Mide kanaması geçiren hak savunucusu #NalanErkem, kelepçeyle muayene edildi


Büyükada’da toplantı yaparken gözaltına alınıp tutuklanan insan hakları savunucularından Nalan Erkem’in avukatı Murat Dinçer, müvekkilinin mide kanaması geçirdiğini ve cezaevi hastanesinde kelepçesiyle muayene olduğunu söyledi.

Aralarında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser’in de bulunduğu 10 insan hakları savunucusu, 5 Temmuz’da gözaltına alınmış, 15 günlük sürenin ardından altısı tutuklanırken, dördü adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Daha sonra ikisi daha tutuklanmış, böylece sayı sekize yükselmişti.

Hak savunucuları ilk günden bu yana iktidara yakın medya tarafından sayısız kez hedef gösterilmişti.

‘Hastalara kelepçe takılması ciddi insan hakkı ihlali’

 Avukat Dinçer Erkem’in bir aydır tutuklu olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Mide kanaması geçirmişti, ince bağırsakta bir doku bozulması söz konusu. İnce bağırsakla ilgili sıkıntısı daha önceden olan bir şeydi, içeride tekrar nüksetmiş. Cezaevinde epeyce kilo verdi, halsizlik söz konusuydu. Silivri’de cezaevi içinde bir hastane var, dispanser gibi bir yer. Cezaevlerinde hiçbir aşamada kelepçe takılmıyor ancak sadece doktora giderken kelepçe takıyorlar. Hastalara kelepçe takılması ciddi bir insan hakkı ihlali.”

‘Genel cerrah muayene etmemiş’

Erkem’in kapalı alanlarda verilen sağlık hizmetleri konusunda çalışmış ve projeler yapmış bir insan olduğunu kaydeden avukat şöyle devam etti: “Bu nedenlerle cezaevindeki hastaneye gitmek istememiş, dilekçe vermiş. Sonra gardiyanlar ikna etmişler, o da birkaç kez muayeneye gitmiş. Genel cerrah kelepçesini çıkartmamış. Nalan Erkem diğer doktorlardan değil ama genel cerrahtan şikayetçi. Kelepçesini çıkarmasını hatırlattığı halde çıkartmamış, yüzlerine bile bakmamış. Bu onur kırıcı muamele onu çok üzmüş, gözleri dolarak anlattı.”

Hastane sevk tarihi 1 Kasım

Hak savunucusu Erkem’in rahatsızlığının gözaltındayken başladığını aktaran Dinçer, müvekkilinin beslenmesine dikkat etmesi gerektiğini, mide rahatsızlığı raporu olmasına karşın hastane sevk tarihini 1 Kasım’a tarih verdiklerini ve bu duruma itiraz edeceklerini söyledi.

Avukat Dinçer sözlerini şöyle sürdürdü: “Uğradığı bu haksızlık, medya spekülasyonu, haklarında çıkan haberler, zaten hassas olan bir kişinin sağlık sorunlarını ağırlaştırıyor. Tamamen haksız ve usulsüz bir suçlamayla karşı karşıyalar. Yıllardır mücadele ettiği ihlallerin öznesi durumunda. Bir an önce hukukun uygulanmasını istiyoruz.”