Başbakan’ın demokrasi anlayışı!..
Eskiden halk arasında “Deliye her gün bayram!” diye bir deyiş vardı.
Eskidendi diyorum.
Çünkü ülkemizde inanılması zor ama gerçek olaylar öylesine çoğaldı ki, mutluluk ve sağlık dilekleriyle kutladığımız bayram günlerinde bile insanın aklını yitirebileceği olayları yaşaması, neredeyse olağan hale geldi!
Yani “Deliye her gün bayram” deyişi, “Artık Türkiye’de insan akıl sağlığını her gün, hatta bayramda bile yitirebilir”e dönüştü!
* * *
Örneğin dünkü SÖZCÜ’nün birinci sayfasına şöyle bir göz atalım:
“Balyoz kararları ve istifalar şok yarattı: DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANSIZ KALDI”
“Sadece hapisteki askerler değil, aileleri de perişan halde: MAAŞA BALYOZ İNDİ”
“HEM BABASIZ, HEM PARASIZ” başlığıyla verilen haberin içeriği ise göz yaşartıyor:
“Balyoz Davası’nda 13 yıllık cezası Yargıtayca onanan Jandarma Binbaşı Özgür Ecevit Taşçı’nın eşi Hande ile 7 yaşındaki kızı Göksun Taşçı, hem babasızlık, hem de parasızlık yaşıyor. Anne Hande Taşçı “Kızımın elinden babasıyla büyüyeceği zamanın yanı sıra, rızkını da aldılar. Çünkü emekli olmadığı için eşimin maaşı kesildi!” diyerek karara isyan ediyor.
Yandaş olmayan gazetelerin birinci sayfalarındaki her haber, bayram günü evlere düşen ateşin yaktığı yürekleri anlatıyor.
İnsan bunları okurken aklını yitirecek gibi oluyor!
Söyleyecek söz bulamıyor, donup kalıyor!
* * *
Geçen hafta Halk TV’de ekrana gelen “Halk Arenası”nın konuklarından Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, bir sorum üzerine şu düşündürücü cevabı vermişti:
“Balyoz davasını artık hukukçulara sormayın, dış politika uzmanlarına, askeri strateji uzmanlarına sorun. Çünkü Balyoz, temel olarak donanmayı hedef almış bir dava… Hedeftekileri düşündüğünüzde, sonuçlarını dikkate aldığınızda, neyi kastettiğimiz anlaşılıyor…”
Prof. Feyzioğlu büyük ilgiyle izlenen konuşmasında “Türkiye’de yargının siyasallaşarak AKP iktidarının denetimine girdiğini ve keyfi yargı döneminin başladığını” öne sürmüştü.
* * *
Başbakan Erdoğan ise Balyoz haksızlığına isyan ederek Deniz Kuvvetleri’nden istifa eden amiraller hakkında ne düşündüğü sorulduğunda “Hiç beklemezdim. Vatanını seven amiraller böyle bir süreçte istifa etmez, anlamıyorum!” diyor.
Yani “Arkadaşlarına yapılan haksızlığı sineye çekerler, makam ve terfi uğruna koltuklarında oturmaya devam ederler!” demeye getiriyor.
Bu yorum karşısında yine sözün bittiği yere geliniyor!
* * *
Yazıyı kadim dostum, mizah ustası Müjdat Gezen’den bir alıntıyla bitirelim:
Demokrasi paketinin açıklanmasından sonra yabancı gazeteciler Başbakan’a “Sizin demokrasi anlayışınız nedir?” diye sormuşlar.
Başbakan da “Benim gibi düşünüyorsanız, sizinle aynı fikirdeyim!” cevabını vermiş!
Uğur Dündar
Sözcü
