Avrupa ekonomisi için korkulu rüya


ABD’nin Suriye’ye karşı planladığı saldırı harekatının başta Akdenizli AB ülkeleri olmak üzere Avrupa’yı kaygılandırdığı öne sürülüyor. Hafta içinde ham petrol fiyatının varil başına 110 dolar sınırını geçtiğini hatırlatan analistler, zaten sorunlu dünya ekonomisinin daha büyük sıkıntıya gireceğini belirtiyor.

Suriye’ye emperyalist bir saldırının yaşadığı ve yaşayabileceği ertelemelerin ardında, sadece Ortadoğu’nun değil, tüm Akdeniz’in yanma tehlikesinin yattığı ortaya çıktı. Kara birlikleriyle Suriye’ye girme olasılığının şimdilik gündemden düşmesi ve bombardımanın da bir türlü başlayamaması, enerji ve pazar tedirginliğinin yaygınlaşmasına bağlanıyor.

Sadece Ortadoğu’nun değil zaten krizde bulunan Yunanistan, İtalya, Portekiz ve İspanya gibi Akdenizli Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin de “gelişmelerin denetlenemeyeceği kuşkusu taşıdığı” anlaşıldı. Kuşkunun Londra dahil tüm Avrupa başkentlerinde etkili olduğu gözleniyor. Özellikle Berlin’in temkinliliği dikkat çekiyor.

ALMANYA NASIL ETKİLENİR?
Alman Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü (DIW), Suriye’ye askeri müdahalenin tek başına büyük bir sorun oluşturmayacağını, bu ülke ekonomisinin Alman ekonomisini sarsamayacak kadar küçük olduğunu hatırlattı. DIW Başkanı Marcel Fratzscher, Alman Birinci Televizyonu ARD’de yaptığı açıklamalarda, bu çatışmanın tüm Ortadoğu’ya yayılması halinde olumsuz sonuçların hemen ortaya çıkacağını, örneğin petrol ve doğalgaz fiyatlarının yükseleceğini kaydetti.

Hafta içinde ham petrol fiyatının varil başına 110 dolar sınırını geçtiğine dikkat çeken analistler, bu eğilimin zaten sorunlu dünya ekonomisinde yeni bir fren rolü üstleneceğini belirttiler. Nitekim DIW Uluslararası Ekonomi Araştırmaları Direktörü Christian Dreger de ABD’nin Suriye’ye askeri müdahalesinin derhal ve olumsuz etkide bulunacağını vurguladı. Dünya ekonomisinde iyileşme belirtilerinin terör tehdidinde artış ve yükselen petrol fiyatlarıyla boğulabileceğine işaret eden Alman analist, İran’ın bölgedeki kilit rolüne dikkat çekerken, Tahran’ın, Batı’ya yavaş da olsa yaklaşma çabalarının böyle bir müdahaleyle kesintiye uğrayacağını hatırlattı.

‘CİDDİ BİR TEHDİT’
Fransız uzmanlar da bölgesel bir yangının ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirttiler. Bank Societe Generale analistleri, Almanca konuşulan dünyanın önde gelen ekonomi gazetesi Handelsblatt’ın bir haberine göre, petrolün varilinin 150 doları bulabileceğini ileri sürdü. Bankanın bir analisti, sözü geçen gazeteye yaptığı yorumda, savaşın Irak’a sıçraması halinde, enerji hatlarının kesileceğini ve ham petroldeki 150 dolarlık tehlikeli fiyat eşiğinin bir anda aşılabileceğini bildirdi. Uluslararası uzmanlar, çeşitli ekonomi medyasına yaptıkları değerlendirmelerde, Suriye’nin komşularının da askere müdahale nedeniyle istikrarlarını yitireceğini, bunun da enerji hatlarını devre dışı bırakabileceği kuşkusunu dile getirdi. Bölgede dünya petrolünün yüzde 35’inin üretildiğine işaret eden analistlerin, ısrarla petrol ve doğalgaz hatlarının tehlikeye gireceğini hatırlatmaları dikkat çekti.

JEOPOLİTİK RİSKLER
DZ Bank Başekonomisti Stefan Bielmeier, jeopolitik risklerin denkleme gireceğini belirtirken, ANZ Bank tarafından yayınlanan bir yorumda, savaşın sadece Suriye ile sınırlı kalmama olasılığı öne çıkarıldı ve yangının bölgeye yayılabileceği endişesinin altı çizildi. Societe Generale analistleri de hatların kesintiye uğraması halinde petrol fiyatının hemen 150 dolar sınırını aşabileceğini savundu.

Hisse senedi piyasalarındaki huzursuzluk da savaş macerasına kuşkuyla yaklaşılmasına yol açtı. İngiltere Başbakanı David Cameron’ın Suriye müdahalesiyle ilgili parlamentodaki yenilgisi perşembe akşamından itibaren Avrupa borsalarına “gerginlik giderici ve gerilemeyi durdurucu” bir etkide bulundu. Ancak hafta sonuna kadar Frankfurt Borsası’nda huzursuzluğun ve düşüşlerin devam ettiği gözlendi. Avrupa ekonomi medyasında Arap ve Türk borsalarında daha şimdiden “anlamlı düşüşler yaşandığına” dikkat çekildi. soL-Frankfurt

Avro Bölgesi'nde kredi tıkanıklığı yayılıyor
Suriye gerginliği devam ederken, krizden bir türlü çıkamayan Güney Avrupa ülkelerindeki kredi sorununun iyice yerleşiklik kazandığı ortaya çıktı. Avrupa Merkez Bankası'nın yayımladığı bir raporda, Avro Bölgesi'ndeki bankaların şirket ve özel şahıslara kredi açmaktan çekindiği bildirildi. Bankaların kredi vermekte çekinceli tutum almayı sürdürdüğüne dikkat çekilen rapora göre, açılan kredi hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 oranında geriledi. Bu düşüşün sabit rakamlarla yüzde 1.4'ü bulduğu belirtilirken, bunun avronun dolaşıma girmesinden beri en yüksek oranı ifade ettiğinin de altı çizildi. Avrupa Merkez Bankası uzmanları, özellikle işletmelere açılan kredilerdeki gerilemenin geçen yıla göre yüzde 3,7 oranını bulduğunu, bunun da Güney Avrupa'daki avro ülkelerinde şirketlerin “iyileşmeden pay alamadığına” yönelik bir gösterge olduğunu kaydettiler. Bu arada gösterge faizini binde 5 gibi rekor bir düzeyde tutan Avrupa Merkez Bankası'nın “ultra gevşek” para arzı politikasını önümüzdeki haftalarda da sürdüreceği ortaya çıktı.

Habersol