Aygün tamam da, ya ötekiler
Terör örgütü gündemde kalabilmek için yapması gereken en önemli eylemi yaptı ve CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ü kaçırdı. Kaçırılan milletvekili olunca yankısı da büyük oluyor. Örgütün daha önce kaçırdığı ve neredeyse yıllardır rehine tuttuğu ve hepimizin unuttuğu asker ve siviller bulunduğunu da hatırlayalım.
Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, Başbakan'dan, teröristlere yönelik operasyonların durdurulmasını, tetiklerin parmaklardan çekilmesini istemişti. Böyle bir isteğin yerine getirilmesi mümkün değildi. İşte, bunun için örgüt yeni bir adım attı. Milletvekili kaçırdığında operasyonunun durduğunu ve kendileri için "hayat sigortası" konumunda olduğunu öğrendiler.
Yol kesen, adam kaçıran, her fırsatta eylem yapan teröristler, böyle bir durumda rahat hareket ediyorlar. Çünkü, rehine tutulan milletvekilinin zarar görmemesi için teröristlerin bulunduğu bilinen yörelerde operasyonlar tamamen durduruluyor. Tunceli'de bulunan CHP milletvekilleri ile birlikte Vali Mustafa Taşkesen'e giden Hüseyin Aygün'ün eşine de, "Teröristlerin bulunduğu tahmin edilen yerlerde her türlü operasyonun durdurulduğu" bilgisi verildi. Dün belirttiğimiz gibi, Aygün'ün rehinelik durumu fazla sürmeyecekti ve öyle de oldu..
Peki bun gençler ne olacak?
Terör örgütü kaçırdığı milletvekilini serbest bıraktı ama ya geçen yıl kaçırılan Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu, Astsubay Abdullah Söpçeler, Uzman Çavuş Kemal Ekinci, Polis Memuru Nadir Özgen, bu yıl kaçırılan erler Ali Sabancı'nın, Hadi Gizli'nin, Ramazan Başaran' ın, Reşat Çeçan ne olacak? Onların anne-babaları sahipsizlikten yakınıyor. Sahi, bir milletvekili kaçırılıyor, sanki aşka ir ülkenin parlamenteriymiş gibi AKP'li, MHP'li, BDP'li hiçbir milletvekilli Tunceli'ye gidip olup bitenler hakkında bilgi almaya gerek ile duymuyor Terörü, bölgemizde olup bitenleri konuşmak için dün TBMM'ne gelmeyen milletvekillerinin Tunceli'ye gitmesi de zaten beklenemez.
Acı bir tablo daha var
Kaçırılan askerler konusunda bilmediğimiz çok şeyler var. CHP Milletvekili Melda Onur, Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde Milli Savunma Bakanlığı'na başvurdu ve bugüne kadar kaçırılan ve akıbeti belirsiz askerleri sordu. Bakanlık Genel Sekreteri Albay Erhan Sipahioğlu tarafından gönderilen 11 Temmuz 2012 tarihli yazıda acı bir tablo rakamlarla ortaya kondu:
"Söz konusu dönem içerisinde toplam 62 personelden 54'ü terör örgütü tarafından kaçırıldı. 8 personel çatışma/devriye görevi esnasında kayboldu. Kaçırılan 54 personelden 27'si daha sonra serbest bırakıldı, 2 personel operasyonla kurtarıldı, 3 asker ise şehit edildi. 15 personelle ilgili gaiplik kararı bulunmakla birlikte takibine devam edilmektedir. Kaçırılan siviller ile ilgili bilgileri ise İçişleri Bakanlığı'ndan talep edebilirsiniz."
Adım adım izlediler
Teröristlerin, Hüseyin Aygün'ün facebook'undan nerede olduğunu öğrendiği iddiası kocaman bir palavraydı. Hüseyin Aygün, günlerdir Tunceli'de, ilçelerinde köylerinde. Aygün'ü kaçırmakla görevli teröristler sivil kıyafetli. Aygün, ilçede bulunduğu sırada, teröristlerin de o an ilçede bulunduğu değerlendiriliyor.
Milletvekili yola çıkarken, ondan önce başka bir araçla yola çıkıldı. Yolun kesileceği yerde kendisini bekleyenlerle buluştular. Milletvekili geldiğinde de silahlarıyla önlerine çıktılar. Olayın görgü tanıkları danışman ve gazeteciye, bazı fotoğraflar gösterildi ve onlardan birisi teşhis edildi. Konuştuğum Emniyet yetkilileri de, Aygün'ü kaçıranların onu Ovacık'ta izledikleri ya da kaçıran grupla bağlantılı olduklarını belirtiyorlar. Aygün'ün bulunduğu araç, ilçeden çıkışı ve yolda güvenlik önlemi olup olmadığı konusunda ön çalışmalar yapıldı ve eylem gerçekleştirildi.
Hüseyin Aygün'e gemiş olsun derken, terör örgütünün elindekileri bıraka da anaların göz yaşını dindirse.
----
Şemdinli'ye atanan komutan emekliliğini istedi
Son dönemde adı terörle anılan ilçelerimizden biri Şemdinli oldu. Terör örgütü "kurtarılmış bölge" oluşturmak için vatandaşı kalkan yapıp farklı bir eylem türü uyguladı. 20 gün devam eden operasyondan sonra teröristler istediğini gerçekleştiremeden alanı terk etti.
Şemdinli'den niçin söz ettim. Çünkü, bu kritik ilçede bulunan 34. Hudut Tugay Komutanlığı'na atanan generalin, görev yerine gitmeyip emekliliğini istemesi şaşkınlık yaratmaz mı? Isparta Garnizon Komutanı Tuğgeneral Necati Tekin'e ulaşmak istedim ve erken emekliye ayrılmasının nedenini öğrenmek istedim. Ancak komutan bu konuda ne söyleyebilir? Tekin şu günlerde "veda" ziyaretlerini sürdürüyor. Şemdinli tabii ki komutansız kalmayacak ve yerine yeni atama yapıldı bile...
Milletvekili kaçırılıyor, kritik bir bölgeye atanan komutan gitmeyip erken emekliye ayrılıyor. Sonra da, "ülke güllük-gülistanlık" deniliyor.
