Cumhuriyeti savunduk, hedef olduk




Kendisi ve 9 baro yöneticisi hakkında açılan davayı değerlendiren İstanbul Barosu Başkanı Kocasakal, “17 Mayıs’taki duruşmada kim kimi yargılayacak onu hep birlikte göreceğiz” dedi

İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, kendisi ve 9 baro yöneticisi hakkında, yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs suçundan Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan ve baro yönetiminin düşmesine neden olacağı iddia edilen davayla ilgili olarak “17 Mayıs’ta görülecek, duruşmaya gideceğiz ama kim kimi yargılayacak onu göreceğiz. Yargı kendini yargılacak” dedi. Ümit Kocasakal ve baro yönetimi, İstanbul Barosu’nun Kanlıca’daki sosyal tesislerinde gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi. Son günlerde baro yönetimini düşürdüğü iddia edilen dava ve olağanüstü genel kurula gitme kararı almalarıyla ilgili gelişmeleri anlatan Ümit Kocasakal şunları söyledi:


Koltuk sevdamız yok


“Bizim kesinlikle bir koltuk sevdamız yok. Son seçimde aldığımız yüzde 60’lık oy ve o destek bizim namusumuz ve onurumuzdur. Biz aslında şu anda onu savunuyoruz. Süreç, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Balyoz davasına bizim giderek bir takım açıklamalar yapmamızla başladı. Biz niye o davaya gittik? Çünkü o davada olmayan bir takım şeyler gerçekleşmeye başladı. Bu dava sürecinde meslektaşlarımız itilip kakılmaya başlandı. Baro bir meslek kuruluşudur. Avukatlık Kanunu’nun 95 ve 97. maddeleri bize bir görev vermiş, yetki vermiş. Diyor ki bu maddeler: ‘Meslektaşa, mesleğe, meslek onuruna yönelik bir saldırı söz konusu ise, Baro Yönetim Kurulu buna karşı her türlü idari ve yasal yola başvurabilir.’ Biz bu maddeden aldığımız hak ve yetkiyle mahkemeye gittik.”


Mahkemeyi basmadık


Kocasakal şöyle devam etti: “Avukatlara ayrılan bölüme gittik. Mahkeme Başkanı’nın tavrı, bizi görünce, ‘Orada bir takım avukatlar görüyoruz. Kimin müdafisisiniz’ diye sorunca. ‘Efendim biz savunma haklarını kısıtladığınız avukat meslektaşlarımızın müdafileri olarak burada bulunuyoruz’ diye yanıt verdikten sonra konuşmaya başladım. Eğer bizim yaptığımız mahkemeyi basmaksa, hukuka aykırı bir davranışsa, bir suçsa mahkemenin buna karşı bir yetkisi bulunmaktaydı. CMK 203’e göre mahkeme başkanının duruşmanın düzen ve disiplinini bozan kişilere karşı, onları dışarı çıkartma yetkisi bulunuyor. Mahkeme Başkanının bir ifadesi var; ‘Sizin baro yönetimi olarak buraya gelip kullandığınız hakkı mahkeme arzu ederdi ki sanıklar kullansınlar.’ Bizim bir hak kullandığımızı bizzat mahkeme başkanı bu şekilde de onaylamış bulunuyor.”

Cumhuriyeti savunduk, hedef olduk

“Hukuksuzluklara karşı çıktığımız için hedef tahtasına konulduk” diyen İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, “Bizim hedefte olmamızın bir başka ve de asıl nedeni cumhuriyete ve onun değerlerine sahip çıkmamızdır. Bizim üniter devlete, milli devlete sahip çıkmamızdır. Bütün rahatsızlık bundandır” diye konuştu. Kocasakal, devamla şunları söyledi


Yargı dizayn edildi


“Sanırım son dönemde avukatlara yönelik olaylardaki tavrımız can sıkmaya başladı. Yargı dizayn edildi. Önce tutsak edilmişti, sonra esir edildi. Geride ayakta kalan bir tek güç kaldı. Avukat, savunma ve onun örgütlü gücü olan barolar. Baroları çökertirlerse avukata sahip çıkamaz hale gelecek baro. Hukuksuzluklara ses çıkaramayacak. Aslında bu saldırı, doğrudan doğruya halka, onun hak arama özgürlüğüne bir saldırıdır. Çünkü avukat bu şekilde savunmasız kalırsa artık bir takım davaları almakta tereddüt eder. Böylece halkın hak arama özgürlüğü de kolaylıkla ihlal edilir. Toplumun barolarına, avukatlarına sahip çıkması gerekiyor. Ortam ve durum budur. Bize yapılan budur.”

yg.yenicaggazetesi