Özdil Enver Aysever'in sorularını yanıtladı


Yılmaz Özdil kovulacak mı?

Gazeteci Özdil Enver Aysever'in sorularını yanıtladı.

CNN TÜRK ekranlarında yayınlanan, Enver Aysever’in hazırladığı Aykırı Sorular programına konuk olan gazeteci-yazar Yılmaz Özdil, AKP – Medya İlişkisi, Gezi olayları gibi birçok önemli konularda açıklamalarda bulundu.

Fatih Terim ve Başbakan Erdoğan’ın birbirlerine karakter olarak çok benzediklerini, kendilerinin de bunu dile getirdiğini belirten Özdil,”Başbakan bir konuşmasında meşgul olmasaydı akil adam yapardım. Demek ki fikir olarak birbirlerine benziyorlar” dedi.

Yılmaz Özdil, Başbakan Erdoğan’ın kendisini Adnan Menderes’e benzettiğini fakat alakası olmadığını belirterek “ Hatta bunun en büyük kanıtı da rahmetli oğlu Aydın Menderes’in Başbakan Erdoğan ile ilgili ağır açıklamaları var. Aynı adı taşıyan torunlarının Tayyip Erdoğan gibi düşündüklerini sanmıyorum” diye konuştu.

AKP’nin kendi geçmişini unuttuğunu vurgulayan Yılmaz Özdil, “Medyaya rağmen iktidara gelmiş bir parti. Medya ‘bunlardan hiçbir şey olmaz‘ diye yazarken AKP geldi. AKP, şimdi medyayı AKP’leştirmeye çalışarak koltuğunu koruyabileceğini sanıyor. Tam tersine AKP’nin gidişini hızlandıran ya da tarihte AKP’nin kötü bir parti olarak algılanmasını sağlayan temel sebep yalaka gazetecilerdir” dedi.

“Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını hiç tasvip etmem ama neticede Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’dır. Elbette gereken saygıyı görmelidir” diyen Özdil sözlerine şöyle devam etti: “Futbol sadece futbol değil. Kayseri’den iki takımımız var. İnşallah beş takımımız olsun da. Abdullah Gül ile beraber Kayseri’de futbol yeteneği mi fışkırması oldu? Örneğin; Rize sporda bir futbol geleneği var. Bugün Rizespor’un Süper Lige çıkmasında AKP’nin hiç mi etkisi yok? Elbette var. Geçmişteki iktidarlara bakarsak; Süper Lig ve Banka Asya’nın ilk birinci liglerine bakarsan aslında iktidarlarla siklet merkezlerinin nasıl kaydığını, paranın da kimin cebinden kimin cebine geçtiğini görürsün”

Ayrıca Gezi olaylarına değinen Yılmaz Özdil “Selahattin Demirtaş Türk siyaseti açısından önemli bir kazanımdır fakat Gezi olaylarında gördük ki ırkçı. Gezi olaylarında elbette kendisi de heyecanlanmıştır ve ağaç kesmek istememiştir” dedi.

Ayrıca kendisine gazetesinden kovulup kovulmayacağının sorulmasından rahatsız olduğunu dile getiren Özdil, şöyle konuştu:

GAZETE İSTEDİ DİYE KOYDUM

Enver Aysever: Bu arada kızınızı ziyarete gitmek için yola çıktığınızda bile ’Hayır kovulmadım, döneceğim. Editöryal olarak doğru dürüst haberlere inanın’ notunu koymak zorunda kaldınız.

Yılmaz Özdil: Ben öyle bir not koymak zorunda değilim. Böyle bir çabam da yok. Sadece doğrusunu istersen gazetem benden istedi. Ben de onun için koydum.

Enver Aysever: Gazetenin bunu istemesi mecburi değil mi? Algı sorunu oluyor.

Yılmaz Özdil: E yani. Tabi. Mesela kendi gazetem benimle röportaj yapıyor. ’Kovulacak mısınız?’ diye soruyor. Bana! Bana ne soruyorsun kardeşim? Patronumuz ortak. Git patrona sor. Yani böyle saçma bir ruh hali var. Sizin tanıtımda da vardı değil mi öyle? ’Yılmaz Özdil kovulacak mı?’ falan... Baba, aynı yerde çalışıyoruz.

Enver Aysever: Hayır hayır, kovulacak mı demedik. Sendrom oluyor mu diye numaradan...

PATRONUN TELEFONUNU VEREYİM ONA SOR

Yılmaz Özdil: Ha yani... Patronun telefonunu vereyim, sor abi.

Enver Aysever: En çok sorulan soru bu oluyor da... Gazetecilerin işsiz kalmasından dolayı.

Yılmaz Özdil: Namuslu insanların iftiralarla, sahte CD’lerle, Türkiye’nin pırıl pırıl subaylarının, gazetecilerinin, profesörlerinin hapse atıldığı, hayatların kaydırıldığı bir dönemde... Yani işinden atılmış gazeteci filan... Bunları bu kadar tiyatro haline getirmemek lazım. Bir de eskiden bir iki tane gazete vardı. Belki mahkümiyet vardı TRT döneminde falan... Başka yerde çalışamayız falan... Şimdi 50 tane gazete var. Bu olmazsa gider başka yerde çalışırsın. Ne var yani? Bunu fazla abartmamalı.

İŞİNİ İYİ YAPAN AÇIKTA KALMAZ

Enver Aysever: Kimse işsiz kalmaz diyorsunuz

Yılmaz Özdil: İşini iyi yapan arkadaşların hiç biri açıkta kalmaz. Ben söylüyorum, Bekir Coşkun peçeteye yazsa hepsinden fazla okunur. Yani Uğur Dündar’ı ekrana çıkarmıyorsun da ne oluyor? Uğur Abi orada tabanca gibi durmaya devam ediyor. Durmaya da devam edecek. Dolayısıyla bu tür tırışkadan gazeteciler asıl sunidir ve hepsi geçicidir. Türkiye’nin önü her zamankinden açıktır. AKP yokuş aşağı!


Gerçek Gündem