Çarşı Türkiye’nin vicdanıdır!..


“…Bi­len­ler bi­lir bi­zi; ge­rek­ti­ği za­man özür di­le­yen­le­ri se­ve­riz.
Ha­ya­tı fut­bol de­ğil, fut­bo­lu ha­ya­ta fe­da eden­ler ola­rak, ya­şa­dı­ğı­mız bu sü­reç zar­fın­da, ço­cuk­lu­ğu­muz­dan be­ri vur­ma­lı çal­gı­la­rın us­ta­sı ana­la­rı­mı­za…
Ka­pı­sı­nı ar­ka­dan sür­gü­le­me­yen sem­ti­mi­zin gü­zel sa­kin­le­ri­ne…
“Di­ren­me­ye git­tim ge­li­cem…” di­yen es­na­fı­na…
“Semt bi­zim, aşk bi­zi­m” şar­kı­sı­nın hak­kı­nı ve­rir­ken, ye­re dü­şen in­san­la­ra kor­ku­suz­ca kal­kan olan de­li­kan­lı­la­rı­mı­za…
Sec­ca­de­si­ni sed­ye ya­pan ca­mi ima­mı­na… Su ta­şı­yan ki­li­se pa­pa­zı­na… Baş­ka renk­le­re gö­nül ve­rip re­ka­be­ti­ni ma­ne­vi­ya­ta sak­la­yan­la­ra… Du­ala­rı­nı iyi ni­yet­le­ri­ni biz­den esir­ge­me­yen An­tar­ti­ka­’da­ki pen­gu­en­le­re… Şe­re­fi­ni pat­ron­la­rı­na dev­re­den med­ya­ya kar­şı ka­le­mi­ni kı­rıp onur­lu ta­vır ser­gi­le­yen ba­sı­nın tüm emek­çi­le­ri­ne…
Du­yar­lı­lık­la­rı­nı esir­ge­me­yen sa­nat­çı, ya­zar/şa­ir ve dü­şü­nür­le­re… Emek­çi ve emek­li­le­re… Star­buck­s’­ın al­nı­nın or­ta­sı­na “Ya­şa­sın tam ba­ğım­sız Ku­ru­kah­ve­ci Meh­met Efen­di­” ya­zan ze­ka­ya…
“Si­nir­le­nin­ce çok gü­zel olu­yor­sun Tür­ki­ye­m” di­yen dik­ka­te… Hak­sız­lı­ğın, kib­rin fır­lat­tı­ğı taş­la­ra kar­şı göğ­sü­nü si­per eden ka­dın­la­rı­mı­za…
Gö­nül­lü dok­tor ve avu­kat­la­rı­mı­za… “Bi ba­şı­na ço­rap­la­rı­nı bi­le gi­ye­mez, ek­san­ti­rik ki­tap­lar dı­şın­da ki­tap, der­gi oku­maz; et­li­ye, süt­lü­ye, dert­li­ye, as­ga­ri üc­re­te, evin ek­me­ği­ne ka­rış­maz, ya­nın­da bom­ba pat­la­sa umu­run­da ol­ma­z” de­ni­len, ve­la­kin her­ke­se ça­lı­mı­nı atıp rö­ve­şa­ta­sı­nı ya­pan genç­li­ği­mi­ze…
Se­lam ve­ren tüm dost­la­ra… Yol­da bi­ze eş­lik eden Be­şik­taş sa­hi­li­nin mar­tı­la­rı­na ve göl­ge­si­ni biz­den esir­ge­me­yen ağaç­la­ra te­şek­kür ede­riz…”
* * *
Ge­zi Par­kı ey­lem­le­rin­den son­ra kı­sal­ta­rak alın­tı­la­dı­ğım bu te­şek­kür mek­tu­bu­nu ya­yın­la­mış­tı Çar­şı Gru­bu…
O mek­tup­ta “Bir bah­çe­ye gi­re­mez­sen, du­rup sey­ran ey­le­me… Bir gö­nül ya­pa­maz­san, yı­kıp vi­ran ey­le­me…” de­miş­ler­di.
Bu an­lam­lı ve ba­rış­çıl me­saj­la Ge­zi Par­kı ey­lem­ci­le­ri­ne yö­ne­lik zul­mü ve ca­dı avı­nı eleş­tir­miş­ler­di.
Ken­di­le­ri­ni tri­bün­ler­den saf­dı­şı et­me­yi ve Ka­sım­pa­şa Re­cep Tay­yip Er­do­ğan Stad­yu­mu­’n­da Be­şik­ta­ş’­ı se­yir­ci­siz oy­nat­ma­yı amaç­la­yan “1453 Kar­tal­la­rı­” komp­lo­su­nun ar­dın­dan dün bir mek­tup da­ha ya­yın­la­dı­lar.
Bu mek­tup­ta da (an­la­ya­na) çok an­lam­lı me­saj­lar ver­di­ler.
Hak­ka­ni­yet­ten yok­sun mer­ci­le­re ve emek hır­sız­la­rı­na ses­len­di­ler.
“Ça­kal sü­rü­sü bil­sin ki, se­vin­ci­niz kur­sa­ğı­nız­da ka­la­cak! Çün­kü Çar­şı siz­de ol­ma­yan vic­dan­dır…” de­di­ler.
Da­ha ne de­sin­ler?..


Uğur Dündar
Sözcü