Baran Aydın yazdı:"Yüzyıllık Kabalistik Oyun "Ay-Yıldız" ile Bozulacak!
1903’ten 2003’e, 1911’den 2011’e, 1912’den 2012’ye
Maalesef ülkemizde önemli bir hastalık mevcut. Bu hastalık iliklerimize o kadar işlemiş ki her defasında bu hastalık yüzünden hem kendi halkımız hastalanıyor hem de tüm dünya milletleri…Aşısı da henüz geliştirilmedi. Hastalığın adı ‘’kişileştirme’’ …
‘’Kişileştirmenin’’ milletlerin genlerine nüfus etmesi, gerçekleri görmemizi engelliyor.Mesela, ülkemizde her olayı malum cemaate bağlama,hatta daha da ötesi her olayı cemaatin başında ki Gülen’e bağlama moda oldu. Neredeyse bu işlerle ilgisi olmayan sokaktan geçen birine sorsanız bile, eğer ulusalcı ise Gülen’in adını veriyor. Oysa milletimizde ki aydınların görevi; bu kısır döngü içerisinde kalarak debelenip tabiri caizse ‘’gaza getiren’’ yazılar yazmak yerine kişileştirme hastalığından kurtulup; kişileri olgunlaştıran ‘’ÖRGÜTLERİ’’ açığa çıkarmaktır.
Bu da yetmez! Açığa çıkartılan bu örgütlerin açık açık gazete köşelerinde yazılmaya cesaret edilmesi gerekir…
Geçtiğimiz günlerde bu örgütlenmelerden İslam inancını sömürmeye yönelik olanı 60. yılını kutladı…
Milli çizgide ki kesimde bir Allah’ın kulu çıkıp da 60. yılını kutlayan bu yapılanmanın ne olduğunu, tarihini, geçmişte ki liderlerini, yurtdışında ki hangi köklü teşkilat ile açık ilişkide olduğunu, Türkiye’de geçmişte ve günümüzde hangi partilerin kurulmasında rol oynadığını yazmadı. İstihbarat örgütleri ve Nato ile ilişkisini yazmadı !
Bunlar yazılmadığı sürece daha çook Özal’lar, Tayyip’ler, Gülen’ler, Gül’ler halkımızın başına tepeden inme demokrasi yalanı ile geçirilecektir !
Önemli olan 60 yıldır kişileri yetiştiren örgütlerin halka tanıtılması,kampanyaların bu örgütlere yönelik olması,mücadelenin de aynı şekilde bu gnostik-masonik örgütlere karşı yapılması.Bu konuya bu kadar değinmenin yeterli olacağını sanıyorum.Belki bir büyüğüm çıkıp bu konu hakkında yazı yazar diye.
3. Dünya savaşı dedikoduları…
İlgimi çeken ve yine çok konuşulan bir diğer konuda 3. Dünya savaşı için çalan çanların iyiden iyiye hissedilmeye başlanması. Bu konuda ilginç detaylar var yazılması gereken.3. Dünya savaşına gelmeden önce,birinci dünya savaşı dönemine kısa bir yolculuk yapalım istiyorum…
108 sene geriye gidelim…
1903 yılı..
Birinci dünya savaşının emperyalistler tarafından alt yapısının doldurulduğu ve sebeplerinin oluşturulduğu bir dönem. Yani henüz kaos dönemi. Malum kaos yaratılmadan düzen kurulamıyor! Tam olarak bu süre zarfında 1903 yılı içerisinde Bağdat Demiryolu denilen proje Alman-Fransız ortak yapımı ile harekete geçirildi. Göz önünde ki hedef Osmanlı üzerinde söz sahibi olmaktı. Gizlenen amaç ise, Bağdat ve çevresinde ki petrol yataklarını ve mistik yerleri ele geçirmekti. Kısacası hem para hem de mistik gizemler peşinde Evrenin ulu mimarının izini sürmek asıl gayeleriydi.
1911 Yılı…
Emperyalistler LİBYA’YA saldırmıştı, Libya Türk ve İslam aleminin bir kesimi ile savunulmaya çalışıldığı dönem.Sergilenen çabalar bir süre sonra boşa çıkınca,Libya emperyalizmin boyunduruğuna girdi ve Libya cephesi düştü…
1912 Yılı …
Beklenmedik bir şekilde Balkan savaşı’nın patlak verdiği dönem. Tüm dünyanın gözü Ortadoğu’ya çevrilmiş iken; beklenmedik Balkan savaşlarının sonucu ile Birinci dünya savaşının askeri alt yapısı için hazırlık olgunlaştı.
1914 Yılı…
Birinci dünya savaşı başladığı yıl. Bir bahane ile İngilizler Çanakkale’ye saldırdı. Bu arada İngilizlerin Çanakkale’ye asıl saldırı amacı Türkiye’yi İngiliz Milletler Topluluğu denen sömürgelerinden oluşan bir yapının parçası haline getirmekti.Hatta o kadar ki İngilizler Çanakkale’ye saldırmadan
İngiliz Milletler topluluğuna dahil edilecek Türkiye’nin sınırlarını bile çizmişti.Bakın bu konuda Gelibolu Belediye Başkanı Cihat Bingöl yazımın resminde gördüğünüz harita hakkında ki röportajında ‘’92 yıl öncesine ait İngiliz haritasını haritanın dört köşesindeki sembollerin birinde İngiliz bayrağı, altında Avustralya bayrağı, bir diğer köşesinde İngiliz bayrağı altında Yeni Zelanda bayrağı ve bir köşesinde ise sadece İngiliz bayrağının bulunduğunu’’ belirterek, “Gelibolu Yarımadası ve Anadolu’nun bir kısmının bulunduğu haritada İstanbul kabartma olarak özellikle vurgulanıp, adı da “CONSTANTINOPLE” olarak yazılmış. Bu haritanın sol alt köşesine de sembol olarak İngiliz bayrağı, altına Türk bayrağı oturtulmuş. Bu çok düşündürücü. Bu bize Çanakkale Savaşı’nın asıl hedefinin Türkiye’nin Avustralya ve Yeni Zelanda gibi İngiliz Milletler Topluluğu’nun bir sömürgesi haline getirmek olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Birinci Dünya savaşına ve ilk hissedilmeye başlandığı gelişmelere kısa bir yolculuktan sonra, bu önemli tarihlerin tam yüzyıl sonrasına bakalım …
2003 yılı…
İsa Mesih tarafından görevlendirildim diyerek yüzyılın en salak adamı tarafından Bağdat’a saldırı emri verildi.Görünen amaç Irak’a demokrasi getirmek ve petrol rezervleri için söz sahibi olmak.Gizledikleri mistik hedef ise tüm medya tarafından görmezlikten gelindi !
2011 yılı…
AB’nin firavunu Sarkozy tarafından Libya’ya özgürlük inşa etmek amaçlı saldırı gerçekleştirildi.Su yüzünde ki amaç demokrasi ve özgürlük.Gizlenen amaç Libya petrolleri üzerinde söz hakkı elde etmek. Yüzyıl sonra Libya yine işgal edilmiş oldu.
2014 yılına doğru…
Türkiye Cumhuriyeti’ni 1914 yılında başlayan süreçte İngiliz Milletler Topluluğuna manda yapmak isteyen İngiltere Kraliçe’si tarafından Abdullah Gül’e madalya verildi.Yine benzer bir madalya Rahmi Koç’a verildi.Koç İngiltere için o kadar üstün başarı derecesinde hizmetler sergilemiş ki Gül’e takılan madalyanın bir başkası Koç’a takılıyor.Bu iki şahısta sanırız Avrupa Birliği’ne Türkiye’yi zorla sokmaktan vazgeçmişler, konjonktür gereği Osmanlı milletler topluluğu oluşturup daha sonra İngiliz Milletler Topluluğu’na monte ederek girmeye karar vermişler! Ne dersiniz, belki de İngilizler 1914’te çizdikleri haritanın benzerini 2014 yılı için yapmışlardır ve bu takılarda o planın bir parçasıdır?
2012 yılına doğru…
Henüz yeni yıla girmedik ama ben şimdiden neler olacağını belirtmek isterim.
Tüm dünyanın gözü aynen 1911 yılına kadar olduğu gibi 2011 yılına kadar Ortadoğu’ya çevrilmişken, aynen 1912’de olduğu gibi 2012’de birden balkanlarda bir savaş ( ekonomik veya askeri kutuplaşma ) meydana gelecek. İlk başta ilgi ile karşılanmayacak bu olay istenmeyen neticelere doğru yol alacak! İnsanları bu psikolojiye hazırlamak için 2012 kıyamet senaryoları üretilip piskolojik harp yöntemi kullanılıyor! Kıyamet değil ama savaş olacak! Buradan tüm ulusumuzu uyarıyoruz! Balkanlarda büyük kıpırdanmalar var! Bu kıpırdanmalara kulak verin ! Sitelerde, yayınlarda, yazılarda Balkanları haykırın. Haykırın ki emperyalizmin Ortadoğu’ya hipnoz ettiği halkımızın gözleri açılsın! Maalesef ilgi görmeyen ve Cnn’de sunulan bir haberi sizlere aktarıyorum:
Kuzeyde gece gündüz hazır bulunan askerlere, barikatların kaldırılması için yapılacak müdahaleye destek amacıyla Avusturya, aralık ayının ortasında bir askeri tatbikat yapmaya hazırlanıyor. Avusturya medyası, 7. Tugay’a ait zıhırlı araç, özel helikopter ile yaklaşık 2 bin 500 yüz asker tatbikata bulunacağını bildirirken askeri tatbikatın amacının Kosova’nın kuzeyine müdahaleye hazırlık olduğu iddia edildi.
KFOR’un Aralık sonunda kuzeyde bir müdahale yapacağı ve 2 bin 500 askerin bu nedenle kuzeye kaydırılacağı ileri sürüldü.
Tatbikatla ilgili açıklama yapan 7. Tugay Komutanı Starlinger Thomas bu tatbikat için Avusturya’daki Kartan bölgesinin seçildiğini belirtirken, bu bölgenin Kosova kuzeyine çok benzediğini söyledi.
Emperyalizmin ne kadar güzel alışkanlıkları var değil mi ?
1903’ten 2003’e…
1911’den 2011’e…
1912’den 2012’ye…
1914’ten 2014’e…
Her yüzyılda bir aktörleri değişen bir oyunda tiyatro sahnesinde kaos yaratıp yeni bir düzene geçme isteği! Peki neden yüzyılda bir gerçekleştiriliyor bu oyun ? Bu sorunun cevabı kişileştirme hastalığından kurtulduğumuzda bir bir açılacak perdelerin arkasında gizli.
Şeytani örgütlenmeler!
Emperyalizm diye ağzımıza sadece ekonomik bir terim olarak yerleştirdikleri algının arkasında şeytani örgütlenmeler mevcut ! Ama bizlere emperyalizmi sadece ekonomik argüman olarak anlattıkları için, algılarımız bu yüzyıllık saldırıların sadece petrol uğruna yapıldığını sanıyor ve bu sebepten başka yazacak hiçbir şey bulamıyoruz ! Bu saldırılarda ki mistik öğeleri göremiyoruz!
Şeytani örgütlenmelerin olduğu yerde ‘’KABALİSTİK’’ inançlar mevcuttur! Amaç petrolden akan para ile asıl amaçlanan mistik hedefe yol almaktır! Bu da başka bir yazının konusu…
Örgütlenmeler ve mistik hedefleri irdelenmediği sürece yüzyılda bir dalga geçer gibi kabalistik oyun sahneye konur !
Yinede bu tür örgütlenmelere ufak ama etkili çağrımız şu:
TÜRK HER DEFASINDA BAĞRINDAN YETİŞTİRDİĞİ BİR ATA’SI İLE SİZE BOYUN EĞMEDİ! İki binli yıllarda uygulayacağınız Bilgi Çağı emperyalizmine karşı da manevi inançları üstün, ilimi yol edinmiş bir ATA daha çıkacaktır ! Bu ata Fatih olur, Bayezıd olur, Murat olur, MUSTAFA KEMAL olur ya da OSMAN olur…
Ne fark eder…Hepsinin yetiştiği yer ve yolu birdir !
Baran AYDIN
İLK KURŞUN
