Teröre Karşı Ulusal Mutabakat!


Hafta sonunda Sayın Cumhurbaşkanı’nın parlamentoda temsil edilen siyasal partileri bir yuvarlak masa etrafında toplamasını öneren yazıma, okurlarımdan büyük destek aldım.

Hangi politik görüşleri taşımakta olduklarını bilmediğim; öğrenmek de istemediğim çok sayıda okur iletisi, ülkede Tanrı korusun bir iç savaşa yol açmayı amaçlayan çekişmeler karşısında Çankaya’nın harekete geçmesini beklediklerini gösteriyor.

TBMM Başkanı ve parlamentonun en deneyimli üyelerinden birisi olan Sayın Cemil Çiçek, dün yaptığı açıklamada “Ülke ve birey güvenliğinin, karşı karşıya bulunan sorunlarının tek yönlü yaklaşımlarla sağlanamayacağını” vurgulayarak teröre karşı ulusal bir mutabakat reçetesi öneriyor.

Toplumun ve bireylerin yararlandığı özgürlükler alanının genişletilmesi, demokratik standartların yükseltilmesi gibi seçeneklerin de yer aldığı bu öneri, öyle bir yuvarlak masanın etrafında buluşacak olan iktidar ve muhalefet partilerinin temsilcileri için üzerinde durulmaya değer önemdedir.

Sayın Çiçek, öncelikle şiddet ve terörü benimseyen hiçbir anlayış ve hareket tarzının kabul edilemezliğini vurgularken sanırım daha birkaç gün önce bir BDP’li parlamenter heyeti ile omuzlarında Kalaşnikoflar bulunan terörist grubun sıcak görüntülerini anımsatmak istemiştir.

Cemil Bey’in 11 madde içinde özetlediği ve sadece siyasal partileri değil, onların dışında sivil toplum kuruluşlarını da üzerinde anlaşmaya çağırdığı bu önerisinde sözünü ettiği “terör” kavramının öncelikle neleri içerdiği ya da içermediği aydınlatılmaya gerek duyulan bir olgudur.

Elinde silahla dağa çıkan yurttaşa haklı olarak terörist diyen ve onu silahını bırakarak dağdan inmeye çağıran devlet, kaleminden başka hiçbir aracı olmayan Mustafa Balbay’ları, Tuncer Özkan’ları, Barış Pehlivan ya da Barış Terkoğlu gibi gazetecilere de aynı kimlik kartını yakıştırma hakkına sahip olmadığını anlamadığı sürece, bu kavram kargaşasını çözemez.

Cemil Çicek’in 11 madde olarak topladığı öneri paketinde kuşkusuz, Güneydoğu bölgesinde ekonomik kalkınmanın birincil önceliği taşıdığını da her şeyden önce iktidarda onuncu yılını dolduran AKP kavramalıdır.

Liberal bir bakış ile o bölgede tek çivi çakılmasının beklenemeyeceğini görmek gerekiyor.

İş bulamadığı için terör örgütünün profesyonel tetikçiliğini üstlenenlerin sayılarını Sayın Çiçek, sıradan yurttaşlardan daha iyi bilecek durumdadır.

O bakımdan, öneri paketinin 7’nci sırasında yer alan “Kalkınma hedefi bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak, bu doğrultuda toplumsal ve kültürel yaşamdan idari yapılanmaya, ekonomik kalkınmadan bölgesel gelişmeye kadar ve ulus devlet yapısına, idarenin bütünlüğüne ve idari vesayet ilkelerine zarar vermeyecek şekilde, yerel yönetimlerin daha güçlü bir idari ve mali yapıya kavuşturulması” önemle ele alınmalıdır.

Sayın Çiçek adını koymadan bir yuvarlak masanın gündemini oluşturmuş.

Acaba öncelikle AKP ve sırası ile CHP, MHP, BDP yetkili organları bu önerilere nasıl bakmaktadır?