Hey gidi komutanlar, hey!
Gazeteler haberi “Esad’a gözdağı” başlığıyla verdi. Suriye’de Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde PKK’nın yönetime hâkim olmasından sonra Türk ordusuna mensup tanklarla bir tatbikat yapıldı.
Haberde şöyle deniliyordu:
“Nusaybin’in Suriye sınırına 2 kilometre uzaklıktaki Çağçağ Barajı karşısındaki alanda yapılan tatbikata Mardin 70’inci Mekanize Tugay Komutanlığı’na ait tanklar katıldı. 25 tankın katıldığı tatbikatı, bölgedeki görevli üst düzey komutanlar da izledi.”
Esad’a gözdağıymış bu tatbikat!
Yahu Halep işgal altında iken Esad’ın Kamışlı ile ilgilenecek askeri mi var ki, gücü mü var ki tanklarımızla gözdağı veriyoruz!
Allah akıl fikir versin.
Üst düzey komutanlarımız, bugün yanlış dış politika manevraları ile burnumuzun dibinde Kamışlı’da temelleri atılan Kürt devletine karşı tanklarımızla gövde gösterisi yapıp hiçbir sonuç alamazken o Kamışlı ile ilgili bir başka olay anlatayım.
Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş 1998 yılında Kamışlı’nın hemen karşısındaki Reyhanlı’da şu konuşmayı yapıyordu:
“Türk devleti olarak komşularımızla iyi ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Bu iyi niyetimize rağmen bazı komşularımız, özellikle ismini açıkça söylüyorum, Suriye gibi komşular, iyi niyetimizi yanlış tefsir ediyorlar. Apo denen eşkıyayı destekleyerek Türkiye’yi terör belasına bulaştırdılar. Türkiye iyi ilişkiler konusunda gerekli çabayı gösterdi. Türkiye beklediği karşılığı alamazsa, her türlü tedbiri almaya hak kazanacaktır. Artık sabrımız kalmadı.”
Bu konuşmanın hemen sonrasında paniğe kapılan Hafız Esad, Apo’yu topraklarından uzaklaştırıyordu.
Bugün yine komutanlar vardı Kamışlı’nın karşısında. “Atilla Ateş” gibi “konuşan” değil tank yürüten komutanlardı bunlar. PKK liderini Suriye’den kovduğumuz Kamışlı’da yükselen PKK bayrağını indirmek için tank yürütüyorlardı.
Dün Apo’yu kovduğumuz yerde bugün tanklar yürütüyorduk, oğul Esad’a gözdağı veriyorduk.
Komutanlar ve siyasetçiler şunu düşünmeli değil mi; Dün hangi başarılı ve güçlü Türkiye politikaları Kamışlı’dan PKK’yı söktü attı, bugün hangi başarısız ve güçsüz Türkiye politikaları Kamışlı’da PKK bayrağını diktirdi?
Türkiye olimpiyat şampiyonu mu olacak?
Başbakan Erdoğan olimpiyat kafilesini uğurlarken “muhteşem!” bir konuşma yaptı. Dedi ki; “Bayanlar 66 kişi ile katılıyor olimpiyatlara. Bu çok önemli bir şey. Fark attılar. Bu da çok enteresan. Demek ki Türkiye değişim, dönüşüm içerisinde. Türkiye aslında tarihine dönüyor. Bu millet çok güçlü bir tarihin varisi ve yeniden bir dirilişin arifesindeyiz. Bu başarılıyor. Bunu şimdi bizim yaygınlaştırmamız gerekiyor.”
Başbakan olimpiyatlara kalabalık bir kadro ile katılmamızı “büyük başarı, Türkiye için büyük dönüşüm, diriliş” olarak yorumluyor. Olimpiyatlara katılan 66 kadınla “güçlü tarihin” varisi olmuş olduk.
Oysa bu “kalabalık” kadro şu ana kadar tek bir madalya kazanamadı. Sonuç tam bir fiyasko.
Başbakanın övdüğü kalabalığın “kuru kalabalık” olduğu ortaya çıktı.
Her olayda siyasi rant peşinde olan Başbakan, olimpiyatları da siyasi şov aracı yapmak istedi ama ne hikmetse madalya alacak oyuncular bile başbakanın olimpiyat alanına gitmesinden sonra “havasını aldı!”
Yani kuru kalabalık değil, kalifiye kalabalık önemli.
Yetişmiş, yetiştirilmiş, siyasete bulaşmamış kalabalık.
Bu kafa ile yakında olimpiyat şampiyonu olur muyuz dersiniz!
