Türkiye’nin itibarı mı kaldı?




Tanklarımızın bir biri ardına Suriye sınırına yürümesine, Başbakan’ın Hürkuş uçağında pilot kabininde verdiği poza bakarak, “Suriye’ye savaş ilan ediyoruz” gibi düşünceye kapılmadınız herhalde...
Küçük bir tayyareye binerek Suriye’nin ödünün patlayacağını sandık ama Suriye de tanklarını sınıra yönlendirdi.
Tam da başbakanımız tayyarenin pilot kabininde poz verdiği sırada, “hükümetin resmi yayın organı” haline gelen gazetelerden Sabah’ta bir yorum yayınlandı.
Manşetten verilen yorumda şöyle deniliyordu:
“Türk keşif uçağının düşürülmesinden sonra Ankara’da arka arkaya düzenlenen toplantılarda, konu bütün yönleri ile masaya yatırıldı ve hükümet buna göre bir tavır belirledi. Türkiye’nin savaşa kadar gidebilecek sert bir tavır ortaya koymamasında ise Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın gerçek niyeti etkili oldu. Ankara, Türk uçağın uluslararası sularda düşürülmesini “Esad, ülkesinde sıkışmış, halkını öldüren bir kişi konumunda. Dünya kamuoyunda muhatap alınmak, katliamlarını ve kendini meşru kılmak için savaş istiyor” şeklinde değerlendirildi.”
Yani Türkiye, “Suriye rejimini “savaşarak” muhatap almamak için savaşı düşünmüyormuş!
Sabah, bu haberi Ankara kulislerine dayandırıyor. Demek ki Ankara’da ülkenin dış politikasına yön verenler böylesine kargaları güldürecek analizlerle meşguller.
Bir taraftan “Ey Suriye bizden kork! Senin ağzını burnunu kıracağız! Biz, düşmanlarımızı mahvederiz!” diye kükreyip, diğer yandan en büyük yandaş gazete vasıtasıyla, “Suriye’ye mermi bile atmayız. Yoksa muhatap almış oluruz!” gibi “hükümet merkezli” analizler yayınlatırsanız size kim inanır? Kim ciddiye alır?
Türkiye’nin bu ipe sapa gelmez tavrına batı basını bile tepki veriyor.
İngiliz gazetesi The Guardian Suriye kriziyle ilgili hükümeti ağır bir şeklide eleştiriyor. İngiliz gazete Ankara’nın krizdeki tavrını ‘zayıf’ ve ‘akılsız’ olarak nitelendiriyor.
Türkiye’nin ne yapacağını şaşırmış bir halde sağa sola bağırmasında asıl etken ise Suriye’ye destek veren ülkeler; yani Rusya, İran ve Çin’in tavrı.
İran ve Suriye kaynaklı haberlere göre Temmuz ayında Suriye, Rusya, İran ve Çin ortak bir tatbikat yapacak. Toplam doksan bin asker, bine yakın tank ve deniz kuvvetleri unsuru, yüzlerce savaş uçağı Suriye’ye destek için bu ülke topraklarına gelecek. Rus savaş gemilerinin Akdeniz’e açılmak için hazırlık yaptığı, Sivastopol’daki Karadeniz Donanması’nın Nicolay Filchenko, Ceasar Kunikov’un Suriye’nin Tartus limanına gönderileceği, Rus donanmasının Akdeniz’de ağırlığını artıracağı haberleri yayınlanıyor.
Yani Suriye yalnız değil.
Bölgede çok ciddi menfaatleri olan Çin ve Rusya’nın bölgedeki son müttefiklerini de batının işgaline terk etmemek için “silah dâhil” her yolu deneyecekleri açık.
Bu durum Türkiye’nin Suriye politikasının iflas ettiğini gösteriyor.
“Savaşırsak Suriye’yi muhatap almış oluruz!” garabeti de bundan.
Elimizde kalan ise “komşu ülkenin çetelerini destekleyen ülke olarak” tarihe geçmek olacak.
Çetelere destek veren bir ülke olarak….