Avcı ve Küçük'e tahliye yok
Odatv davasında yargılanan Hanefi Avcı, kendisi hakkında yapılan suçlamaları TÜBİTAK raporuyla çürüttü. Avcı, "Emniyet mailleri incelerken neden virüslü saldırıyı görmezden geliyor?" diye sordu. Mahkeme, Prof. Dr. Yalçın Küçük ve Hanefi Avcı'nın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Ergenekon soruşturması kapsamında Odatv'de yapılan aramalar sonrasında gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener ve Soner Yalçın'ın da aralarında bulunduğu 13 sanık hakkında açılan davanın görülmesine devam edildi.
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesince Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'ndaki büyük salonda yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklar eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı ve Yalçın Küçük ile gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener ve Doğan Yurdakul'un da aralarında bulunduğu 11 tutuksuz sanık katıldı.
Prof. Dr. Yalçın Küçük ve Hanefi Avcı'nın tahliye talebine ret
Soner Yalçın Odatv davasından tahliye olduktan sonra adli kontrol uygulaması gereği her Çarşamba karakola imza veriyordu.Yalçın'ın talebi kabul edildi ve mahkeme bu uygulamanın kaldırılmasına karar vardi. Deniz Baykal'ın ifadesini İstanbul'da vermesi reddedildi. Baykal, Ankara'da ifade verecek. Prof. Dr. Yalçın Küçük ve Hanefi Avcı'nın tutukluluk hallerinin devamına kararı verildi. Mahkeme 12 Aralık 2013 tarihine ertelendi. Nedim Şener'in kimlik tespiti talebi reddedildi. Mahmekeme tanık dinleme taleplerini reddetti.
Hanefi Avcı TÜBİTAK raporuyla delilleri çürüttü
Hanefi Avcı durumada kendisi hakkında yapılan suçlamaları TÜBİTAK raporlarıyla çürüttü. Avcı şunları söyledi:
-Emniyetin labaratuvarları var, uzmanları var, neden bu bilgisayarlar bu uzmanlara değil, düz komserlere gönderiliyor. Peki Odatv bilgisayarları izlenirken bu virüsler bu bilgisayarlara girerken Emniyet neden izlemiş? Neden takip yapmamış?Bu tezgah baştan belli...
-Görülüyor ki emniyet içinden her şey başından planlanmış. Öyle ki raporun altında üç imza var. Hepsinin ayrı ayrı tarih yazıp imzalaması lazım. Ama tek tarih yazılmış" ifadelerini kullandı.Emniyet mailleri incelerken neden virüslü saldırıyı görmezden geliyor?
-Bu dosyalar uzaktan virüs yoluyla gönderilen dosyalardır.Dosyalara bakıyorsunuz, aynı dosyalar, aynı tarihte, aynı dakikada, aynı saniyede hem evdeki hem ofisteki bilgisayara kaydolmuş. Bu nasıl oluyor. Aynı anda aynı dosyalar nasıl aynı kişinin iki bilgisayarına birden kaydoluyor. Bunun bir yanıtı var. Bu dosyalar sonradan virüsle gönderilmiş ve kendisini sanki bu tarihte kaydolmuş gibi göstermiş.
-Bakın kitabımın yayınlandığı gün Odatv'deki telefon konuşmalarına. Soner Yalçın kitabı gazetede görüp Barış Pehlivan'ı arıyor ve haber veriyor. Odatv'de kitabıma ilişkin ilk yayınlanan haber o gün 12:38'de. O da Hürriyet'ten alıntı yapılmış. Kitaptan haberleri yok.
-Benim kitabımdan Odatv'nin hiç haberi yok; bu ek klasörlerde görülüyor. Benim kitabımı yayınevine gönderdiğim tarihe bakın bu notlardan önce.
-Nedim Şener'in tapelerini inceledim, hepsi gece 12'de başlayıp sabah 7'ye kadar yapılmış. Eminim ki bu Emniyet'te yapılmadı. Başka yerde yapıldı. İkincisi benim hakkımda tahkikat yok. Odatv'yle bir ilgim tespit edilmemiş. Benim konuşmalarım nasıl oraya konmuş. Bunu hazırlayanlar bunu nereden biliyor. Üçüncüsü: TÜBİTAK diyor ki bu dosyalar bu sanıkların bilgisayarında yazılmamış. Peki hangi bilgisayarda yazılmış? O bilgisayar neden bulunmuyor. Bu dökümanlara bakın. Herkesin ismi yazıyor. Böyle örgüt dökümanı olur mu? Hiçbir örgüt böyle bir döküman yazmaz.
Odatv
