Mağdure
Erbakan’ın yardımcısı Çiller salı günü ifade vermek üzere savcılığa gitti.
Başsavcı Vekili onu adliyenin kapısında “Hoşgeldiniz Sayın Başbakanım” diye karşıladı. Genelkurmay Başkanını ve orgeneralleri karşıladıkları gibi!...
Çiller; “Geldim, belgelerin tümünü gördüm. Açıklamamı TBMM Komisyonu’nda yapacağım” diyerek, savcının ifadesini almaya geldiği havasını verdi…
Savcı Bilgili’ye yardımcı olmak üzere düşüncelerimi paylaşmak isterim.
Çiller açıklamasını kasımda yapsın, ben de o zamanki yapılan konuşmaları ve bildiklerimi sizlere anlatacağım.
Sayın Savcı;
*Devleti yöneten Başbakan-Başbakan Yardımcısı gibiler “Dürüst ve Şeffaf” olmadırlar.
*Servetlerinin hesabını yargıya ve kamuoyuna açık-net ve doğru olarak vermelidirler.
*Servetlerini, “Çıkına-Annesinin yastığının altına- Çocuklarının pipisine” bağlamamalıdırlar.
*Başka ülkenin vatandaşı olmamalıdırlar. Yabancı ülkeye vatandaş olurken,
“o ülkenin menfaatlerini koruyacakları” yeminini etmemelidirler.
*Servetleriyle ülkelerine yatırım yapmalıdırlar. Başka ülkelere yatırım yapmaları, ülkelerine güvenmedikleri anlamına gelir.
*Birbirlerini “Hırsızlıkla-Mürteci olmakla” suçladıktan sonra,
“TBMM Komisyonlarında aklanmayı” hükümet kurmanın ön şartı yapmamalıdırlar.
*Genel seçim öncesi vatandaşa verdikleri sözlerin aksine, kendilerine oy verenlerin iradelerini yani “Milli İradeyi” satmamalıdırlar.
*Uluslararası bankerlerin oyununa gelip, ülkeyi ekonomik krize sokarak, milletin servetini bir gecede yarı yarıya azaltmamalıdırlar.
*Cesur olmalıdırlar. Milli irade yara aldığında susup, koltuklarına yapışmadan konuşmalılar, tavır almalıdırlar. Aradan 15 (ONBEŞ) yıl geçtikten sonra konuşmamalıdırlar. Kendi ayıplarını ve yüreksizliklerini bilip, susmalıdırlar.
*Bu kişiler, “Milletvekilleri ikna odası” , “Milletvekilleri Borsası” konusunda ne biliyorlarsa isim-isim konuşmalıdırlar. Herkesin haysiyet ve namus anlayışının kendilerinki gibi olmadığını anlamalıdırlar.
*TBMM’de ettikleri yemine (Devletin varlığı ve bağımsızlığı+Atatürk İlke ve Devrimleri+ Lâik Cumhuriyet ilkesine uymak) sadık olmalılar ve ettikleri yemini, siyasi çıkarları uğruna çiğnememelidirler…
Sayın Savcı;
Şevket Kazan’ı da dinleyecekmişsiniz. Ona, Çiller hakkındaki söylediklerini ve elindeki dosyaları sorunuz. Bu belgeler gazetelerde ve televizyonların arşivlerinde mevcuttur.
Ayrıca Anayasamızın 174. Maddesi ve bu madde ile ilgili kanunlar yürürlükte iken, Başbakanlık Konutundaki Tarikat-Cemaat önderlerinin davetini ve Erbakan-Çiller Hükümeti zamanındaki “Lâiklik İlkesi” aleyhine verilen beyanatların da sorulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının incelenmesi sizlerin yolunuzu açacak ve adaletin tecellisi sağlanmış olacaktır…
Sayın Savcı;
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temelini oluşturan Anayasamızın ilk üç maddesine ve gönülden bağlı (!) “Erbakan-Çiller” Refahyol Hükümeti’nin gerçek yüzü, savcılığınızın yapacağı titiz araştırma sonucu mutlaka ortaya çıkacaktır. Aylardır tutuklu olarak yargılanmayı bekleyen Kemal Gürüz ve diğerleri de suçlarını öğrenmiş olacaklardır. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
