Önce her seçimden sonra, milletvekillerinin ettiği yemini hatırlatalım:
“Devletin varlığını ve bağımsızlığını...
Yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü...
Halkın kayıtsız şartsız egemenliğini koruyacağıma...
Hukukun üstünlüğüne...
Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ve Atatürk ilkelerine bağlı kalacağıma...
Halkın refah ve mutluluğu için çalışacağıma...
Her yurttaşın insan haklarından ve temel hak ve özgürlüklerden yararlanması ülküsünden...
Ve Anayasaya bağlılıktan ayrılmayacağıma...
Namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”
Durup dururken nereden mi aklıma geldi bu yemini hatırlatmak?
BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın verdiği yasa teklifinden ve ettiği sözlerden!
Bu beyefendi Meclis Başkanlığı’na bir teklif vermiş ve Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun kaldırılmasını istemiş...
Öğretim birliğini esas alan Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun “ulus devlet”in inşasında önemli bir rol oynadığını belirterek, bu zihniyetin kanun ve yasaklarla yerleştirilmeye çalışıldığını iddia etmiş; bu yüzden de kaldırılması gerektiğini savunmuş.
Sonra da konuyla ilgili olarak görüşlerine başvuran bir gazeteye aynen şunları söylemiş:
“Tabii ki ben Kemalizm’e karşıyım, gizleyecek hâlim yok, bence tasfiye olmalı... Ben laik de değilim. İslam şeriatına inanıyorum.”
Rahmetli Uğur Mumcu; öldürülmeden birkaç gün önce arka arkaya yazdığı yazılarda, “dinci-bölücü koalisyonu”ndan söz etmiş ve bu koalisyonun 15-20 yıl içinde Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini değiştirmek için çok ciddi bir atağa kalkacağını söylemişti.
‘Kehanet’ doğru çıktı!
BDP’li Altan Tan’ın sözleri; bu “atağın” başladığının habercisi!
Şimdi kendisine soruyorum:
Madem inançlısınız; o zaman, yukarıda yazdığım yemini nasıl ettiniz?
Hani devletin varlığını, bölünmez bütünlüğünü, halkın egemenliğini koruyacaktınız?
Birlik-bütünlük konusundaki düşünceleriniz zaten kamuoyunun malûmu da... Halkın egemenliği yerine dinin egemenliğini getirmek istemenizi; bu yeminle nasıl uyumlu gösterebileceksiniz?
Atatürk ilkelerine ihanetinizi nasıl açıklayacaksınız?
Yaptıklarınızın “anayasaya sadakat olduğunu” nasıl savunacaksınız?
Daha da açık sorayım Altan Bey:
Bundan sonra nasıl namus ve şeref edebiyatı yapacaksınız?
Mustafa Mutlu - Gazete Vatan
