AKP 'Çılgın'lıkta hukuk tanımıyor


Çılgın projeler için yönetmelilkler delik deşik ediliyor, hukuk hiçe sayılıyor.

Danıştay'ın daha önce iptal ettiği ÇED yönetmeliğinin, 'çılgın' projeler için sürekli kelime oyunlarıyla yenilenmesi, hükümetin çevreye ve hukuka bakışını gözler önüne seriyor.

Kendisini “çevrecinin daniskası” ilan eden, Gezi eylemleri karşısında “gerçek çevreci biziz” diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çılgın projelerini çevresel etki değerlendirmesinden kaçırıyor.

İstanbul’a 3. köprü, 3. havaalanı; İstanbul-İzmir otoyolu, Hasankeyf’i sular altında bırakacak Ilısu Barajı, nükleer santrallar gibi projeler çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) kapsamı dışında bırakılırken, Danıştay’ın daha önce defalarca iptal ettiği ÇED Yönetmeliği kelime oyunlarıyla yenilenerek bu ay başında bir kez daha çıkarıldı. Yönetmelikleri iptal ettiren davacı kuruluşlardan Çevre Mühendisleri Odası, hukukun arkasına dolanan hükümetin çevreye ve hukuka bakışının bir kez daha gözler önüne serildiğini vurguluyor.

ÇED yönetmeliği konusunda, çevreci kuruluşlar ile hükümetin mücadelesi 1993 yılından bu yana sürüyor. Ancak 2002’den bu yana yapılan değişiklikler özellikle dikkat çekiyor. “Dev” diye açıkladığı projelerde ÇED’i engel gören hükümetin bundan kurtulmak için çıkardığı yönetmelikler Danıştay tarafından iptal edildi. 3 Ekim’de Resmi Gazete’de yayımlanan 6. ve son yönetmelikte “23/6/1997 tarihinden önce kamu yatırım programına alınmış olup; 29/5/2013 tarihi itibariyle planlama aşaması geçmiş ve ihale süreci başlamış olan veya üretim veya işletmeye başlamış olan projeler ile bunların gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yapı ve tesisler”, iptal edilen önceki yönetmeliklerde olduğu gibi ÇED kapsamı dışına itildi. Yönetmelikteki 29 Mayıs 2013 tarihi, adı “Yavuz Sultan Selim” olarak konulan 3. köprünün temel atma töreninin yapıldığı güne denk gelmiyor.

Meslek odaları ve çevreci kuruluşlar, hükümetin hukuk tanımaz bir tavırla kendisine yeni rant alanları yaratmak istediğini vurguluyor. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Ferdan Çiftçi, “Bu değişikliğin inatla yapılmış olması, hukuk, bilim tanımazlığın göstergesidir. Yeni rant alanları yaratmak adına pervasızca hareket etmekten çekinmiyorlar. Bu anlayışa artık dur denmesi gerekiyor” dedi.

EN OLUMSUZ DEĞİŞİKLİKLER AKP DÖNEMİNDE

Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Helil İnay Kınay, ÇED’e ilişkin en olumsuz değişikliklerin 2002 sonrasında gerçekleştirildiğini belirtti. Kınay, “Günümüze kadar yapılan değişikliklerle ÇED süreci, getirilen muafiyetler, kapsam dışında bırakılan tesisler ve geçici maddelerle prosedür haline getirilmeye çalışılmıştır. Ülkemizdeki en üst yargı organının ve üst mahkemelerin verdiği iptal kararlarına rağmen ısrarla bu muafiyetin yönetmeliğe konmuş olması, çevresel hassasiyetlerinin, doğaya bakışının, hukuka bakışının, halk sağlığına yaklaşımlarının ve çevre sorunlarını algılayış biçiminin bir yansımasıdır” diye konuştu.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nden yapılan açıklamada da “Yönetmeliğe göre ayrıca afet riski altındaki alanların dönüştürülmesinde de ÇED süreci işletilmeyecek, alınacak önlemlere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı karar verecek, yani kentsel dönüşümde ÇED ve halkın katılımı olmayacak. Yeni yönetmelikle halkın katılımının da yüzeysel ve aldatmaca olduğu görülmüştür” denildi.


Cumhuriyet