Olimpik ruhsuzluk
Londra’daki yaz olimpiyatları Türk sporu açısından tarihi bir hezimete dönüşüyor...
*
Olimpiyatların 6’ıncı gününe geldik...
Azerbaycan, Moğolistan, Tayvan...
Katar bile madalya aldı...
Türkiye her branşta gururla nal topluyor!
*
6 günde 10 branşta sporcularımız yarıştı...
Sonuç?
Altını, gümüşü bronzu geçtim, alüminyum folyo bile alan yok!
*
6 gündür “Ne oluyor Londra’da?” diye sormayan Türkiye
dün Nihat Doğan sayesinde uyanabildi.
En büyük sportif faaliyeti Sörvayvır seyretmek olan Türkiye, milli yüzücüsünün
aldığı sonucu milli türkücüsünden öğrendi!
Oysa sorgulanması gereken 36 yaşında 6 kez olimpiyatlara gitmeyi başaran Derya değil...
3 tarafı denizlerle çevrili bu ülkede Londra yerine Bodrum’un,
Çeşme’nin gözde plajlarında yüzme rekoru deneyen sporcu kardeşlerimizdi!!!
*
Tabi bisiklette, masa tenisinde, badmintonda, yelkende, boksta ve judoda
henüz Acun’la çalışma şerefine nail olmuş sporcumuz bulunmadığı için farkında değiliz
ama haberiniz olsun bu branşlarda da
halimiz harap!
Doğru ya “Onlarda zaten iddialı değildik.”
Yahu nerede iddialıyız ki?
Halterde mi?
24 yıl sonra ilk kez sıfır çektiğimizin farkında mısınız?
*
Takke düştü kel göründü!
Oranın sultanları, buranın perileri, bilmem kaç dev adam derken
dünyaya maskara oluyoruz!
5 günde 5 madalya alan Romanya’nın spora harcadığı para Türkiye’nin yarısı değil...
Yarısının yarısı kadar!!!
*
Neden böyle oluyor peki?
Söyleyeyim...
‘Zeki, çevik ve ahlaklı’ sporcu yetiştirme vizyonu yerini ‘Zengin, ünlü
ve cahil’ sporcu hedefine dönüştü de ondan!
Sporu ‘ehline’ değil ‘adamına’ teslim ettik, kadrolaşmaya kurban ettik de ondan!
Sporcu deyince aklımıza futbolcu geliyor da ondan!
Milli sporcular milli türkücülerin yarısı kadar adam yerine konmuyor da ondan!
Hangi branşta olursa olsun yegane sportif başarı kriteri parayı vurmak oldu da ondan!
Sonra mı?
Sonrası malum: Naim, Halim,
Süreyya, Nurcan, Sergen...
NOT: Olimpiyatlardan güreş, atletizm
ve tekvandoda madalya mücadelesi verecek
kardeşlerime başarılar dilerim. Umarım şu
berbat tabloyu değiştirir yüz akımız olurlar.
