Başbakan daha kırıcı-dökücü oldu
Başbakan çok sinirli. Özellikle CHP ve Kılıçdaroğlu adını duyunca tüyleri diken diken oluyor?
Neden acaba?
Kemal Bey çok mu damarına basıyor dersiniz.
Konuşmalarıyla Erdoğan’ı çok mu kızdırıyor?
Başbakan, Kemal Bey’e laf yetiştirmek için işi İsmet İnönü’yü karalamaya kadar götürüyor.
Doğru olmayan iddialar ileri sürerek İnönü’nün camileri kapattığını, sattığını söylüyor.
Olayları saptırarak demagoji yapıyor, bu yolla Kemal Bey’den hıncını almaya calışıyor.
Onu mat etmek için her türlü silahı gözünü kırpmadan kullanıyor.
Hatta son konuşmasında Kemal Bey’i zor durumda bırakacağını düşünerek Demirel’e bile sataştı.
Nedenini anlamak gerçekten de zor.
Ancak şunu söylemek yanlış olmaz. Bu tip ucuz demagojilerle, olayları saptırmakla politikada üstünlük sağlanamaz.
Bir başbakan böyle bir yolu kullanmamalı.
Aslında tek başına iktidara sahip olan hiçbir başbakanın da bugüne kadar böyle bir yola başvurduğu görülmedi.
Kısa süre önce ağır bir hastalık geçiren Başbakan’ın sağlığının düzelmesi için seven de, sevmeyen de kendisine içtenlikle sağlık ve afiyetler diledi, dua etti.
Ve açık söyleyelim herkes sağlığına kavuştuktan sonra karşılarında daha sağduyulu, daha hoşgörülü, dünyaya bakışı daha bilgece olan bir başbakan göreceklerini umuyordu.
Ama tam tersi oldu: Daha hırçın, daha öfkeli, daha sert ve saldırgan bir başbakan çıktı kürsülere…
Bunun nedenini açıklamak da gerçekten çok zor.
Türkiye’nin artık normalleşmesi gerekir. Bunun için Başbakan’ın toplumu birleştirici bir üslup kullanması şarttır.
Ama olmadı. Başbakan eskisinden daha kırıcı ve dökücü oldu.
Bu da bu ülkenin talihsizliğinin AKP iktidarı sürdükçe değişmeyeceğinin bir göstergesidir.
***
GS-FB MAÇI ÜZERİNE…
Güzel bir maç oldu. Galatasaray taraftarı centilmenlik konusunda tam not aldı. Kendilerini Türk Futbolu adına kutluyorum.
Ne küfür vardı, ne sahaya yabancı madde atıldı.
Bunda Galatasaray yöneticilerinin, en önemlisi de Fatih Terim’in büyük rolü oldu.
İnanın bir Fenerbahçeli olarak bu olgun v e hoşgörülü hava beni ve inanıyorum ki benim gibi tüm Fenerbahçelileri mutlu etti.
Ancak… Galatasaray’ın bir başkanı var. Uzun zamandan beri kendisini izliyorum. Sürekli bu olumlu havaya ters söylemlerde bulunuyor.
Neden yapıyor bunu?
Yanıtını bulamıyorum.
Kulüp başkanlarının en önemli görevlerinden biri de camialar arasındaki dostluğun gelişmesine katkıda bulunmak olmalıdır.
***
FAZIL’A KÜFÜR EDENLERE…
Aslında kendi düzeylerini ortaya koyuyorlar.
Fazıl küfür edilecek bir insan değil, tersine alkışlanacak bir insan.
Çünkü o milletimizin dünyadaki en önemli figürlerinden biri. Millet olarak ona küfür edeceğimize onunla gurur duymalıyız.
Küfür edenlere bir gerçeği anımsatmak istiyorum. Bundan yıllar sonra bugün yaşayanların hepsi, hepimiz unutulup gideceğiz ama Fazıl Say adı besteleriyle hep anılacak.
Başbakanları, bakanları kimse anımsamayacak. Ama Fazıl müziğiyle hep yaşayacak.
Fazıl’ı dışlamak Türkiye’ye hiçbir şey kazandırmaz ama çok şey kaybettirir.
O dünyanın dört kıtasında yılda 100′den fazla konser veriyor. Dünyanın en ünlü orkestraları ve en ünlü şefleriyle çalıyor.
Onu dünya’da milyonlarca insan hayranlıkla dinliyor.
Tufan Türenç
