Şantaj-Tehdit Araçları Serbest Piyasada!

SEVGİLİ okuyucularım Türkiye son zamanlarda inanılmaz gerçeklerle yüz yüze geliyor. İktidara karşı oları insanların, özellikle gazetecilerin, siyasetçilerin, işadamlarının, hatta aynı kapsamdaki yargı mensuplarının telefonları devlet ve hükümet tarafından dinleniyor. Dahası, bu kişiler ortam dinlemesine tabi tutuluyor. Bazıları gizli çekimle kameraya kaydediliyor.

Ses ve görüntü kayıtları zulada saklanıyor.

Sonra günün birinde, gelen emir doğrultusunda bunlar piyasaya sürülüyor. Ellerinde hazır internet siteleri var, medya var… Ve bunlar çarşaf çarşaf yayınlanıyor.

Bilemiyorum ama yüzde yüz eminim, birilerine bu doğrultuda şantaj yapılıyor.

Dinlendiğinizi, izlendiğinizi anlamanız mümkün değil ama biliyorsunuz. O yüzden telefonda rahat rahat konuşamıyorsunuz. Yaptığınız şakanın, yaptığınız geyik muhabbetlerinin bile günün birinde karşınıza bir dava konusu olarak çıkmasının örnekleri ortada.

Özel yaşamınız, özel konuşmalarınız, hepsi kayıtlarda ve birilerinin ellerinde. Kayda alındığınızı biliyorsunuz ama kanıtlamanız mümkün değil.

Geçenlerde bir dost grubu ile erkek erkeğe- bir gazeteci arkadaşın evinde yemeğe çağrıldık Konuklardan biri telefonlan gösterip “Önce şu atom bombalarını ortalıktan kaldıralım” dedi!..

Ve herkes cep telefonlarını otomatik alarak oradan uzaklaştırdı. Peki ne vardı o yemekte? Yasadışı işler mi konuşacaktık, suç mu planlayacaktık! Darbe mı yaptıracaktık!..

Hayır, ama aklı başında insanlar bile bu düzeyde ürkütülmüştü.

***

Şimdi burada bu yazımın esas konusuna geliyorum. Evet, bizler izlendiğimizi biliyoruz. İzlemeyi devlet yapıyor. Ya da devlet adına birileri yapıyor.

Şimdi belki diyeceksiniz ki “izleme ve dinleme aygıtları ile bu konuda uzman personel sadece devlette var… O yüzden devlet yapıyor!”

İşte bu konuda büyük yanılgı içindesiniz.

İzleme ve dinleme aygıtları piyasada açıkça satılıyor, hem bunların ilanları örneğin Milliyet, Vatan gibi gazetelerin internet sitelerinde özgürce yayınlanıyor.

İşte size o internet sitelerinden çektiğim bire bir örneklerden bazılan.

“Gizli kamera ve ses kayıt cihazları 49 liradan başlayan fiyatlarla. İhanet, kirli işler… Tüm ürünlerimiz TSE belgelij olup iki yıl garantilidir.”

Demek ki bir devlet kuruluşu olan TSE (Türk Standartları Enstitüsü) çoğu şantaj ve kirli işler için kullanılacağı belli olan bu aygıtları incelemiş, ”Garantilidir, iyidir, sağlamdır, işe yarar, kalitesine biz kefiliz belgesini” vermiş!

Aferin valla!

***

Şimdi bu aygıtların gazetelerin internet sitelerinden aldığım tanıtımlarına bir göz atalım O kadar çok çeşit var ki, size özetleyerek aktarıyorum. Fikir edinmeniz için fiyatlarını da veriyorum:

- Kalem kamera 119 lira. Toplam 40 saat kayıt.

- Hiç fark edilmeden görüntü ve ses kaydı 49 lira.

- Profesyonel ses kayıt cihazı 189 lira. 40 saat ses kaydı. Dinleme yapmak hiç böyle kolay olmamıştı.

- Anahtarlık foto kamera 69 lira. Teknoloji harikası.

- Yeni nesil anahtarlı kamera. Yüksek çözünülürlükte ses ve görüntü kaydı 139 lira. Kimse elinizde bir kamera taşıdıgınızı fark edemeyecek. Kimin aklına gelir kî anahtarlık ve kamera bir arada.

Sonra sıra ev veya işyerindeki tablolara masa saatlerine, kolunuzdaki saatlere ve gömlek düğmelerine geliyor. İşte birkaç örnek:

- Tablo gizli kamera. Yağlıboya tablonun içine yerleştirilmiş mikro lens. 390 lira.

- Vazo gizli kamera. Kamera çiçek vazosunun içindedir, kimse göremez.

- 24 saat uzaktan kumandalı oda spreyi kamera. 380 lira.

- Ben sadece gözüme inanırım diyorsanız, gözlüğünüze takılı gözlük kamera. 129 lira.

- Sherlock Holmes masa saati. 24 saat kesintisiz video kaydı. 290 lira.

- Saat gizli kamera. Haftalarca çekim yapıyor. 887 lira.

- Gizli duvar saati kamera. Dünyanın her yerinden izleyin. 890 lira.

- Kol saatlerinde kamera. Rolex, Dior markalı. Bütün gerçekleri bilmeye herkesin hakkı vardır. 190 lira

- Düğme kamera. Gömleğinizin düğme yerine sabitleyip kaydedin. İki milimetrelik delikten kayıt yapar. 123 lira.

- Dupont çakmak kamera. Bu çakmak sadece sigara yakmaz. 200 lira.

- Şapka kamera… Kravat kamera…

Liste uzayıp gidiyor. Fiyatlar epeyce mâkul!

***

Şimdi lütfen kendinizden pay biçin. Siz bu aygıtlardan birini veya birkaçını alıyorsunuz. Bunları hangi amaçla kullanacaksınız?

Gizli kayıt yapacaksınız. Karşınızdaki kişi, sizin o anda çekim yaptığınızı, kendisini kayda aldığınızı bilmeyecek…

Ve çok büyük olasılıkla, siz bu kayıtlan elde ettikten sonra, bunları kendisine karşı koz olarak kullanacaksınız.

Ya tehdit edeceksiniz, ya da şantaj yapacaksınız. Onu, isteklerinizi yerine getirmediği takdirde, elinizdeki kayıtlan açıklamakla tehdit edeceksiniz.

Şimdi bir de, kendimizi öte tarafa koyup düşünün:

Bir yere gidiyorsunuz, ya da bir yerde birileriyle buluşup konuşuyorsunuz… Ve karşı taraf sizi gizlice kameraya alıyor. Hem sesli, hem de görüntülü olarak! Nasıl alıyor?.. Çünkü duvardaki tablosunda, kaleminde, çakmağında, kol saatinde, kravatında, ya da düğmesinde gizli kamera var.

Kimse kimseyi babasının hayrına gizli kameraya almaz, gizli çekime tabi tutmaz. Bu çekimin ucu dönüp dolaşıp tehdit veya şantaj olarak sizin üzerinizde patlayacaktır.

Buna razı mısınız?

Elbette değilsiniz. O halde şu soruyu sorayım:

Nasıl oluyor da, Türkiye’nin bu ortamında bu suç aletleri serbestçe, hem de TSE garantisi ile satılıyor? Nasıl oluyor da bunların ilanları bazı gazetelerimizin internet sitelerinde günlerce, haftalarca yayınlanıyor?

Şimdi dikkat ediniz, iki türlü izleniyoruz:

1 – Devlet ve hükümet tarafından.

2- Şu verdiğim örneklerle, özel sektör tarafından.

Devletin ve hükümetin dinleyip izledikleri bilinmiyor. Yer ve zamanı gelince sızdırılıyor. İnsanlar rezil ediliyor, bunalıma sokuluyor. Hatta en özel konuşma ve görüntüler bile.

Emin Çölaşan
Sözcü