Hakan Sönmez yazdı:"Sırrı Sakık ve 550 Penguen"


Milli Savunma Bakanlığı bütçe görüşmelerinde, Sırrı Sakık Anadolu’da “Kızı başıboş bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya gider” diyerek. Ülkemizde Generallerinde başıboş bırakıldığını vurgulamış. Balyoz ve Ergenekon dava kapsamın da tutuklu bulunan subayları halkın iradesiyle seçilen insanları devirmeye çalışan darbeciler olarak lanse etmişti; oysaki Sırrı Sakık önce kendini sorgulasaydı, darbeci dediği subayların melek, kendisinin de PKK çatısı altında terörist başına ve teröre destek veren katillerle iş birliği yapan bir adam olduğunu görürdü. İşte bu sözde barış elçileri dün Ecevit hükümet dönemin de Apo’ nun teslim alınmasıyla birlikte kuyruklarını kısıp otururken, bugün AKP’nin Kürt açılımı ve Kürt sorunu var demesinin ardından palazlanmalarına, Sırrı Sakık ve onun gibi aynı düşünceye sahip olan adamların da mecliste paşaların gözüne baka baka hakaret edecek cesareti ve imkânı sunmuştur. Aslın da Sırrı Sakık ın konuşması üzerine tam da “Kes ulan sesini!” onursuz ve gurursuz adam deme zamanıydı, Ama olmadı, paşalardan keskin bir Erol Taş bakışından başka bir şey gelmedi. Peki, 74 milyon halkın temsilcisi olan ve namusları pahasına bu ülkeyi koruyacağına, kollayacağına dair yemin eden, penguen kılıklı 550 milletvekili nasıl oluyordu da Sırrı Sakık’ ın bu sözlerini ağızları açık dinleyebiliyordu. Yeri geldiğinde cumhuriyetçilik ve milliyetçilik dersi verenler, yeri geldiğinde Filistin halkına zulüm ediyor diye İsrail Başbakanına kafa tutanlar, hatta İsrail’ e siz katilsiniz diyebilenler nasıl oluyordu da Sırrı Sakık’ ın o sözlerine sessiz kalabiliyordu. Davos kahramanımız ve ağlak Bülent Arınç Filistin için gözyaşı dökerken 30 yıldır binlerce şehit veren bir ülke olarak PKK’nın destekçisi olan BDP’li Sakık’ a neden aynı üslupla konuşamıyordu.
Barış ve Kardeşlik adına yıllarını siyasete verdiğini söyleyen Sırrı Sakık’ ı dağdaki teröristle ayıran en önemli özellik yanılmıyorsam; birinin dağda, diğerinin de mecliste terörist eylemler yapıyor olmasıydı. Çünkü PKK’nın ve dağdaki teröristin meclisteki savunucusuydu bunlar. Peki, BDP, PKK’nın süslenmiş versiyonuyken, bu kravatlı adamların “Barış ve Kardeşlik” kelimesini ağızlarına almaları ne kadar gerçekçi olabilirdi. Dağdaki PKK askerimize kurşun atarken, düz ovadaki sözde süslenmiş ama yontulmamış terör destekçisi kadın eşkıya vekil Polisimize tokat atıyordu. İşte bunlar teröristin modernize edilmiş haliydi. Bunlar ikiyüzlüydü, bunlar günahsız insanları öldürenlerle aynı saftaydı, ağzı süt kokan çocukları öldürenlerle kol kola yürüyen bunlar utanmadan kan akmasın diyerek, barış ve kardeşlikten bahsediyordu. “Görünen köye kılavuz gerekmez” binlerce şehit veren bir ülke olarak; PKK ve BDP’nin ne olduğunu görmemiz için kılavuza asla gerek yoktur. 30 yıldır terör belasıyla mücadele ediyoruz ve bu belaların asıl amacının da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bölmek ve parçalamak olduğunu ortadayken, Bedelsiz Askerimiz dağdakilere, bizlerde düz ovadaki, kravatlı terör iş birlikçilerine ders vermekten asla usanmayacağız.
Ta ki bunları dize getirene, adam edene kadar.
Saygılarımla

Hakan SÖNMEZ
İlk Kurşun