Yalan at, aldat!..
Uyut, korkut!..
Yıldır, caydır!.. Veee!.. sistem sürsün!.. durmak yok-yola devam!..
*****
Hiç kusura bakma vatandaş!.. Ninemin bir sözü bu noktada çok uygun düşmekte:
Binenin çoksa, kabahati eşekliğinde ara!..
*****
Sustukça binmekteler sırtına!.. İnecekleri de yok!!.. Semerin, yarana dokunana kadar mı sürecek suskunluğun!?!..
Susmak rıza göstermektir!.. Susmak cesaret vermektir!..Sıranın kendisine gelmesini beklemektir!..
Sıra sana geldiğinde; semeri indirip, yaraya bakacak kimse kalmayacak!..
Örgütlü cehalet işbaşında!..
Örgütlü cehalet; sadaret istiyor, laiklik gitsin şeriat gelsin diyor!.. Din bezirganları siyasete tellal olmuş, hem Allah’ı hem kulları aldatmaktalar!..
Hayli de yol aldılar!..Sessiz de değiller artık!.. Ur gibi sardılar bünyeyi!.. Çığırtkanları çok!..
Kanserin tedavisi için okunacak duayı tartışıyorlar televizyon ekranlarında!..
Teravih namazının her rekatı yenilenerek sunulacak hurilerle dolu sarayların ihtişamı anlatılıyor!.. İslamiyet bile kirletilmekte!.. Hem de Allah adı kullanılarak!..
Ulema geçinenler, siyasete yön verirken, çıkıp da, din bu değil demiyor!..
Diyemiyor!..
Çünkü işine gelmiyor!.. Dini, uyandırmada değil, uyutmada kullanmak işine geliyor…
*****
Aç gözünü, uyar canını!..
Sana dayatılan sistem ileri demokrasi adı verilerek yutturulan bir soygun düzeni!.. Yutma!..
Gücüne gidiyorsa semer taşımak; susma!.. Bekleme semerin yarana dokunmasını!..
Semere de yulara da alışmanı bekliyorlar… Alıştıra alıştıra dedikleri de tam bu işte!..
Susarsan alışırsın; semere de binene de!.. .
Onur da gider elden, gurur da!.. Özgürlüğü bile verilen kadarını almak sanırsın!..
*****
Örgütlü cehalet işbaşında!..
Liselere kadar uzandı bile!.. Taşeronları eylemde!..Sıfatları da müdür!.. Ahlak zabitliği!.. Ahlakı; apış-aralarının tatmininde arayanların yeni görevi bu zabitlik!..
Bugün birkaç lisede!.. Yarın beş on!.. Susarsan; tamamına gelecek sıra…Unutma!..
“Bu kafa mı Atatürk Türkiye’sini çağdaş milletler seviyesine çıkaracak!.” Diyorsan; “2023 yılına Türkiye’yi bunlar mı taşıyacak!..” diye soruyorsan… Susma!.. Yalanları yutma!.. Ve unutma!..
İşbaşındalar!.. Örgütlü!
Gördükleri her dişiyi, taşıdıkları hayvansal duygularının birer tatmin öğesi olarak görenler okullarda kız ve erkeklerin birbirlerine 1 metreden fazla yaklaşmasını yasaklamışlar..
75 santime indirenler de var!..
Yarın sınıflar, ertesi gün de okullara ayrılacak!.. Susma!?..
Çünkü; örgütlü cehalet, öğretmenden öğrenciye hepsini cinsel öğe olarak algılamakta!.. Akıllarına gelse, pıtraklı tasma takmayı teklifi getirirlerdi. Ya da kurallara uymayanları hadım etmeyi!.. Sinir sistemleri apış arasından öte uzanmayan adamlardan ne beklenir!..
*****
Öğretmenlik mesleğinin saygınlığını korumak adına bu uygulamanın yapıldığını savunacak kadar eğitimden bi-haber kişi de vali yardımcısı!.. Şıracı, bozacıya arka çıkmakta!.. Toplumsal birlikteliğin yaşam alanı olan okulları, yatak odası gibi algılayan zihniyetle verilen eğitimin neresi eğitim!. Arkadaşlık ve dostluk kavramları eğitimle verilir!.. Eğitim gibisi yok!.
Ahlakı, bacak arasından beyne taşıyamayanlar, eğitimden yoksun kalanlardır.
Eğitim toplumsal etkileşimle verilir.. Kız ve erkelerin yayana gelmelerini, ahlaksızlık olarak algılayan kişi eğitimci olamaz!.. Bu algı, ancak hasta bir ruhun, sapık bir beynin algısıdır.
Böylesine sapık bir beyin acilen tedaviye muhtaçtır!.. Asıl öğrencilerden ve öğretmenlerden uzak tutulması gerekenler onlardır!.
Öğrencilere ve öğretmenlere sesleniyorum!..
Ahlakını apışarasına sıkıştırmış adamlardan, uzak durun!.. Yoksa; başınıza kötü şeyler gelir.
Salt eşkiyanın değil; sapığın da ne zaman ne yapacağı belli olmaz!..
Veliler, şimdi de sözüm size!..
Okullara gönderdiğiniz çocuklarınızı, sapıkların idaresine teslim etmeyin… Sapıklıkta sınır yoktur!.. Koydukları sınırı önce kendileri tanımazlar. Uyarmak görevim.. çünkü eğitimciyim!.
Ya onlar terk etsin eğitimi, ya da siz istemeyin onları!.. Eğitim, eğitimcilere bırakılmalıdır. Bilgi hırsızından, ahlak arsızından eğitimci olmaz; eğitime ve eğitimciye yönetici hiç olmaz!..
Öğretmen ve öğrencileri aşağılayan; terbiyeyi ve ahlakı, sadece, peydah oluş eyleminde gören idareci, sana derim ki;
Eğitim sizden ırak!.. Ve acilen bu görevi bırak!..
*****
Ben emekli bir eğitimciyim.. Öğrencilerimle, yan yana da oturdum.. Kol kola da girdim.. omuz omuza da yürüdüm..
Bu eylemlerimden ötürü beni ahlaksızlıkla suçlayacak kişi benim nazarımda sapıktır. Sapık adamı da eğitimci saymam.. İnsan neslinden de saymam!..
Hayvanlar bile, her yan yana gelişlerinde sapkın davranmazlar!..
Halkıma sesleniyorum!..
Hala yetmedi mi suskunlun!.. Devam mı yapılana katlanmaya; verileni almaya!?..
Susmakla, neyi kabullendiğinin farkında mısın!?.. Tehlike yuvarlanarak gelmekte; çığ gibi!..
Çocuğun Sapık!.. Öğretmeni sapık!.. Saygıdeğer(!) müdür de ahlak zabıtası!.. Apış arasından sopa sallamakta!..
– Müstahaksan katlan!… Demeye dilim varmıyor.
Ama şunu söylemeden de geçemeyeceğim!..
“Toprakta karınca suda balık, kovanda arı kadar çoksun;
Tarlada sen, cephede sen.. emekte sen!.. Eylemde yoksun!..”
MEHMET HALİL ARIK
İLK KURŞUN