Kandil’deki kaymakam!


BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ülkenin içine düştüğü durumla adeta dalga geçiyor. Diyarbakır’da yaptığı konuşmada şunları söylüyor:
“Bir kaymakam, 6 asker, polis toplam 12 kişi şu an PKK’nın elinde bulunuyor. Ama hükümet hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Kaymakam bir yıldır Kandil’de, stajını orada bitirdi, Kandil’de kaymakam olacak. Sen daha girişimde bulunmuyorsun. Böyle bir hükümet, devlet olabilir mi? Şimdi milletvekili alıkonmuş, hükümetin umurunda mı?”
Kandil’de staj yapan kaymakam!
PKK’nın siyasi uzantısı olan parti “PKK’nın kaçırdığı asker, polis ve vatandaşların bulunduğu yeri söylüyor: Kandil. Türk istihbarat birimleri böylece kaçırılan yurttaşlarımızı Cudi’de aramaktan vazgeçer herhalde. Zira bu konuyu bu köşede defalarca dile getirdik, PKK’nın elindeki yurttaşlarımızın durumunu, nerede tutulduklarını sorduk, o askerlerin anne babalarının dramını, o kaymakamın ailesinin perişanlığı anlattık.
Ama Ankara ses vermedi.
Suriye ordusunun kaç subayı isyancılara meyilli kaç subayı Esad’dan yana diye ayrıntılı istihbarat raporlarını Başbakanın önüne koyan MİT, kaçırılan kaymakamın yerini tespit edememişti.
BDP lideri açıkladı da öğrendik:
Kaymakam Kandil’de!
Eminim yarın Başbakanın önüne bir rapor gider, “efendim, kaçırılan askerlerimizin, polisimizin ve kaymakamımızın Kandil’de olduğunu tespit ettik!”
Kaçırılan kaymakam Kandil’de ama Türkiye, Suriye’ye hesap sorma peşinde!
Başınızı kuma gömdüğünüz zaman her şey güllük gülistanlık görünüyor. “Birkaç Mehmet öldü diye Meclis mi toplanırmış” deyip başlarını kuma gömerek her şeyi güllük gülistanlık görenler için ne kaçırılan milletvekilinin ne askerlerin ne polislerin ne de kaymakamın önemi var.
Onlar için tek önemli şey “koltuğun ve saltanatın devamını sağlamak!”
Gerisi boş laf.
Bir kaç Mehmet!
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, bugüne kadar pek çok defa sergilediği facia sözlerden birini daha sergiledi. “Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis mi toplanırmış!” diyerek şehitlerimizi açıkça küçümseyen bir tavır ortaya koydu.
Birkaç Mehmet!
Çelik Efendi, gelen tepkiler üzerine “ben böyle bir şey söylemedim” diye veryansın etti.
Ama bütün haber sitelerinde kendi ağzından yaptığı konuşma bangır bangır yayınlanıyordu.
Kendi sözünün bile arkasında duramayan, zoru görünce anında kıvıran örnek siyaset adamları bunlar.
“Bir kaç Mehmet ölmüş” bunların umurunda mı?
Birkaç Mehmet işte!
Mehmet!
Mehmetçiğe ve şehitlik kavramına karşı bu zevatın beyinlerinde saklı bakış açısı bazen işte böyle tesadüfen ortaya çıkıyor.

Düzetme: 11 Ağustos’ta yayınlanan “Ülker ürünlerinde içki var mı?” başlıklı yazımda Nuriye Akman’ın Murat Ülker’le yaptığı mülakat sehven Sabri Ülker olarak verilmiştir. Düzeltir okurlarımızdan özür dilerim.