Adım adım bölünmeye doğru


Suriye ile Türkiye arasındaki durumu özetlemek için 2 yıl evvel bir başlık atmamız gerekseydi kuşkusuz “iki dost ülke” başlığını atardık. Şimdi ise “iki düşman ülke” başlığını atmak durumundayız. Suriye makamları üst düzey açıklamalarında açıkça “Türkiye; isyancılara silah ve destek veriyor” diyor. Türkiye ise aynı şekilde en üst düzey açıklamalarıyla “Suriye, PKK’ya destek veriyor” diye feryat ediyor.
Daha önce bu köşede yazdık: Sen onların eşkıyasına destek verirsen, onlar da seninkine destek verir. Suriye’de akıttığımız kan, sonuçta kendi topraklarımıza kan olarak geri dönüyor.

Hakkâri’den gelen 8 şehit haberi bunun en bariz göstergesi. Şemdinli ve civarını 16 günden beri abluka altına alan teröristler karakollara saldırıyor, köylerde konuşlanıyor, mevzi alıyor, kontrol noktası oluşturuyor. Binlerle ifade edilen PKK unsurlarına karşı büyük bir acziyet içinde olan siyasi erk, olayın vahametini bile idrak etmekten aciz.

Türkiye topraklarının bir bölümü şu anda PKK’lılar tarafında abluka altına alınmış durumda.

Yandaş medyadan Sabah gazetesi “Esad silahları verdi, PKK Çukurca’da vurdu” diye manşet atıyor. Aynı gün ise Amerika’da yayınlanan New York Times gazetesi ise “Türkiye, Suriye’ deki isyancılara silah veriyor” diye manşet atıyor.

Muhteşem bir imparatorluk mirası devralan Türkiye’yi, komşu bir ülkenin çetelerine silah sevkıyatı yapmakla suçlanır hale getirmek ne büyük zillet.

Ne yazık ki, millet hala olan bitenin farkında değil. Ülkeyi “sıfır şehit”le devralan AKP’nin uyguladığı yanlış politikalar sonucu her gün onlarca şehit verdiğimiz acı bir manzara ile karşı karşıya kalmamızın sebebini idrak edemiyorlar.

Oslo’da PKK liderleriyle Anayasa değişikliği anlaşması yapan başbakana bağlı MİT görevlileri Şemdinli’deki binlerce PKK’lının oraya nasıl ve nereden geldiğinin istihbaratını yapmaktan acizler.

Onlarca generalini YAŞ’ta kurban veren Türk ordusu, Güneydoğu’da hala tıpkı 20 yıl evvelinin acemiliği ile karakollarımızın basılmasına mani olmaktan aciz.

TSK, emniyet, istihbarat, güvenlik stratejimiz çökmüş durumda.

Şemdinli’de nelerin olduğu hala kamuoyundan gizleniyor. İç savaşın sürdüğü Halep’ten dakika dakika sağlıklı bilgiler alıyoruz ama “demokratik ve şeffaf bir ülke olan” Türkiye’nin Hakkâri’sinden bir-iki paragraf resmi açıklama dışında bilgi yok. Milletvekilleri bile olan biten hakkında bilgi alamıyor.

Ben söyleyeyim: Şemdinli’de halen dağlarda mevzilenen, köylerde ve köylülerle birlikte silahlarlıyla konuşlanan PKK’lılar yarın sırf şov amaçlı da olsa “burada özerk Kürt bölgesi oluşturduk” diye açıklama yaparsa Ankara buna hazır mı?

Suriye’deki isyana silah taşıyanlar kendi topraklarındaki isyana kaşı bu kadar mı kayıtsız ve basiretsiz kalırlar?

Ve adeta efsunlanmış gibi uyuyan, bu kadar aşikâr olaylar karşısında hala gerçeği görmeyen, dost bir ülkenin kendimize düşman hale getirilip bunun sonucu olarak ülkemizde kanın oluk oluk akar hale geldiğini göremeyen milletimiz neden hala silkinip kendine gelmiyor? Koltuklarını ve paracıklarını korumak uğruna Haçlının İslam dünyasını işgal projelerine uşaklık yapanların dramatik durumlarını nasıl görmezler?

Ne oldu sana Ey “millet-i merhume”, sen böyle değildin!