Erdoğan: "Bayram böyle olur"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'yla ilgili, "Artık tanklar yürümüyor, artık toplar yürümüyor, artık belediyenin araçları, gereçleri yürümüyor. Artık bir şenlik var, ortada gençlik var, sportif etkinlikler var. Bunu yapıyoruz" dedi.
Erdoğan, Başbakanlık Yeni Bina'da 81 il ve KKTC'den gelen gençlik temsilcilerini kabulünde, 19 Mayıs 1919'un Kurtuluş Savaşı'nın meşalesinin yakıldığı gün olarak milletin çok büyük önem atfettiği bir tarih olduğunu söyledi.
19 Mayıs 1919, Gazi Mustafa Kemal ve yol arkadaşlarının istikbale dair ortaya koydukları tasavvur açısından da çok büyük önem ifade ettiğini belirten Erdoğan, "Zira Gazi Mustafa Kemal, Samsun'a ayak bastığı andan itibaren, Amasya'da, Sivas'ta, Erzurum'da ve Ankara'da millet ve milli hakimiyet kavramlarını sıkça ve altını çizerek vurguluyor. Samsun'dan başlayarak hakimiyet-i milliyeye dayalı yeni bir sistemin temelleri atılıyor. Adeta nakış nakış millet iradesine dayalı yeni bir rejim ihdas ediliyor" dedi.
23 Nisan, 30 Ağustos ve 29 Ekim tarihlerinin milli iradenin şekillendiği tarihler olduğunun altını çizen Erdoğan, "Gençler olarak 19 Mayıs'ta vücuda gelmeye başlayan milli irade tasavvurunu anlamanız ve o tasavvurla özellikle yola çıkmanız, mücadeleye sahip çıkmanız hayati derecede önemlidir" diye konuştu.
Erdoğan, şöyle devam etti: "Bizler, gençliğimizi gerçekten çok zor dönemlerde yaşadık.
Özgürlüklerin kısıtlı olduğu, hakların esirgendiği, demokrasinin ağır aksak işlediği, daha da kötüsü gençlerin kamplara ayrılıp birbirlerine silah doğrulttukları bir dönemde yaşadık. Böyle bir zor dönemde geçirdik gençliğimizi. Biz maalesef iyi bir miras devralmadık ama sizlere iyi bir miras devretmek için gerçekten çok yoğun bir gayret, yoğun bir mücadele içinde olduk. 9,5 yıl boyunca milli iradeyi en güçlü şekilde savunduk.
Milli iradeye yönelik her tehdide cesaretle, kararlılıkla karşı koyduk. Demokrasinin standartlarını daha ileri seviyelere çıkarmanın, hak ve özgürlükleri daha da genişletmenin gayreti içinde olduk. Türkiye ekonomisini yaklaşık 3 kat büyüttük bu arada. Şu anda dünyadaki ekonomik krize rağmen, Avrupa'daki ekonomik krize rağmen Türkiye bu krizden olumsuz etkilenmemiş, yatırımlarına aynen kararlılıkla devam etmiş ve muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma hedefini gerçekleştirmek üzere yoluna devam ediyor.
Türkiye'yi göreve geldiğimizde dünya ekonomileri arasında 26. sıradan alıp dünyanın en büyük 17. ekonomisi haline getirdik. Bununla da şimdi yetinmiyoruz. Diyoruz ki Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getireceğiz. Bunu da açıkladık. Şimdi hedef olarak kendimize bunu belirledik."
"Biz, mirası, emaneti devralacak gençleri düşünerek, eğitime, spora, kültüre Cumhuriyet tarihimizin en büyük yatırımlarını yaptık" diyen Erdoğan, "İnşallah yarın bu koltuklarda sizler oturacaksınız. Yarın ülkenin kaderini sizler tayin edeceksiniz. Siyasete olduğu kadar, bilime, sanata, spora, ekonomiye, dış politikaya inşallah sizler yön vereceksiniz. Sizler ne kadar iyi yetişir, kendinizi ne kadar iyi yetiştirirseniz biz inanıyoruz ki Türkiye de o kadar iyi olacak, o kadar büyüyecektir" şeklinde konuştu.
"Artık tanklar yürümüyor"
Milli iradenin zafiyet kabul etmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti: "Demokrasi her türlü inkarı kaldırmadığı gibi ihmali de asla kaldırmaz. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Dolayısıyla başlattığımız reformlara sahip çıkılmazsa, bu reformlar daha ileri noktalara taşınmazsa, yani bayrak yarışında bir zafiyet gösterilirse takdir edersiniz ki bütün kazanımlar uçup gider. Bizim geriye bir adım atmaya asla ve asla tahammülümüz yok.
Hepinize umut dolu, huzur ve barış dolu bir gelecek temenni ediyorum. Kardeşlik, birlik ve beraberlik içinde Türkiye'nin yarınları olarak Türkiye'yi daha da büyüteceğinize yürekten inanıyorum. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nızı ki burada görüldüğü gibi 3 başlık var; Bir Atatürk'ü anma var, iki gençlik var, üç spor var. Artık tanklar yürümüyor, artık toplar yürümüyor, artık belediyenin araçları, gereçleri yürümüyor. Artık bir şenlik var, ortada gençlik var, sportif etkinlikler var. Bunu yapıyoruz.
Bunu neye çevirdik. Şimdi gerçek bayrama çevirdik. Bayram böyle olur. Öbürü demir perde ülkelerine ait kutlamalardı. İşte bunu da başarmanın şu anda coşkusuyla sizlerle bir aradayız. 19 Mayıs bu noktada gerçekten yeni bir değişimin, bir dönüşümün bu yıl uygulaması oldu. Hepinizi tebrik ediyorum şahsınızda ülkemizin tüm gençlerinin bayramını kutluyorum. Hepinize sevgiyle, saygıyla, annelerinize, babalarınıza, kardeşlerinize bu anı iletmenizi isteyerek, tekrar saygılar sunuyorum."
Türkiye 2. Gençlik Şurası'nda konuştu
Başbakan Erdoğan, daha sonra Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen Türkiye 2. Gençlik Şurası'nda yaptığı konuşmada, 1988'de ilk Gençlik Şurası'nı düzenleyen dönemin başbakanı 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal'ı rahmetle ve minnetle yad ettiğini söyledi.
Bugün 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın milletçe coşkuyla kutlandığını dile getiren Erdoğan, salondaki gençlerin şahsında Türkiye'nin tüm gençlerinin bayramını tebrik ettiğini belirtti. 19 Mayıs 1919'da Samsun'da Kurtuluş Savaşı'nın ilk adımını atan Gazi Mustafa Kemal'i, Bandırma Vapuru'ndaki yol arkadaşlarını, Kaptan İsmail Hakkı Durusu'yu rahmetle andıklarını ifade eden Erdoğan, başta Kurtuluş Savaşı'nın kahramanları olmak üzere tüm şehitlere ve gazilere Allah'tan rahmet niyaz etti.
Erdoğan şöyle konuştu: "Şurası son derece önemli; daha 19 Mayıs 1919'da daha Samsun'a ayak bastığı ilk günden itibaren Gazi Mustafa Kemal, millet diyor. Hakimiyet-i milliye diyor, bağımsızlık diyor. 'Milletin istiklalini, milletin azim ve kararı kurtaracaktır' diyor. Gençler, işte bu millet kavramının üzerinde hassasiyetle duracağız.
Gençler, 19 Mayıs 1919'da daha Samsun'da dile getirilen hakimiyet-i milliye kavramının üzerinde dikkatle duracağız. Çünkü 19 Mayıs'a sahip çıkmak, 19 Mayıs'ın ruhuna, özüne, ilkelerine, ideallerine, hedeflerine sahip çıkmaktır. 23 Nisan'a, 30 Ağustos'a, 29 Ekim'e sahip çıkmak, o tarihlerdeki heyecanın, coşkunun, umudun anlamına sahip çıkmaktır.
İşte bugün Türkiye, bu tarihlere sahip çıktığı kadar bu tarihlerin anlamlarına da sahip çıkıyor. Türkiye, bu tarihlerdeki ruhu, özü, heyecanı anlamak için daha bir gayret gösteriyor. Türkiye, bu anlamlı tarihleri süslü nutuklarla, eskimiş şiirlerle, kamuflaj rengine bezenmiş protokol törenleriyle, 1940 model resmi geçitlerle değil artık ruhuyla özüyle, idealleriyle, yüreğiyle kutluyor."
CNNTürk
