‘Kitle Psikozu’: Bir deliden lider yaratmak
İlkel köye bir yabancı gelir.
Yabancı köyde sempati ile karşılanmaz. Tersine, itici ve komik bulunur.
Çok geçmeden delice tutkulara sahip olduğu fark edilen adamın, toprağın kutsallığı, dağın dize getirilmesi gibi sözde mistik düşünceleri sürekli dile getirmesi insanları rahatsız etmeye başlar.
Fakat zamanla yandaşları artar.
Önce gençleri, daha sonra da yetişkinleri etkisi altına alır ve sonuçta bütün köy bu yabancı tarafından adeta büyülenmiştir.
Tabii, köyde destek bulmasının bir başka nedeni de; bazı zengin köylülerin, çıkarları gereği ondan yana tavır almalarıdır.
Olaylar giderek daha çılgın bir hal alır. Görünürde akla uygun nedenlerle en inanılmaz olana inanılır, paganist ve mitolojik düşünceler ortaya çıkar, bütün sadist güdüler serbest bırakılmıştır.
*
Transa geçmiş insanların ağdalı laflar etmeleri beni her zaman kuşkulandırmıştır.
Tanıdığım kadarıyla, deli olmasının yanı sıra, kaçık bir komedyen olan Marius, bu oyunu bana sahneliyordu, iyi ama hangi amaçla? Erkek olarak iktidarsızlığını örtmek için mi? Bu, delilerin dilinde ifadesini bulan insan olmanın dâhiyane ilk nedeni değil midir?
*
Onun da haktan söz etmesi elbette rastlantı değildi.
Çünkü; insanlar daha ileriye doğru sürüklendiklerinde sürekli haktan, haklı olmaktan ve adaletten söz ederler; bunun için başka kutsal bir sözcük bulamazlar.
Ve yaptıkları her haksızlık, sadece bunu yapmakta haklı olduklarına inandıkları için, gerçekleşebilir.
*
Artık gülenleri susturmak olanaksızdı.
Çünkü bütün iyi ruhlar, tahtından indirmek için cadıya saldırmışlardı.
Bu arada şeytanlar, çatallarını sallayarak, onu korumak için etrafını sararken cadı, üzerine gelenleri süpürgesiyle püskürtmeye çalışıyordu.
*
Çok geçmeden, tablonun bütününü görebiliyordum artık.
Ruh ve şeytanların oluşturduğu çete –tabii ki artık ruh ve şeytan değil, terleyen maskelerdi hepsi- iyice sarhoş olmuştu.
Hep aynı dörtlüğü söylüyorlardı:
“Seni kim çağırdı
Aptal temsilci
Çalıyorsun paramızı
Senin de sonun geldi.”
*
‘Bir deliden lider yaratmak’ sözü, Hermann Borch’un İthaki Yayınları’ndan çıkan ‘Büyülenme’ adlı kitabının tanıtımında kullanılıyor (Atlas Tarih Dergisi, Şubat - Mart 2014 Sayısı).
Tam bir ‘kitle psikozu’nun anlatıldığı ‘Büyülenme’, yaklaşık 300 bin kelimelik bir roman.
Bu kitap tuhaf, kadim ve sadistik bir fenomenin eşliğindeki –tüm köyü büyüsü altına alan çılgın bir adam tarafından var edilen- bir kitle hareketinin doğuşunu izlemeye çalışıyor.
Bu hareketin gelişimi köyün doktorunun günlüğüne yansır. Doktor ortalama bir zekâya sahiptir ve psikolojik bir fenomenin nesnel gözlemcisi olduğuna inanır. Fakat kayda geçirdiği büyüden kendisinin de yavaş yavaş etkilendiğini fark etmekten acizdir.
*
Okumanızı öneririm.
