10
Aralık 2014 tarihinde ABD’nin adana 2. Konsolosu James Michael Saxton Ruiz ve
beraberindeki heyet, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki gelişmelerle ilgili olarak
Güneydoğu Genç İşadamları Derneği (GÜNGİAD) Başkanı Hakan Akbal’ı ziyaret etti.
Önerilerinin 26 istatistiki bölgeden Şanlıurfa
ve Diyarbakır’ın yer aldığı TRC 2 bölgesi ile Mardin, Batman, Şırnak ve
Siirt’in yer aldığı TRC3 bölgesinde özerklik gibi yerinden yönetim pilot
uygulamasına geçilmesi olduğunu dile getiren Akbal, şöyle konuştu: “Bizler TRC 2 ve TRC 3 bölgelerin yönetim
merkezinin Diyarbakır olmasını, ulusal parlamento yanında yerel düzeyde de
seçim esasına dayalı, temsile olanak veren meclislerin oluşmasının
tartışılmasından yanayız. Bir düzenleme ile Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin,
Batman, Şırnak ve Siirt illeri Osmanlı’da olduğu gibi Diyarbakır Vilayeti
olarak tanımlanabilir, Diyarbakır Vilayetinin yönetim merkezi de Diyarbakır ili
olabilir” dedi.
Kamuoyunda
“ikiz sözleşmeler” olarak bilinen *“Birleşmiş Milletler Bireysel (Medenî) ve
Siyasal Haklar Sözleşmesi ve *Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel
Haklar Sözleşmesi” 4Haziran 2003
günü 4867 ve 4868 sayılı kanunlar ile TBMM’de kabul edildi. Ve yürürlüğe girdi.
İkiz
sözleşmelerin başından ilk iki madde “Madde:1– Bütün halklar kendi kaderlerini
tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasal statülerini
serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerini serbestçe
sürdürebilirler.
Madde:
2– Bütün halklar uluslararası hukuka ve karşılıklı menfaat ilkesine dayanan
uluslararası ekonomik işbirliği yükümlülüklerine zarar vermemek koşuluyla,
doğal kaynakları ve zenginlikleri üzerinde kendi yararına serbestçe tasarrufta
bulunabilir. Bir halk sahip olduğu maddi kaynaklardan hiç bir koşulda yoksun
bırakılamaz.” Yeter mi? Yetmez.
27
Haziran 1995 tarihli FBIS bülteninde, “ABD’nin eski Moritanya Büyükelçisi”
unvanını kullanan David Adolph Korn’un Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmeler
yayınlanmıştı. O görüşmede, terör örgütünün başı Öcalan, “Biz Amerika’da olduğu gibi
federal bir devlet, İspanya ve Almanya’da olduğu kadar da demokrasi istiyoruz.
Eğer Türkiye kimlik, kültür, dil ve ekonomiye dayalı haklarımızı verirse,
şiddeti bir günde durdururuz. İsteğimiz, soykırıma son verilmesi ve bunun için
ABD’nin aracılık yapmasıdır. Biz ABD kuruluşları ve vatandaşlarına yönelik
hiçbir eylem yapmadık” demişti.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Washington Post yazarı Jackson
Diehl’e açıkladı(10 Ara 2010) “İngiltere eski sömürgeleriyle bir milletler topluluğu
halinde, neden Türkiye eski Osmanlı topraklarında, Balkanlarda, Orta Doğu ve
Orta Asya’da yeniden liderlik kurmasın?” Osmanlı’dan
kalan mirasımız var. Yeni Osmanlı diyorlar. Evet, Yeni Osmanlıyız. Bölgemizdeki
ülkelerle ilgilenmek zorundayız” dedi.
AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg, Adriaan van der
Meer'e çektiği 3 Aralık 2001 günlü mesajında şöyle diyor: “Türk tarihinin
hakkından gelmek gerekiyor” . "Hakkından gelinecek
tarih", AB şeflerinin sık sık belirttikleri üzere, Kurtuluş Savaşı ve
Cumhuriyet Devrimi'dir. Ancak, Fogg'un yazdığına göre, “ABD ve AB bunu nasıl
yapacaklarını bilmiyorlar”.
BAY
AB MANDACISI ÖNER; ABD ve AB bunu nasıl yapacaklarını sizin gibi devşirilmiş,
ateşli AB mandacılarından öğrendiler.
BAY
AB MANDACISI ÖNER; Siz ve sizin gibi Kemalist Cumhuriyetin üst
katlarına sızmayı başarmış ateşli AB mandacılarının yol göstericiliğinde,
ülkemiz bu gün kelimenin tam anlamıyla bölünmenin eşiğinde ve emperyalist
haydutların işgali altında.
Bu
yargı, benim kişisel kanım değil, sizin valiliğiniz döneminde yaptığınız iş ve
işlemlerin bir sonucudur. Hatırlayın; 10 Ağustos 2009 günü Batı Akdeniz
Kalkınma Ajansı(BAKA) ilk toplantısını Isparta’da Vali Ali Haydar Öner’in yani sizin
başkanlığınızda yaptı.
ADD Isparta Şubesi Yönetim Kurulu, başkan Mahmut Özyürek imzası ile 09.08. 2009 günü Konu ile ilgili bir basın açıklaması yayınladı. ADD Isparta Şubesinin “Basın Açıklamasında” özetle;
Türkiye’de “Bölgesel Kalkınma Ajansı” kurulması, Türkiye’ye yönelik AB ve ABD kaynaklı federasyon baskılarına büyük bir hız kazandıracağı, küreselleşmenin istediği pazarın yaratılacağı tartışmasızdır. “….Bölgesel Kalkınma Ajansları yakın bir gelecekte, Türk vatandaşlarının kendilerini ulus devlet kimliğinden çok yaşadıkları kent ve bölgelerdeki kimliklerle bağdaştırarak tanımlamalarını sağlayacaktır. Bu bölgeselleşme sayesinde Birlik, yerel birimlerle doğrudan bağlar kurarak yavaş yavaş Avrupalılık bilinci oluşturacak, böylece ulusal kimlikler yok edilecektir” , “…..Özellikle Güneydoğu Anadolu’da “Bölgesel Kalkınma Ajanslarının kuruluş ve uygulamaya girmesi; bölücü istem ve niyetleri zirveye çıkmış olan örgütçü-şehir teröristi sözde yerel yöneticiler, Kalkınma Ajanslarını üniter devlete karşı ayaklanmak için bir araç olarak kullanacaklardır.”, “….Türkiye AKP hükümeti tarafından bir felakete doğru sürükleniyor. Türkiye kendisine karşı hazırlanan bir komplo ile karşı karşıyadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti “Kalkınma Ajansları” aracılığı ile tasfiye edilmeye sürükleniyor. 09. Ağustos 2009”
Peki, BAY AB MANDACISI ÖNER; Özetini verdiğimiz bu açıklamada, Vali olarak sizin adınıza, unvanınıza, makamınıza yönelik bir eleştiri var mı? Yok!
Eleştirilen KİM? AKP hükümeti!
Peki, BAY AB MANDACISI ÖNER; Siz bu açıklamaya nasıl bir yanıt verdiniz. Ben hatırlatayım.. “Bu söylemleri tutarlı bir söylem olarak değerlendirmiyorum. Marjinal bir söylemdir, önyargılı bir söylemdir, Atatürkçü Düşünce ile bağdaşmayan bir söylemdir ,kimse Atatürk adına rasgele konuşmamalıdır. Özellikle Atatürk’e saygısı olanlar, Atatürk’le ilgili söylemlerinde çok dikkatli olmalılar.”, “Atatürkçülük bir şahsa münhasır bir olay değildir. Kaldı ki, ben 2000 yılında Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi tarafından ‘Yılın Atatürkçü Devlet Adamı’ ödülünü almış bir kişiyim” Yani Bay Öner siz Atatürkçülük adına AKP’nin avukatlığını yaptınız!
Neyin Karşılığı? Yanıtı biz verelim. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı(BAKA)’nın başkanlığını yaptığınız dönemde 4.500TL-8.000TL arası ücret karşılığında.. BAY AB Mandacısı Öner; sizin Atatürkçülüğünüzün ederi bu değil mi? Siz değilmisiniz TBMM Milli Eğitim Komisyonunda “ATATÜRKSÜZ ANDIMIZ DAHA İYİYDİ” diyen?
BAY AB MANDACISI ÖNER; AB İlerleme Raporundan bir alıntı yapalım. “Türk devletinin temel felsefesi olan Kemalizm, Türk devletinin bütünlüğüne yönelik ölçüsüz bir endişe kaynağı oluyor. Kemalizm, Türk kültürünün ve milliyetçiliğinin homojenliği üzerinde duruyor. Devletçilik, ordunun güçlü rolü, dine karşı çok katı bir tavır gibi yaklaşımlara öncelik veren Kemalizm felsefesi, Türkiye’nin AB’ye katılımına köstek oluşturuyor.”
Yine
Avrupa Parlamentosu ve AB yetkililerinden Günter Verheugen : “Kürtlere uygun
düzeylerde idarî özerklik gereklidir, Kürtlere kendi kaderlerini tayin hakkı
verilmeli” dedi.
BAY
AB MANDACISI ÖNER; Mustafa
Kemal ATATÜRK 6 Mart 1922’de yaptığı TBMM Konuşmasında ne diyor? “ Türkiye'yi
yok etmeye girişenler, Türkiye'nin ortadan kaldırılmasında çıkar ve hayat
görenler, zararlı olmaktan çıkmışlar, aralarında çıkarları paylaşarak,
birleşmiş ve ittifak etmişlerdir. Ve bunun sonucu olarak, birçok zekâlar,
duygular, fikirler, Türkiye'nin yok edilmesi noktasında yoğunlaştırılmıştır. Ve
bu yoğunlaşma, yüzyıllar geçtikçe oluşan kuşaklarda, adeta tahrip edici bir
gelenek biçimine dönüşmüştür. Ve bu geleneğin, Türkiye'nin hayatına ve
varlığına aralıksız uygulanması sonucunda, nihayet Türkiye'yi ıslah etmek,
Türkiye'yi uygarlaştırmak gibi birtakım bahanelerle, Türkiye'nin iç hayatına,
iç yönetimine islemiş ve sızmışlardır. Böyle elverişli bir zemin hazırlamak güç
ve kuvvetini elde etmişlerdir.”
BAY
AB MANDACISI ÖNER; sizin gibi düşünenlere Mustafa
kemal ATATÜRK "Ahmaklar, memleketi
Amerikan mandasına, İngiliz himayesine terk etmekle kurtulacak sanıyorlar.
Kendi rahatlarını temin etmek için bir vatani ve tarih boyunca devam edip gelen
Türk istiklalini feda ediyorlar " diyor!
BAY
AB MANDACISI ÖNER; ; Siz yalnızca ateşli bir AB mandacısı
değil, aynı zamanda demokrasiye inanmayan bir faşistsiniz!
Çünkü
Siz yaşamınızın hiçbir döneminde seçilmediniz. Dersimli Kemal tarafından atandığınız
Milletvekilliği dâhil tüm görevlere birileri tarafından atandınız. Bu nedenle
olsa gerek Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesinin, Genel Kurullarında hep
seçilerek gelmiş şube Başkanı Mahmut ÖZYÜREK görevde iken, Isparta da onlarca kişiye ADD
Şube Başkanlığı önerdiniz.. İşin garibi bu önerilerinize hep olumsuz
yanıt aldınız.. Bu yolla Mahmut Özyürek’i görevden uzaklaştıramayınca, sizin
gibi ateşli bir mandacı ve mason olan Tansel Çölaşan’la el ve işbirliği
içinde bir “kumpasla” amacınıza
ulaştınız… ADD Isparta Şubesinin
Kemalistlerden alınarak, kaplıca-
kermes organizatörlerinin eline, güzellik ve sağlık ürünleri pazarlamacılarının
yönetimine geçmesini sağladınız.. Milletvekilliğiniz süresince Isparta ya
yaptığınız tek ve en önemli hizmet te bu oldu.. Bu hizmetinizle ne denli
övünseniz yeridir!
BAY AB MANDACISI ÖNER; Valiliğiniz
döneminde yüksek ücret karşılığı “Atatürkçülük” adına kuruluşuna büyük emek
verdiğiniz “BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI”;
Diyarbakır Eyaletinde olduğu gibi ülkemizin 26 eyaletinden biri olarak,
ayrışma, bölünme yolunda önemli hizmetler yapıyor.. Siz ise Milletvekilliği ile
ödüllendirilerek, ülkenin ve ulusun geleceğini karartma pahasına, Bankalarda
yüklü bir birikim yapma olanağını elde ettiniz. Kemalist devrimci Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt “Devlet
yöneticileri zenginleştikçe halk fakirleşir” diyor. Siz bunun en iyi
örneğisiniz..
Her yazımda
olduğu gibi bu kez de son sözü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bırakalım. Mustafa Kemal; 10/11 Eylül 1919'da Damat Ferit'in Dâhiliye
Nazırı Adil Bey'e gönderdiği telgrafta şöyle diyor:
"...Alçaklar,
caniler, hainler! Düşmanlarla millet aleyhine hainane tertibatta
bulunuyorsunuz. Milletin kudret ve iradesini takdirden aciz olduğunuza şüphe
etmiyordum. Fakat vatan ve millete karşı hainane ve boğazlarcasına harekette
bulunacağınıza inanmak istemiyordum. Aklınızı başınıza toplayın. (...) Mister
Nowil gibi milletimiz ve vatanımız için zararlı olan yabancılara vicdanınızı
satarak yaptığınız alçaklıkların milletçe tatbik olunacak sorumluluğunu nazarı
dikkatte tutunuz. Güvendiğiniz şahısların ve kuvvetin akıbetini öğrendiğiniz zaman
kendi akıbetinizle karşılaştırmayı unutmayın."
Mustafa Kemal
Derin
üzüntülerimle BAY AB Mandacısı Ali Haydar Öner.
