Türk Kadını, Bugün Hâlâ Cumhuriyet Devrimi Mevziisinde Mücadele Vermektedir


05 Aralık 1934 Türk kadınının “eşit yurttaşlık hakkını “ aldığı tarihtir. Kurtuluş savaşında Türk kadını; erkeğiyle omuz omuza ülkesinin ve ulusunun bağımsızlık ve özgürlük savaşımında, dünya kadınlarına örnek bir mücadele vermiştir.

Mustafa Kemal Atatürk, engin bir öngörü ve değerbilirlikle bunu şöyle dile getiriyordu. “Dünyada hiç bir milletin kadını "Ben Anadolu Kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu Kadını kadar emek verdim," diyemez!”

Bu nedenle, Türk kadınına Cumhuriyetle birlikte verilen “erkeklerle eşit yurttaşlık hakkı”, Kurtuluş ve kuruluştaki savaşımın ve Atatürk’ün değerbilirliğinin ürünü ve kazanımıdır.

Anadolu kadını, dünya ölçeğinde soylu bir devrim niteliği taşıyan bu haklarını, dünyanın “sözde uygar” ülke kadınlarından çok önce elde etmiştir.

8 Şubat 1935 yılında yapılan seçimlerde 18 kadın Milletvekili Türkiye Büyük Millet Meclisine girmiş ve 27 Aralık 1938 tarihine kadar, savaş meydanlarında gösterdikleri özveriyi bu kez Milletvekili olarak göstermişlerdir. 18 Milletvekili o zamanki Meclisin %5,6 sını oluşturuyordu. Ne yazık ki bu orana 70 yıl süreyle bir daha ulaşılamadı.

Türkiye,78 yıl önce “kadınların eşit yurttaşlık hakları” konusunda birçok Avrupa Ülkesinin önünde ve onlara örnek olurken, geldiğimiz bu günde kadınlarımız, kazanılmış eşit yurttaşlık haklarını kaybetmeye ve biat kültürüyle ikinci sınıf olmaya rıza gösteren bir konuma gelmişler/getirilmişlerdir.

Atatürk Cumhuriyetinin tüm değerleri ile “siyasal İslam” adına hesaplaşma içinde olan iktidar, kadınlarımızın Cumhuriyetle elde ettikleri kazanımları da, yerle -yeksan etmiştir. Özellikle son 10 yılda, Kadınlar üzerinde “ortaçağ artığı” baskı katmerleşmiş, sömürü artmış, kadın “çocuk doğuran, evine kapatılarak erkeğine hizmet eden” ikinci sınıf insan konumuna düşürülmüştür.

Ne yazık ki, kadınlarımızın böylesine bir karanlığa itilmesine, kadınlar üzerindeki şiddetini her geçen gün artmasına, kimi yandaş, sözde kadın örgütlerinin, kadınların özgürlüklerini, kendi kendilerine, şeyhlere, Şıhlara, sözde hocalara yaslanarak kısıtlaması küçümsenemeyecek bir rol oynamıştır.

Kadınlarımızın özgür, eşit yurttaş olabilmeleri, ancak ülke ve ulusun bağımsızlığı ve özgürlüğü ile olanaklıdır. Ülke ve ulusun bağımsızlığının olmadığı yerde, kadın haklarından, eşit yurttaşlıktan söz edilemez.

Ancak Unutulmamalı, Türk kadını bugün hâlâ Cumhuriyet Devrimi mevziisinde ülkesinin ve ulusunun bağımsızlığı için mücadelesini sürdürmektedir. Tıpkı Kurtuluş Savaşında olduğu gibi o mevzilerde erkeği ile birlikte saf tutmuştur. Kaybettiklerimizi kazanmadan, kazandıklarımızı tamamlayıp güvenceye almadan o mevziden çıkmayacaktır.

Bu Duygularla “eşit yurttaşlık hakkımızın” elde edilmesinin 78. Yılını kutlarken, bize bu hakları kazandıran, bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü sağlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, düşün ve silah arkadaşlarını bir kez daha saygı ile anıyoruz.



YÖNETİM KURULU ADINA
Feray SELEK
ADD ISPARTA ŞUBE BAŞKAN YARD.