Sürekli gittiğim süpermarketten tam bir yıl önce yaptığım alışverişin fişi önümde… Aynı markete tekrar gittim ve aynı ürünleri aynı miktarda aldım.
Geçen yıl ödediğim toplam para 205 lira…
Bu yıl ise 273 lira…
Yani cebimden bu yıl fazladan çıkan miktar, 68 lira…
Vurun yüzde hesabına; yüzde 33,1!
***
Oranlarla başladık, bir yılda hangi ürüne yüzde kaç zam gelmiş birkaç da örnek verelim:
Tam yağlı sert beyaz peynir: Yüzde 41…
Gemlik zeytin (Aynı marka): Yüzde 28…
Macar salam: Yüzde 38…
Pastörize süt: Yüzde 34…
Yoğurt: Yüzde 24…
Nescafe: Yüzde 50…
Fıstık ezmesi: Yüzde 36…
Demlik poşet çay: Yüzde 30…
Sızma zeytinyağı: Yüzde 27…
Makarna: Yüzde 25…
Pirinç: Yüzde 18…
Bulaşık makinesi deterjanı: Yüzde 27…
Deodorant: Yüzde 49…
Jilet: Yüzde 33…
***
Gelelim devletin (Hükümetin değil… Çünkü hükümetler zam yapmaz, devlet yapar… ‘Hükümet zam yapıyor’ diyen ve kanıtlayamayan şerefsizdir) yaptığı zamlara:
Örneğin geçen yılın Eylül ayıyla bu yılın Eylül ayı arasında motorine yüzde 24.1, LPG’ye yüzde 21, benzine yüzde 19.7 zam yapıldı…
Elektriğe yapılan zam, yüzde 14…
Doğalgaza ise yüzde 22,5…
Kibar Maliye Bakanı’nın kibar deyişiyle; sigaranın, içkinin, bazı otomobillerin, telefonun vergisi öyle bir “güncelleştirildi” ki; yakında bunlara dokunamaz olacağız…
Ama… Bu yüksek oranlar; ne hikmetse Türkiye İstatistik Kurumu’nun mucizeler yaratmasını ve enflasyonu “tek hanelerde” tutmasını engelleyemiyor!
“Giderlerimiz” hanesindeki genel manzara böyle…
Bir de “Gelirlerimiz”e bakalım:
***
Asgari ücrete ve emekli maaşlarına bir yılda yapılan “şahane zam”, yüzde 8-9 arasında…
Memur ücretlerine yapılacak zam ise dün açıklandı:
İlk altı ay için yüzde 3, ikinci altı ay için bir yüzde 3 daha… Toplamda; memurun bir yılda eline geçen para yaklaşık yüzde 4,5 artacak…
***
Peki; nasıl yaşayacağız? Tek geliri maaş olan memurlara yüzde 4,5 zam yaparak, iktidarın yıllık yüzde 10 olan büyüme hedefine nasıl ulaşacağız?
Burada iş, sizin girişimciliğinize ve yaratıcı zekanıza düşüyor…
Ticarete atılacaksınız!
Ama öyle, herkesin yaptığı gibi Tekel ya da Loto bayii falan açmayacaksınız…
Kafayı çalıştırıp, “geleceğin en popüler iş alanları”nı bugünden bulacaksınız!
***
Siz yorulmayın; ben hepimiz için düşünüp buldum. Üstelik bu müthiş yatırım danışmanlığı hizmeti için asla para talep etmiyorum:
Satın aldığımız ürünler ve hizmetler bu kadar zamlanırken, bizim gelirimiz reel olarak geriliyor ve bu da herkesi “kafayı yeme” noktasına getiriyor ya…
İşte; bu “kafa yemeler” henüz yayılmamışken, borçlanıp harçlanıp huni ve direksiyon sektörüne yatırım yapacaksınız…
Göreceksiniz; birkaç yıl içinde ülkenin en çok satan ürünleri huni ve direksiyon simidi olacak!
Dalga geçtiğimi düşünüp gülüyorsunuz değil mi?
Siz öyle sanın:
Sokaklar, başlarında hunileriyle ve ellerinde boş bir direksiyon simidiyle dolaşan bordro mahkumlarıyla dolduğunda, bu önerimi ciddiye almadığınız için dizlerinizi döveceksiniz!
****
BİBER!
Başbakan dün partisinin milletvekilleriyle Kızılcahamam’da kampa girmiş ve milletvekili maaşlarının yüksek olduğunu söyleyenlere, “Bunu gündeme getirmek terbiyesizliktir” diye hadlerini bildirmiş!
Haklı…
Milletin kendisi bin lira emekli maaşı alırken, vekili 10 küsur bin lirayı yeterli bulmuyor…
Ve biz de “terbiyesizce” bunu yazı konusu yapıyoruz…
Bizim ağzımıza biber sürmeli Başbakan!
****
Günün Haberi
Sorum ÖTV zammının (güncelleme) 74 milyonu ilgilendirmediğini öne süren ve “Zenginlerden alıyoruz biz” diyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a…
İyi de o zenginlerin, ürettikleri mala ve hizmete zam yaparak, bu fahiş artışları kimden alacağını hiç düşündünüz mü?
****
Şehremini’nden karizma dersi!
CHP Milletvekili İsa Gök, partisinin kararına uyarak başlattığı yemin etmeme eylemini, milletvekilliği düşme noktasına gelene dek, hem de tek başına kararlılıkla sürdürdü…
Amacı, cezaevindeki milletvekillerinin yemin etmesini ve salıverilmelerini sağlamaktı.
Bizim gibi ülkelerde, hem de parlamentoda tek başına eylem yapmak zordur; o zoru başardı.
Ama yemin etmek zorunda kalınca, iktidar partisinin aşağılamalarına hedef oldu… Şimdi tüm AKP’li vekiller, büyük bir mutlulukla, “O da tıpkı diğer CHP’liler ve BDP’liler gibi tükürdüğünü yaladı” diye dalga geçiyor…
Ankara Şehremini Melih Gökçek de “Fırsat bu fırsat” diyerek, yandaş bir televizyona çıkmış ve “Bize diz çöktüreceğini söyleyen İsa Gök’ü dizlerinin üzerine çöktürdük, milletvekili yeminini ettirdik” demiş… Keyifle de eklemiş:
“İsa Gök’ün karizması artık sıfırdır!”
***
Tabii ya… İnsanın karizma (!) sahibi olması için, devlet şirketi BOTAŞ’a olan 5 milyar lira borcunu, hem de mahkeme kararlarına rağmen ödememesi, yani “yasa tanımaz” olmaz gerekiyor!
Sırf yasalara uyup, son dakikada milletvekilliği düşmesin diye yemin eden adamın “karizması” mı olur?
Mustafa Mutlu
Vatan