Tayyip zenginleri pasta kavgasına tutuştu!


Bu hazin hikaye gerçektir. Hikayenin baş kahramanları Tayyip Erdoğan dönemi zengini kişilerdir. 3 ortak işadamı; arkalarına Ankara’daki iktidarı ve İstanbul’daki belediye yönetimlerini alarak yüzde yüz halkın malı olan Şişli Mecidiyeköy’deki 60 dönüm şehir alanını (36 dönümü Ali Samiyen Stadı arsası ve 24 dönümü Tekel Likör Fabrikası arsası) yüksek ranta çevirmeyi başarmışlar fakat aralarında “pastayı tek başına yeme kavgası” patladığı için mahkemeye düşmüşlerdir.
İşte hazin hikaye:

Yaşar Aşçıoğlu; “bir keser-bir mala-bir şakul” kat karşılığı iş alan bir sokak müteahhidi olarak iş hayatına girdi. Aziz Torun, İstanbul Bayrampaşa Gıda Toptancıları halinde “bir dükkan- bir masa-bir kasa orta çaplı şeker ithalatçısı” olarak iş hayatına atıldı. Eray Kapıcıoğlu, Mecideyeköy’de “bir dükkan-bir terazi- dört duvar rafı” inşaat malzemesi satan nalbur olarak iş hayatına girişti sonra göz hastahanesi sahibi oldu.

Xxx

Kader ağlarını ördü.
Bu 3 işadamı büyüdüler.
İstanbul’un Şişli ilçesinde Mecidiyeköy’de “trilyonluk şehir rantı çıkartabilecek, 1 yatırıp 100 kazanabilicek büyük bir iş ortaklığında” buluştular.
Önce TEKEL’in arazisi alındı.
Bu arazi; Mecidiyeköy’de 24 dönüm (24 bin metrekare); içinde asırlık çınarlar, sedir çamları, nadide çiçekler ve dünya mimarlık tarihine geçecek yapılarıyla Likör fabrikasını (Robert Williams Stewens adlı ünlü mimar 1931 yılında Atatürk’ün davetiyle gelip bu fabrikayı yaptırmıştı) barındıran arazi önce Tekel’den TOKİ’ye devredildi. TOKİ, bu araziye “parsel bazında (kişiye özgü) imar planı” çıkarttı ve “bodrum katlar emsale dahil değildir” plan notunu koydu. 70 bin metrekare bina yapılabilecekken 143 bin metrekareye çıkartan rant artışı yarattı; “hasılat paylaşımı (kat karşılığı demek) yoluyla” Aşçıoğlu İnşaat’a devretti.

Xxx

Sıcak para akıyor.
Türkiye gelişiyordu.
Türkiye inşaatla büyüyordu.
İstanbul’da Mecdiyeköy’den 4. Levent’e kadar olan 1.5 kilometre mesafedeki alan ise Canyon, Akmerkez, Metrocitiy, Astroia gibi lüks rezidans-alışveriş merkezlerinden 17 tanesinin dikildiği ve “bina metrekaresi bugün 15 bin dolara satılan bir müthiş rant alanı” oluyordu. İşte bu alan içinde kalan Tekel’in Likör Fabrikası, Ali Samiyen stadına bitişikti. Ali Samiyen’in arsasını da zaten Galatasaray’a hazine vermişti. Galatasaray’a Seyrantepe’de yine yeni bir hazine arazisi sunulunca Ali Samiyen’in üzerine kurulduğu 36 dönüm pırlanta şehir arazisi yeniden devlete (halka) döndü. Yine devlet şirketi TOKİ, bu araziye de “parsel bazında” ve yine “bodurum katları emsal dışı” tutarak; 90 bin metrekare yapılması gereken bina yoğunluğunu 180 bin meterkareye çıkartan plan yaptı, “hasılat paylaşımı” yolula yine Aşçıoğlu ile anlaştı.

Xxx

TOKİ, imarı çıkartıyor.
Arsaları Aşçıoğlu alıyordu.
Rant büyütme kitabına uyuyordu.
Halkın malı Likör Fabrikası ile halkın mali Ali Samiyen stadı arsaları 60 dönüm üzerinde 3 tane göğe yükselen ve değeri 1 milyar lira olabilecek alışveriş merkezleri, rezidanslar, bürolar yapılacaktı. Fakat; bu bölgede nefes alacak çevre, yürüyecek yeşil alan, çocukları götürecek park kalmadı diye isyan eden sorumlu insanlar; Dursun Çaltı-Hüseyin Sağ adlı Belediye Meclisi üyeleri ve onların arkadaşları harekete geçtiler.
Davalar açıldı.
Davalar Danıştay’a gitti.

Xxx

Arsların sahibi durumuna gelmiş Yaşar Aşçıoğlu, bu aşamada iktidara, iktidar partisi kadrolarına ve başbakana çok yakın olduğunu izlenimini veren Aziz Torun’u ortak aldı. Büyük hisse (yüzde 60) Torunlar’a, orta hisse (yüzde 30) Aşçıoğlu’na ve küçük hisse(yüzde 10) göz hastahanesi sahibi Eray Kapıcıoğlu’nun şirketlerine verilen üçlü ortaklık kuruldu.
Ve hemen harfiyat başladı.
Usülsüz, kaçak, ruhsatsız.
Büyük Şehir Belediyesi ile Şişli Belediyesi, bu “ruhsatsız-usulsüz kaçak lüks rezidans inşaatının hafriyat kamyonları ile kepçelerini seyrederken” 3 ortak arasında anlaşmazlık çıktı.
Mahkemeye düşütüler.
Biri öbürünü; “muhasebe kayıtlarında oynama yaptın, benim payımı azalttın” diye suçluyor. Mahkeme 3 kişilik hakem heyeti görevlendirdi. İyi mi?

Necati Doğru
Sözcü