Yaş toplantısında paşalar!
SEVGİLİ okuyucularım, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısı dün başladı. Yasalar uyarınca YAŞ toplantılarına sadece Başbakan ve Milli Savunma Bakanı, onlarla birlikte Türkiye’deki tüm orgeneral ve oramiraller katılıyor.
Dün başlayan toplantı, bugüne kadar yapılanların en kritik olanı… Çünkü Türk ordusunun geleceği belirlenecek.
Şu anda ordumuzun toplam 68 general ve amirali tutuklu!
Bunun ötesinde, çoğu generallik ve amiralliğe terfi sırasında olan, sicilleri pırıl pırıl 150 dolaylarında kurmay albayımız tutuklu.
Bunlar Silivri mahkemeleri tarafından tutuklanmış durumda.
Hepsi de darbeci, terörist, casus (!) vesaire.
Geçen yıla kadar yapılan YAŞ toplantılarında bir Cumhuriyet geleneği vardı.
Genelkurmay Başkanı, masanın başındaki Başbakanın yanında otururdu. Yerlerin ve göklerin hâkimi olan Tayyip bu uygulamayı “Demokratikleşme” adı altında değiştirdi ve masanın başında artık tek başına kendisi oturuyor!
Şunu iyi bilmenizi istiyorum çünkü çok önemlidir.
YAŞ toplantılarında kararlar gizli oy verilerek alınır. Dolayısıyla, teorik olarak baktığınızda, kimse kimseyi etkileyemez. YAŞ başkanı olan Başbakan, hiçbir komutana “Oyunu şu doğrultuda kullanacaksın” diye emir veremez, telkinde bulunamaz. Onun ve emrindeki Milli Savunma Bakanının sadece birer oyları vardır. Daha doğrusu, herkesin bir oyu vardır.
Bir Türk ordusu düşünün ki, 68 general ve amirali tutuklu!
Suçlamalar düzmece.
Bir Türk ordusu düşünün ki, iki sivil ve 14 orgeneral ve oramiralden oluşan toplam 16 kişilik YAŞ toplantısı şimdi iki eksik…
Çünkü Orgeneral Bilgin Balanlı tutuklu!
Orgeneral Nusret Taşdeler hakkında yakalama kararı var ama hasta ve GATA’da tedavi görüyor. Taburcu edildiği anda onu da içeri atacaklar.
Şimdi haksız yere tutuklanmış olan o 68 general ve amiralin, çok sayıda albayın durumu ne olacak? YAŞ bu konuda nasıl bir karar verecek? Onları emekli edip Silivri cezaevine sevklerini mi sağlayacak?
Bu işin bütün vicdani ve yasal sorumluluğu, başta Genelkurmay Başkanı Necdet Bey olmak üzere, bu toplantıda oy kullanacak tüm komutanlara aittir.
Silivri mahkemelerinin ne olduğunu, nasıl çalıştığını, hangi amaçlara hizmet ettiğini artık bilmeyen yok.
Uzadıkça uzatılan duruşmaların ne zaman biteceğini ise bilen yok!
O mahkemelerin amacı zaten baştan belliydi:
Ordumuzun gelecekteki komuta kademesini yargı yetkisini kullanarak biçimlendirmek, hükümetin istemediği komutanları tutuklama yoluyla tasfiye etmek.
Şimdi, işte bu olayın en son aşamasına gelmiş bulunmaktayız!
Ortalıkta yoğun söylentiler dolaşıyor:
“YAŞ bu toplantılarında iktidarın sevmediği komutanları tasfiye edecek ve yerlerine “Liberal-demokrat” kişileri getirecek.
Ordumuz, Tayyipgillerin siyasi amaç ve çıkarları doğrultusunda oyun tahtasına dönüştürüldü ve ne acıdır ki, bu amaçla “Yargı” kullanıldı.
Bu kritik toplantıya katılan Necdet Bey ve arkadaşlarına önümüzdeki birkaç gün içinde tarihi bir görev düşüyor:
Ya Tayyip’in dümen suyunda oy kullanıp onun istediği temizleme harekâtını gerçekleştirecekler…
Ya da oylarını silah arkadaşlarının uğradığı haksızlığı biraz olsun giderebilmek doğrultusunda kullanacaklar…
YAŞ’ta gizli oylama yapılacak, alınan kararlar birkaç gün sonra açıklanacak.
Kararlar doğruca Çankaya’da oturan şahsın imzası için gönderilecek, o da otomatik onay makinesi görevini yerine getirip anında imzalayacak.
Söz ve çoğunluk şimdi Necdet Bey ve öteki komutanlarda…
Onlardan biraz yüreklilik ve mertlik bekliyoruz.
Ne yapacaklarını hep birlikte göreceğiz.
SURİYE’DE TÜRK TERÖRİSTLER VAR MI?
Bu soruya yanıt aramadan önce, dün açıklanan bir ABD raporuna bakalım. Buna göre, PKK’nın elinde halen 4-5 bin terörist var.
Yine bu rapora göre 3.500 terörist Kuzey Irak’ta, adına Barzani denilen alçak herifin bölgesinde yaşıyor.
Bunlar Türkiye’ye yolgeçen hanı gibi açık olan sınırdan giriş çıkış yapıyor, eylem koyup yeniden Barzani’nin kucağına dönüyor.
Bize ise her gün şehit cenazesi kaldırmak düşüyor. Dünkü bilanço yine iki şehit!..
Ve bizim Hariciye Nazırı Davutoğlu Ahmet, şu anda Barzani’nin konuğu olarak bu herifin ayağına gitmiş, yalvarıp yakarır durumda.
Bu son ABD raporundan Ahmet’in belki haberi yoktur diye duyurmak istedim!
Şimdi gelelim başlıktaki sorunun yanıtına. Pek çok yabancı gazete ve televizyon kanallarında şöyle bir iddiaya sık sık yer veriliyor:
“Türk hükümetinin para ve silah desteği verdiği çok sayıda İslamcı terörist, Suriye’de Esad’a karşı savaşıyor…”
Bazı haberlere göre hükümet Suriyeli muhaliflere örtülü ödenekten para ve silah yardımı da yapıyor.
Şimdi sizlerden ricam, eğer internete girme olanağınız varsa, aşağıdaki sitenin video galeri bölümünde yer alan bölüme mutlaka bakmanız:
Teröristler ormanlık alandaki bir karakolu basıp askerleri öldürüyor. Kanlı cesetler yerde. Çember sakallı İslamcı teröristler cesetlerin arasında geziniyor. Aralarında Arapça konuşurken net bir ses duyuluyor:
“Allah razı olsun arkadaşlar.”
Olay yerinde bir kamyonet duruyor. Kasasında kocaman bir yazı:
“Allah korusun.”
Bunların Suriye’de ne işi var? Bunlar Suriye’deki Türk varlığı mı?
Üstelik Yurt gazetesi pazartesi günü kamyonetle birlikte Suriye’deki Türk teröristlerin resimlerini de yayınladı.
Şimdi öğreniyoruz ki, sınır illerimizde kamplarda ağırladığımız 44 bin Suriyeli beleşçi hiçbir şey değilmiş.
O ülkeye geçiş yapan, girip çıkan İslamcı teröristler için kamu binaları tahsis edilmiş, özel evler tutulmuş.
Bakın burada açıkça yazıyorum:
Esad’ın devrilmesi Tayyip hükümeti için artık bir hayat memat meselesi oldu. Bu amaçla ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar ve yapacaklar.
Devletin örtülü ödenek parasıyla alınan silahlar, Türkiye ve Suriye’de beslenen İslamcı militanlar, siyasi baskı, yoğun propaganda ve her şey…
Yurt muhabiri Ömer Ödemiş Suriye’ye gitmiş, görüntüleri film ve fotoğraflarla belgelemiş. Bunlar başka bir ülkede yayınlansa kıyamet kopardı ama bizde hiç kimse görmedi!
İşte bu hükümetin ABD’den gelen emir ve kendi mezhepçi çıkarları doğrultusunda bize yaşattıklarının bir bölümü böyle.
Şimdi Suriye sınırına yığınak yapıyorlar. Barzani’ye güçleri yetmiyor, hırsları ve inatları uğruna ordumuzu yakında Suriye’ye sokarlarsa hiç şaşırmayın!
http://sozcuhaber.blogspot.com
