
Stratejik derinlik;
Esad ailesinin Suriye’de Beşar Esad’dan ibaret olmadığını bilmek ve Esad’ların 50 yıldır Ortadoğu’nun en büyük derin devlet yapılanması olan
‘Suriye Derin Devleti’ni yönettiğini unutmamaktır.
*
Stratejik derinlik;
Esad’a çaktığın her lafın, Suriye’yi PKK’ya bir adım daha yaklaştırdığının farkında olmaktır.
*
Stratejik derinlik;
“Niye uçağımızı düşürdünüz?” diye sormadan önce “Niye sınırımızı ihlal ettiniz?”
sorusuna “Olur böyle şeyler” dışında bir cevap hazırlamaktır.
*
Stratejik derinlik;
Suriye Büyükelçisini geri çağırmadan önce ileride bir gün
“Keşke orada bir büyükelçimiz olsaydı” demeyeceğinden emin olmaktır.
*
Stratejik derinlik;
Suriye’nin küresel bir meseleyken bir anda Türkiye’nin meselesi haline dönüşmesine
izin vermemektir.
*
Stratejik derinlik;
NATO’ya güvenip Suriye ile savaşa girmeden önce geçmişi iyi okumaktır:
bizzat müttefiklerimizin Füze Krizi’nde Sovyetlere, Kıbrıs’ta Yunan’a
bizi nasıl satıldığını unutmamaktır!
*
Stratejik derinlik;
Amerika’ya yaslanıp Suriye’ye girdiğinde, ertesi gün en büyük tedarikçin
Rusya’nın doğalgazı, İran’ın ise hem petrolü hem de doğalgazı
keseceğini düşünerek hareket etmektir.
*
Stratejik derinlik;
Komşularla ‘sıfır sorun’ diye yola çıkıp ‘sıfır komşu’ ile bitirmemektir!
*
Allah’tan Dışişleri Bakanımızın
‘Stratejik Derinlik’ isimli bir kitabı var. O yüzden ‘stratejik derinliği’
kendisine öğretmek bizim haddimize değil!
Ama kabul ederse küçük bir hatırlatma yapmak isterim:
Stratejik derinlik;
İsrail’i düşman ilan edip, İsrail’in düşmanı (Suriye) ile düşman olmamaktı...
Madem oldun...
Düşmanının düşmanı ile savaşa girme bari!