Birçok bitki yüzyıllardan beri şifalı olduğu
düşüncesiyle halk arasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Dünya ülkelerinde
olduğu gibi ülkemizde de deneme yanılma yöntemiyle bulunmuş şifalı bitkiler
olarak anılan birçok bitki tıp alanında hastalıkların tedavisinde etkin bir
şekilde kullanılmaktadır (1). Bitkilerin bu şekilde çalışıldığı alan
“etnobotanik” olarak adlandırılmaktadır.
Dünya sağlık teşkilatı (WHO)’nın 91 ülkede
yaptığı araştırmaya göre tedavi amaçlı kullanılan tıbbi bitkilerin toplam
çeşidi 20.000 civarındadır. Bunlardan 500 kadarının üretiminin yapıldığı
kaydedilmektedir. Ayrıca değişik amaçlarla kullanılan bitkilerin çok azı
farmokopilerde (Kodeks) kayıtlıdır. Örneğin Türk kodeksinde kayıtlı bitki
sayısı 140 civarındadır. Oysa halk arasında tıbbi amaçla kullanılan bitki
sayısı bu rakamın çok daha üstündedir (2).
Anti-bakteriyel kemoterapi konusunda tüm
dünyada araştırmalar yoğun bir şekilde sürdürülmektedir (3,4).
Halk arasında bitkisel tedavi amacıyla yaygın
bir biçimde kullanılan Thymus, önemli ihracat ürünlerimizden biridir. Ülkemizde
35 tür ile temsil edilen bu bitki >1.500 m rakıma sahip alanlarda yetişmekte ve
halk arasında nezle, grip, öksürük, boğaz iltihabı, balgam söktürücü, mide,
karın, baş ağrılarında kullanılmaktadır.
Ayrıca yapılan araştırmalar, bu bitkinin
kolesterol miktarını düzenlediği, kan sirkülasyonunu hızlandırdığı, sindirimi
kolaylaştırarak iştah açtığı, hafızayı güçlendirmede etkili olduğu ve
uykusuzluğa iyi geldiği belirlenmiştir [www.bitkisel-tedavi.com]. Ayrıca,
Thymus içerdiği yüksek karvakrol oranı nedeniyle gıdaların bozulmadan
saklanmasında, böcek öldürücü olarak ve yabancı otları kontrol etmede kullanım
alanı bulmaktadır. Bitkinin önemli etken maddesi olan uçucu yağların ise kana
karışıp, bronşiyal kasları etkileyerek, krampları iyileştirdiği de
bilinmektedir.
Çalışmamızda kullanacağımız diğer bitki
yağımız olan serin ve nemli iklimleri seven, organik topraklarda daha iyi
gelişen, kendine özgü hoş bir kokusu bulunan Mentha sp. (nane) olup, bu
bitkinin sindirim sistemini düzenlediği, spazm ve gaz giderici etkisi olduğu,
ağız kokusunu giderdiği, iştahsızlığa iyi geldiği ve bağışıklık sistemini güçlendirmede
etkili olduğu rapor edilmiştir. Bitki, ayrıca halk arasında astım ve bronşitin
tedavisinde kullanılmaktadır. Bunların yanı sıra şekercilik, lavantacılık ve
eczacılıkta da Mentha (nane) bitkisinden yararlanılır.
Şifalı bitki olarak çok sayıda kullanım şekli
olan Thymus sp.(kekik) ve Metnha sp. (nane)’nin ticari amaçla satılan uçucu
yağlarının, özellikle dezenfektan ve antiseptik olarak kullanıldığı
bilinmektedir. Bu nedenle, buradaki çalışmada Thymus sp. ve Mentha sp.
bitkilerinin ticari amaçla satılan yağlarının dış ortamlarda patojen olan
Escherichia coli bakterisi üzerindeki anti-bakteriyel özellikleri
araştırılmıştır.
Materyal
Bu çalışmada zengin bir besi ortamı olan
Luria-Bertani (LB) (pH 7.0) kullanılmıştır. Bu besi yerinin içeriği Çizelge
1’de verilmiştir. Besiyerleri 100 ml kapasiteli erlenlerde 20 ml besiyeri
olacak şekilde 20 dakika 121°C’de 1 atm basınç altında otoklav edilmiştir.
Ortamlara eklenen nane ve kekik yağları
benzer şekilde ancak stok solüsyonlar olarak ayrı otoklav edilmiş ve oda
sıcaklığına gelen besi ortamlarına %5, %15 ve %25 son yoğunluklarda olacak
şekilde ilave edilmiştir.
Çizelge 1. Luria-Bertani (LB) Besiyerinin
İçeriği (g L-1)
NaCI - 10
Pepton - 10
Yeast ekstrat - 5
E. coli bakterisi bir gece önceden 37 oC
200-rpm’de üretilip bekletildi. Deney öncesinde deneyin yapılacağı ortam ve
deney materyalleri sterilize edildi. Hazırladığımız besi yerlerine kontrol
grupları hariç kekik ve nane yağ stok solüsyonlarından %5, %15 ve %25 son
yoğunluğu verecek şekilde ilave edildi. Daha sonra besi ortamlarına E. coli
bakterisinin LB içinde yapılmış gece kültürlerinden 250 µl ilave edildi.
Erlenler 37 oC ve 200 rpm’deki etüve bırakıldı. Değişik zaman aralıklarında
bakterilerin çoğalmaları spektrofotometrik olarak 600 nm dalga boyunda ölçüldü.
Araştırma Bulguları ve Tartışma
Farklı konsantrasyonlar içinde hazırlanan
yağların E. coli bakterisine uygulanması sonucunda, kekik ve nane yağlarının bu
bakteri üzerinde yoğunluğa dayalı bir inhibisyona sebep oldukları
belirlenmiştir. En güçlü inhibisyon şeklinin nane yağı ile gerçekleştiği
saptandı. Yaptığımız araştırmadan elde ettiğimiz bulgular grafik 1 ve 2’de
belirtilmiştir. ,
Grafik 1. Değişik yoğunluklarda Thymus sp.
yağının zamana bağlı olarak E. coli üzerindeki anti-bakteriyel etkisi
Grafik 1 incelendiğinde, içerisine Thymus
(kekik) yağı eklenmemiş olan kontrol grubundaki E. coli bakterisi, zamanla
doğru orantılı olarak üremiştir. %5, %15 ve %25’lik konsantrasyonlar şeklinde
hazırladığımız kekik yağının E. coli üzerinde etkili olduğu belirlendi.
Konsantrasyon farklarını dikkate aldığımızda ise konsantrasyonun en yüksek
olduğu %25 oranında kekik yağı içeren grubun, E. coli üzerinde antibakteriyel
aktivitesinin en fazla olduğu saptandı. Bu sonuç bize konsantrasyon artışına
bağlı antibakteriyel aktivitenin de arttığını gösterdi. Kontrol grubuna göre,
4. saatte %25’lik konsantrasyonda bakterilerde 2.7 kat 8. saatte %5’lik
konsantrasyonda 3 kat,12. saatte %15’lik konsantrasyonda 3.2 kat ve 24. saatte
ise %25’lik konsantrasyonda 4.4 kat azalış saptanmıştır.
Grafik 2. Değişik yoğunluklarda Mentha sp.
yağının zamana bağlı olarak E. coli üzerindeki anti-bakteriyel etkisi İçeriğinde Mentha (nane) yağı kullanmadığımız kontrol grubunda zamanla bakteri üremesinin devam ettiği gözlendi. %5, %15 ve %25’lik konsantrasyonlarda hazırlamış olduğumuz gruplarda, Mentha (nane) yağının anti-bakteriyel özellik göstererek bakterisi üremesini engellediği saptanmıştır. Değişik konsantrasyonlardaki değerler kontrol grubu ile kıyaslandığında genelde 3.75 kat daha fazla anti-bakteriyel özellik gösterdiği rapor edildi (Grafik 2). Burada dikkatimizi çeken Mentha (nane) yağının en düşük konsantrasyonda bile bakteriler üzerinde etkili olduğudur.
Farklı konsantrasyonlarda kullandığımız Mentha sp. (kekik) ve Thymus (nane) yağını zamana oranla karşılaştırdığımızda nane yağının E. coli üzerinde anti-bakteriyel aktivetisinin daha fazla olduğu saptanmıştır. Mentha sp (nane) yağının en düşük konsantrasyonunda dahi Thymus sp.(kekik) yağından daha fazla anti-bakteriyel etkiye sahip olduğu saptanmıştır.
Sonuç olarak,
- Thymus
sp. ve Mentha sp. yağının anti-bakteriyel özelliğe sahip olduğu
saptanmıştır.
- Yapılan
ölçümler ile Mentha sp. yağının Thymus sp yağına oranla anti-bakteriyel
aktivitesinin fazla olduğu gözlemlenmiştir.
- Halk
tarafından piyasadan temin edilen Thymus sp. ve Mentha sp. yağlarının
anti-bakteriyel kullanabilirliği kanıtlanmıştır. Ancak bu bitki yağlarının
anti-fungal ve anti-mikrobiyal çalışmalarının yapılması gerektiği
saptanmıştır.
- Anti-bakteriyel
krem, sabun, şampuan ve diş macunlarının bu tip bitki yağlarıyla
üretilerek Thymus sp. ve Mentha sp. yağının kozmetik ve temizlik sanayinde
kullanabileceği tespit edilmiştir.
Kaynaklar:
1) www.wikipedia org
2) Artemisia absinthium L.’un Antimikrobiyal
aktivitesi. J. Of Biology, 23:377-384
3) Cormician ve Pfaller, 1998
4) Espinel ve Ingroff, 1998
Mehmet GÜNATA
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ
TEMMUZ-2012

