Laiklik Sorunu?
“Yeni” CHP, ülkemize yeni siyasetçi tanımı kazandırdı: İlim adamı-siyasetçi!
Bunlar arasında başta geleni CHP’nin AR-GE ve Bilim Yönetim Platformu’ndan Sorumlu Genel Başkan
Yardımcısı Prof. Sencer Ayata.
Ayata, unutulmaz bir siyasetçi rahmetli Turan Güneş’in damadı. Daha iyi anımsamak istiyorsanız söyleyeyim.
Cenevre’de uluslararası görüşmeler devam ederken başlatılan ikinci Kıbrıs Barış Harekâtı paralosuna adını veren Güneş’in kızı Ayşe’nin eşi.
Güneş’in oğlu Hürşit Güneş ise şu sıralar Kocaeli milletvekili.
Sesi, boyu, yüzü ve hatta hareketleri babaya benzeyen Hurşit Güneş’ten, bu dönem milletvekili olunca Turan Güneş gibi parti içinde ve partiler arası siyasette etkin rol oynaması bekleniyordu.
Son olarak önceki gün seçim bölgesinde kamyoncu kavgasında adını duyduk.
***
RTE iktidarının yıllardır laikliğin içini boşaltma çabalarına ve hatta başarılarına karşın CHP’nin yeni varislerinin yeterince ve gereğince karşı çıkmadıkları son iki yıldır sürekli tartışma konusu iken...
…partinin değişim sürecini planlayan Prof. Ayata, laiklikle ilgili kaygıları, kuşkuları arındıracak açıklamalar yaptı.
CHP’nin “laiklikten uzaklaştığı” söylemlerine karşı çıktı ve “tam tersi CHP’nin laikliği güçlendirecek söylem oluşturduğunu” söyledi.
Tabii partinin laikliği nasıl güçlendireceğini merak ettiniz. Prof. Ayata açıkladı:
“1- Sosyal adalet sağlanırsa sosyal yurttaş özgür olacak.
2- Özgür yurttaş özgürlüklerin kaynağı demokrasi savunacak ve sahiplenecek.
Sonuçta: 3- Demokrasi içinde de olmazsa olmaz ilke nedir? Elbet laiklik!”
Bu açıklamadan partinin laikliği nasıl güçlendireceğini içeren programın özü ortaya çıkıyor:
Tabii daha önce yurttaşların sosyal demokrasinin ne olduğunu anlamasını ve sindirmesini sağlayacak olan parti; sosyal adaleti, sosyal özgür yurttaşı oluşturunca… özgür yurttaş da özgürlüklerin kaynağı demokrasiyi savunacak ve sonra…
…doğal olarak demokrasi içindeki ülkemiz olmazsa olmaz ilke laikliği sahiplenecek!
***
Son iki yılda, yeni CHP iktidarın laikliği asıl anlamından koparmak için eğitim alanındaki uygulamalarına yol verişi hâlâ belleklerde tazeleğini koruyor. Genel seçimde genel başkanın aman mütedeyyin vatandaşı kazanalım diye konuşmalarında laikliğe bir kez olsun ciddi anlamda yer vermediği bilinirken Prof. Ayata’nın yurttaşın sosyal demokrasiyi sahiplenmesinden sonra laikliğe sahip çıkacağını öne süren fantazisi, ister istemez ölme eşeğim ölme özdeyişini akla getiriyor.
Üstelik aynı gün gazetelere AKP’nin laikliğe darbe niyetindeki yeni önerisi düştü.
AKP, 82 Anayasası’nda yer alan “Kamu Hizmetlerine Girme Hakkı”nı yeniden düzenleyen 70. maddesindeki, “hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez” hükmünü …
…“hizmete alınmada liyakat dışında hiçbir şart aranmaz” diye değiştirmek istiyor.
Üniversitelerden sonra türbanı kamuda da serbest bırakmanın yolunu açmak istiyor.
Laiklik demokrasinin temeli ve motoru ise CHP’nin, bu konudaki AKP sapmalarını ve laikliği komisyondaki dar çerçeveden soyutlayarak yurt düzeyinde toplumsal bir tartışma, direnme konusu yapması gerekmiyor mu?
Bir süre önce de 82. Anayasası’ndaki laikliği tarif eden maddeyi tamamen kaldırmak istediğini açıklamıştı AKP.
Bütün bunları bir arada yorumlayınca AKP’nin laikliği yeni anayasadan silme amacı ortaya çıkıyor.
Önce sosyal adaleti, sosyal vatandaşı, sosyal demokrasiyi gerçekleştirelim diye düşünüyorsa CHP…
…Yeni anayasa Meclis Genel Kurulu’na gelince AKP’nin oyunlarına ve laikliğin cenaze namazına hazır olun dostlar!
