Düşceksin muhterem düşürecekler!
Hiç kimse yerinin doldurulmaz olduğunu sanmasın...
Hiç kimse gökyüzünde süzülen kartalın ağzından aşağılara attığı avı
gibi bir gün düşeceğini ve paramparça olacağını olasılıklardan uzak
tutmasın.
"Ben yaptım oldu", Ben dedim olacak", "En iyisini ben bilirim ve ben
yaparım", "Benden büyük yok!"
Bu duyguları taşıyan ve bu yönde icraatta olan kim ve hangi mevkide
olursa olsun, bilsin ki kaçınılmaz sonu çok dramatik olacaktır.,.
Müslümanlığın, dinin, dindarlığın bu kadar tartışıldığı ve neredeyse
tartışma boyutunda ayaklara düşürüldüğü bir dönem daha görülmemiştir...
Çevremde gördüğüm ve bazılarını yakından tanıdığım çeşitli konumdaki
insanların sürekli din-dindarlık diyerek, dini nasıl sömürdüklerini ve
temiz insanları dinden nasıl uzaklaştırdıklarını ibret ve nefret
içerisinde görüyorum...
Ramazan ayındayız. Pek çok insan oruçlu(görünüyor).
İçlerinde acaba kaç muhterem dini saptırmadan, çıkarlara alet etmeden
ve şov malzemesi yapmadan orucunu tutuyor?
Kaç kişi kişisel hesaplar içinde olmadan, çevresine iyi insan imajı
verme çabası ve yaptığı işi (ticareti) dürüstçe yapan kişi görüntüsü
yansıtması için, camilerde saf tutuyor, iki de bir din Allah sözlerini
telaffuz ediyor.
Kaç kişi gün boyu eline gösteriş tespihleriyle insanların önünde
dindar görüntüsü vermeye çalışarak sürekli arzı endam ediyor...
AKP iktidarı açıkça ilan ettikleri üzere her konuda dini referans
alıyor ve her şeyi din temeli üzerine oturtmaya çalışıyor(görünüyor)
Peki neden böyle?
Çünkü halkımızın dini duyguları güçlü...
Din üzerinden yapılan siyaset, hangi devirde olursa olsun. Siyasetçiye
her zaman önemli prim kazandırır...
Müslüman adam, dindar kişi görüntüsüyle ülkemiz sathında avlanmayacak
saf ve temiz vatandaş yoktur...
Başbakan Erdoğan neden işi gücü bıraktı boyuna camilerle uğraşıyor ve
muhalefeti din ve cami düşmanı gibi göstermeye çalışıyor...
Oysa dinin siyasetle ne ilgisi var?
İsteyen herkes namazını kılıyor, ibadetini yapıyor ve Allah'a olan
borcunu özgürce eda ediyor... Kim engel oluyor?
Ekonomi giderek tabana doğru yol alıyorsa, ne yapacaksın? Sürekli din
temasını işleyecek ve ne denli dürüstlükler içerisinde işlerin
yürütüldüğü imajını vermeye çalışacaksın...
Gidin türbelerin, evliyaların çevresine özellikle Ramazan aylarında
pek çok kadın demir parmakların önünde dualar ediyor, tellere çaputlar
bağlayarak, Allah'ın kendisine ev vermesini, oğlunun, kızının hayırlı
bir kısmet bulmasını, üniversite sınavına girecek çocuklarının
başarıya ulaşmasını vs. istiyor ve diliyor.
Kimlerden diliyor?
Yıllar önce bu cihandan göçüp gitmiş kemikleri bile kalmamış
azizlerden, evliyalardan, muhteremlerden...
Ama onlar ölü... Onlar da zamanında sizin bizim gibi insanlardı.
Ne yapabilirler ki?
Olsun, sevgili vatandaşlarımızın pek çoğu, hatta milyonlarcası, böyle
duygularla mücehhez olarak dünya ve topluma bakarlarsa ve gerçeklere
gözlerini kaparlarsa, dini sömürerek onların oylarını almak uyanık ve
hesaplı siyasetçiler için çantada kekliktir...
Yazımızın başına dönelim...
İnsanlara tepeden bakarak ve de dünya nimetleri içerisinde (Karun
gibi) yüzerek Allah'ın sevgili kulu olamazsın muhterem!
Din sömürüsüyle temiz vatandaşlarımızı da daha uzun süre hipnozite
edemez, onları masallarla aldatamazsın!
Hangi konumda kim olursan ol, düşeceksin muhterem, düşürecekler!
Bu dünya kanuni Sultan Süleyman'a bile kalmadı.
Sen kimsin ki, senin gibiler kimler ki; ezaya, zulme, haksızlığa,
tehdide baskıya uzun süre muktedir olasınız!
Yolun sonu görünüyor muhterem!
Ufukta senin için kara bulutlar mevzi bile aldılar...
Kaldır başını şöyle bir ufka bak, göreceğin şeyler senin için sonun
başlangıcı muhterem!
Sözün özü:
Düşeceksin muhterem, düşürecekler! Bunu bil!
Hem de uzak olmayan bir süreçte...
