Cüneyt Arcayürek yazdı:"Çıkmaz Sokak!"


İnsan hakları dediniz mi siyasetçisi, ilim adamı, yazarı, çizeri, aydını mangalda kül bırakmıyor.

İnsan haklarına, insan yaşamına aykırı olayların üzerini örtmekte, maşallah

başarılı ülkeler arasında kuşku yok, birinci sıradayız.

Son genel seçimlerden bu yana aylardır uzun tutukluluk süresi tartışılıyor.

Bizim dışımızda hemen hiçbir Batılı demokraside tutukluluk süresi on yıla uzanan, cezaya dönüşen bir ülke yok!

Halkın oyları ile seçilen milletvekilleri yıllardır hapiste, aylardır tek başına hücrede yatan bir ülke de yok!

Tutukluluk süresini Batılı ölçeklere uydurmayı önerdiniz mi tam bir kargaşa.

Sürenin fevkalade uzun olduğunu A’dan Z’ye iktidar sahipleri kabul buyuruyor ama; sıra yasal yollardan, insan haklarına aykırı uygulamaları sonlandırmaya geldi mi, iktidar sahiplerinden bir değil, bin karşı gerekçe.

Hüküm giymeyenlerin tutukluluk süresi en çok 3 yılla sınırlandırılsın dedin mi iktidar sahiplerinin adeta tüyleri diken diken.

Ya da tutukluluk süresi azalırsa içeride yatan 8 milletvekilinin çıkacağına; zedelenen ulusal iradenin onarılacağına değindin mi; bu kez -Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ açıkladı- iktidar, “CHP’nin önerisi gerçekleşirse teröristlerin bile Meclis’e gireceği” mantığıyla karşı çıkıyor.

Milletvekili seçilen teröristin Meclis’e girmesini istemiyorsanız, yasa ile bir defaya özel 8 milletvekilinin tahliyeleri sağlanabilir diyecek olursanız.

Canım böylesi yasal önlemlere ne gerek var. Üzerinde çalışıyoruz. Duruşmaların süratlendirilmesi uygulamaya girdi mi, zaten tutuklu milletvekilleri de tahliye olacaklar diye ne zaman gerçekleşeceği bilinmeyen olası bir uygulamaya sığınıyorlar.

***

İktidar böylesi yavan, kamuoyunun duygularını sömüren gerekçelerle sorunu çözümsüzlüğe itiyor.

Bir de madalyonun öteki yüzüne bakalım.

Milletvekilleri içeride yatan ana muhalefet ile BDP ve MHP; son gelişmelerden sonra AKP iktidarının yasalarla örülü masallarla, kamuoyunun duygularını da gıcıklayıp halkı aldattığını, çözüme karşı çıktığını ortak bir bildiri ile açıklama becerisini gösterebilseler bari!

Uzlaşma kültürü iktidarda yok, lakin muhalefet partileri arasında da!

İçeridekileri partiden aday gösterip milletvekili seçilmelerini sağlayan ana muhalefetin bu konudaki girişimleri göz dolduruyor mu?

İki CHP milletvekilinin tutuklu arkadaşlarının ant içmelerini sağlamak için Meclis Başkanı Çiçek’e yaptıkları başvurunun içeriği dikkatinizi çekti mi?

Ant içmeye nasıl gidecekler? Jandarma ya da polis kelepçe vuracak. Ant içtikten sonra yine kelepçelenerek doğru cezaevine!

***

Bir gün olsun yüzünde tebessümün izine rastlanmayan Genel Başkan Yardımcılarından Emine Ülker Tarhan; Adalet Bakanı Ergin’in CHP’nin tutukluluk sürelerini indiren önerisini reddedişini eleştirirken sorunu çözmeyi vaat eden AKP’nin verdiği sözde durmadığını söyledi.

Tarhan’ın açıkladığına göre; AKP, CHP’ye öneri getir de görüşelim demiş. Şimdi Tarhan’ın, iktidarın bu öneriyi; CHP’ye ne zaman, nerede, kimler arası görüşmelerde yaptığını açıklaması gerekiyor.

Üstelik böyle bir açıklamayla, AKP’nin ikiyüzlü siyaset anlayışını teşhir etme fırsatını da yakalayabilir Emine Tarhan.

Hukuku bilmek başka, siyasetin yazılı olmayan hukukunu, uygulamalarını bilerek siyaset yapmak başka.

İkisini bir arada yürütmeyi kimileri pek becermiyor galiba!

Cüneyt Arcayürek
Cumhuriyet