kurmak…
Bunun adı, doğrudan sekiz yıllık kesintisiz eğitim yerine kesintili eğitimi getirmek.
AKP iktidarı böylece “dindar” nesil mi yoksa “kindar” nesil mi yetiştirecek göreceğiz.
İşte bu yüzden CHP, Ankara Tandoğan Alanı’nda miting yaptı… TBMM grup toplantısını Tandoğan Alanı’na taşıdı…
***
Yılgınlığın ve suskunluğun egemen olduğu Türkiye’de ne yazık ki medya suskun, sanayiciler, büyük patronlar suskun.
Hepsi ama hepsi AKP iktidarından korkuyorlar…
Bakmayın siz, kimi genel yayın müdürlerinin caka satıp “Hükümet bize baskı yapmıyor” dediğine…
Ben ne 12 Mart ne de 12 Eylül askeri faşist yönetimlerde medyaya bu denli baskı yapıldığını gördüm.
CHP bu tür eylemlerini çoğaltmalı, halkı o derin uykudan uyandırmalı…
Korkan, sinen halkımıza umut ışığı olmalı…
Eğer eğitim bir siyasal iktidarın ideolojisine göre biçimlendirilecekse yandı gülüm keten helva.
TBMM’deki oy çoğunluğuna güvenen, “dediğim dedik” diyen bir siyasal iktidarla karşı karşıyayız.
Bir ulusun geleceğini ilgilendiren konular parmak hesabıyla değil, bilimsel verilere göre yapılır.
***
Hükümet, bilimsel verileri ve uzman görüşlerini elinin tersiyle itip keyfi davranıyor.
Böylece öğretim-eğitim birliğini yıkıyor kendi ideolojisi ve siyasal görüşüyle.
Çocukları 9-10 yaşlarında meslek seçmeye zorlamak gelişmiş demokratik ülkelerde yoktur.
Böyle bir yasa çocuk gelinleri daha da çoğaltacak, çocuk işçiler ve mutsuz bir kuşak yaratılacaktır.
Beş yaşında bir çocuk okula nasıl başlar, söyler misiniz?
Anneler ve babalar siyasal görüşleri ne olursa olsun, böyle bir eğitim sistemine karşı çıkmalıdır.
Siyasal iktidar bu dayatmadan vazgeçmeli, öğretim-eğitim birliği bilim insanlarınca tartışılmalıdır…
***
Çağdaş bir toplum yaratmanın, demokrasinin temelini oluşturan laik cumhuriyeti korumak hepimizin görevidir…
Mısır, Tunus ve Libya’da olup bitenlere şöyle bir bakın…
Köktendinci partiler iktidar oldu… Suriye’de kan gövdeyi götürüyor… ABD Irak’tan çekildikten sonra günde en az 20 kişi öldürülüyor…
Hikmet Çetinkaya
Cumhuriyet
