Siyasetin Yapamadığını Avrupa'da Biz Yapacağız...
Yazıyoruz, Anadolu’yu ve Avrupa’yı karış karış gezip anlatıyoruz, içine düşürüldüğümüz tehlikelerden kurtulabilmek için yaptıklarımız yetmiyor, farkındayız ama daha yapacaklarımız da var.
Yazıyoruz ve anlatıyoruz geçmişin karanlıklarını aydınlatabilmek için, çabalarımız yeterli değil, bunun da farkındayız, daha çok çalışacağız. Kaderine terk edilmiş Anadolu insanımızı bilgilendirmek için, nasıl bu hallere düştüğümüzü anlatabilmek için ve bu tehlikelerden nasıl kurtulacağımızı anlatabilmek için çok çalışacağız. Her şey çocuklarımız için, onlara huzurlu ve güvenli bir ülke bırakabilmek için…
Tam otuz yıldır askerlik hayatımızda ve tam yedi yıldır sivil yaşamda yaptıklarımız, bu kararlılığımızın açık bir ifadesidir. Dile kolay yedi yılda sekiz kitap, hepsi yaşanmış, hikaye değil, roman değil, karanlığa tutulmuş bir ışık, geleceğe çizilmiş bir yol. Dile kolay, neredeyse iki yüz bin kilometre yol, dile kolay altı milyon insanımız, hep birlikte yürüdük, varsa bir derdimiz birbirimize anlattık, zor olan bir çok şeyi birlikte başardık ama bu da kafi değil, farkındayız.
Ancak şu gerçekte apaçık ortada ki bugün artık hiçbir şey eskisi değil, yalanlarla artık insanlarımızı aldatmak eskisi kadar kolay değil, halkımız ışığı görüyor. Bir Başbakan ortaya çıkıp da, “terörle mücadelemiz kararlılıkla sürecek” dediğinde, bakıyoruz insanlarımız öfke içinde, “kararlıysan eğer pkk’nın kasası nerede” diye sormaya başlıyor. “Kararlıysan” diyor halkımız, “Bedrettin Dalan’ın mal varlığına el koyuyorsun da pkk’nın mal varlıklarına neden el koymuyorsunuz”, diyerek hesap sormaya başlıyor. İyiye işarettir bu; halkımız hesap sormaya başladı artık…
İşte Suriye, “sınır ihlali var, gerekirse müdahale ederiz” diyen siyasete halkımız açık açık karşı çıkıyor ve “on yıldır pkk Irak sınırımızı ihlal ediyor da, neden ona müdahale etmiyorsun” diyerek öfkesini ve tepkisini dile getiriyor. Görmesek de bilmeliyiz ki iyi işarettir bunlar, hep iyiye işaret…
Şimdi Avrupa’ya açılıyoruz ve Avrupa kamuoyunu bu pkk katilleri hakkında bilgilendireceğiz, ilk adımı attık. Almanya Frankenthal Atatürkçü Düşünce Derneği desteği ile “bu pkk’nın ne menem bir şey olduğunu” anlatan bir kitap yazdık, Avrupa’daki gurbetçilerimiz özel, Avrupa kamuoyu için özel.
Bu özel kitapta, Ortaçağ’dan kalma Derebeylerini, ağaları beyleri anlattık, feodal yapının tarihsel süreçte nasıl kurulduğunu, nasıl güçlendiğini ve nasıl devlete kafa tutup isyan çıkardığını anlattık.
Bu özel kitapta, demokrasi havarisi olduğunu ileri süren ABD-AB ve İsrail siyasetinin pkk’ya nasıl destek verdiğini, dört bin yıllık bir tarih penceresinden bakarak anlattık.
Belki de en önemlisi, etnik kimliği Kürt olan kardeşlerimizin terörle, şiddetle bir ilgisi olmadığını, hepsinin Türk Milleti’nin öz be öz evlatları olduğunu anlattık.
Amacımız Avrupa kamuoyunu bilgilendirmek, Avrupa’da akademisyenleri, sokakta yürüyen Avrupa vatandaşlarını bilgilendirmek, okul müdürlerini, öğretmenleri bilgilendirmek. Kitap yazıldı, şu an Almanya Frankenthal Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından Almanca’ya çevriliyor, en kısa zamanda Avrupa kamuoyuna sunacağız.
Türkiye’yi yöneten siyaset hiç yapmadı bunu, pkk’yı hep şiddet ve terörle yan yana getirdi ama pkk siyasetinin ardında dört bin yıllık bir tarihsel sürecin olduğunu hiç anlatmadı. İsyanların halkımızla bir ilgisi olmadığını, asıl oyuncuların Ortaçağ’dan kalma feodal bir düzenin olduğunu anlatmadı. Belki de en çarpıcı olanı, Türkiye’deki siyaset meselenin bir etnik kimlik meselesi değil, bin yıldır Anadolu’yu ele geçirmek isteyen bir Bizans Oyunu olduğunu da hiç anlatmadı.
Siyasetin yapamadığını biz başaracağız, ilk olarak Almanca yazılmış bu kitabı Avrupa’da okuyan ve Türkçe az bilen gurbetçi kardeşlerimizin çocuklarına, onların öğretmenlerine ve akademisyenlerine ve de Avrupa’da sokakta yürüyen insanlara ulaştıracağız. Gerçeği gözler önüne serip siyasetten uzak Avrupa kamuoyuna, Türkiye’deki etnik kimliği Kürt olan kardeşlerimiz üzerinden oynanan oyunları göstereceğiz, amaç, Türkiye üzerindeki yanlış algıları yok edebilmek için…
Kitabın adı da çarpıcı: ANADOLU’DA BİZANS OYUNLARI…
Başaracağız…
Erdal Sarızeybek
