Hiç fazla düşünmeyin. Yan gelip yatıp, üstüne binlerce lira kazanabileceğiniz, bedava yemekler yiyebileceğiniz, gittiğiniz yerlerde el üstünde tutulacağınız bir meslek mi arıyorsunuz? Vekil olun, kesinlikle vekil olun. Adından korkup çekinmeyin sakın. Evet adı, milletvekili. Ama %90′ının milletle işi yok zaten. Milletin sorunu ne? Millet ne istiyor? Seni oraya getiren halka neler yapman gerekiyor? Bunlar hiç dert değil, takma çünkü takan, umursayan yok.
Üstüne üstlük bir de yeni karar gereği uçak biletleri ve benzin masrafları da bedava olacak! Oh ne ala! Bir insanın başka ne masrafı olabilir ki? Mecliste 1-2 liraya yenilen etler, gittikleri mekanlarda el üstünde tutulmalar, benzin parası ödememeler ve ailevi, tatil fark etmeksizin uçak gezilerini bedavaya getirmek! Gerçekten rahat bir yaşam sürmek istiyorsanız muhakkak milletvekili olmalısınız.
” Peki nasıl olacağım? Birikimli, önemli bir eğitim geçmişi olan, dil bilen biri olmam gerekmiyor mu? ” demeyin sakın. Türkiye’deki kaç vekil 2 üniversite bitirmiş? Kaç vekil dil biliyor? Bırakın 2-3 dili çoğu Türkçe dışında başka bir dil bile bilmiyor. Başbakanı ziyarete gelenlerin Başbakandan duyduğu tek kelime ” Hi ”.
ÖTV zamlarıyla bu kararın aynı anda gelmesi de düşündürücü.
Bedava benzin, bedava uçak biletleri – Halkın cebine kibrit suyu döken ÖTV zamları. Tabi Bakan bunları zam olarak görmüyor, sadece güncellemeymiş. Zamcık düşkünü Bakanlar olduğu sürece bu ülkenin kalkınacağı da yok, gelişeceği de. Halkı soymaya ant içmiş gibi davrananlar, soyup soğana çevirip oy isteyen yüzsüzler var olduğu sürece ülkenin geleceğine ümitle bakmak biraz yersiz oluyor sanırım.
*****
İşi, okulu, evi Beşiktaş taraflarında olanların her gün yaşadığı bir sorun var. Özellikle Barbaros Meydanı tarafındaki ışıklarda. Günün her saati fark etmeksizin ışıklardan karşı karşıya geçerken ister yaya, ister arabayla dakikalarca bekleyebilirsiniz. Örneğin ben geçen gün 8 ışık bekledim ki 75 saniyeden yaklaşık 10-12 dakika falan etti. Gitmem gereken yere geç kaldım. Benim gibi geç kalan bir dolmuş dolusu insan da vardı. Hep beraber ” andık ” devlet büyüğümüzü!
Başbakan çalışma ofisine gidebilir. Ne yapıyorsa yapsın, bizi ilgilendirmez. Fakat o çalışma ofisine beklemeden gidecek diye, rahat edecek diye, trafikte keyfi bozulmayacak diye insanları dakikalarca işinden alıkoyamazsınız. Bir de sanki yaptıkları normalmiş gibi, dayanamayıp ilerleyen arabalara hakaret yağdıramazsınız. Başbakanın benden ne farkı var? O da vatandaş değil mi? Ben nasıl trafik çilesini çekiyorsam, o da çekecek. Onun yüzünden okula geç kalan öğrencilerin, işine geç kalan emekçilerin hakkını kim verecek?
Eğer trafikten şikayetçiyse bir zahmet İstanbul Belediye Başkanı’na çatsın, hırsını bizden çıkarmasın. Ben haftanın belli günleri onun yüzünden evden erken çıkmak zorunda değilim, hele onun yüzünden geç kaldığım için fırça yemeye hiç tahammül edemem!
Kutay Hakverdigil
İLK KURŞUN