Herald Tribune’deki çarpıcı analiz: Türkiye’de Gölge Güç Büyüyüyor


Gazetenin manşetten verdiği analiz yazısında ileri sürülen görüşler, Türkiye’de olayları dikkatle izleyen ve anlamaya çalışan insanların pek çoğununun değerlendirmeleriyle örtüşüyor.
Bu analizi, ağırlıklı hale getiren özellik, güçlü odaklardan alınan ayrıntılı bilgilere yer veriyor olması.
Bu bilgi ve değerlendirmeleri özetleyerek ve yalınlaştırarak Türk okurlarına sunmakta sayısız yararlar var.
Analiz, gazeteci Ahmet Şık’ın davasını ele alarak başlanıyor, derin ve karmaşık bilgilerle sürüyor.
Yazıda Gülen’in dünyanın en etkili İslami hareketlerinden birinin lideri olduğu, milyonlarca müridi, 140 ülkede okulları bulunduğu vurgulanıyor.
Ahmet Şık’ın Fetullah Gülen’in müritlerinin emniyet ve yargı içinde yükselişinin dökümünün yapıldığı kitabı yüzünden hapse konulduğu da belirtiliyor.
Yazıda Gülen’in hoşgörü, barış ve dinlerarası diyaloğu savunarak Ilımlı İslam’ı temsil ettiği anlatılıyor.
Ancak hareketin düzenli olarak güçlendiği, buna karşın şeffaklıktan uzak olduğu, mahkemeler, polis ve istihbaret servislerinde giderek etkili hale geldiği anlatılıyor.
Cemaat hareketin bu gücünü daha muhafazakar İslami bir Türkiye yaratmak için muhaliflere karşı giriştikleri cadı avında kullandıklarına özellikle dikkat çekiliyor.
Analizde şu önemli vurgu yer alıyor:
“Eleştirilere göre, bu ajanda hükümetin demokratik güvenirliliği gibi Türkiye’nin bölgesel güç olmaya doğru adımlarını da tehdit ediyor.”
***
Analizde Amerikalı bir üst düzey yetkilinin kesin yargılara dayanan görüşlerine de yer veriliyor:
“Gülen hareketinin dışa kapalı doğasıyla aklımız karışmış durumda . Yanıltıcı ve eksik bilgiler var. Nüfus ve güç istedikleri açık. Laik Türkiye’ye meydan okumak ve ülkeyi İslami bir yöne götürmek konusunda gizli bir ajandaları olduğundan endişeleniyoruz.”
***
On yıla yakındır Amerika’da oturan ve Washington tarafından himaye edilen Gülen hakkında bu ülkedeki yargıda bir değişiklik olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yazıda yapılmıyor.
Analize göre Gülen hareketi Erdoğan’ın İslam’dan ilham alan muhafazakar hükümetine vazgeçilmez bir destek sağlıyor.
Ancak son zamanlarda Erdoğan ile Gülen arasındaki ilişkilerin gerginliğinden sözediliyor, bunun nedeni olarak da geçen aylarda yapılan bazı tutuklamaların hükümeti sıkıntıya soktuğu, bu yüzden de güç mücadelesinin yaygın bir şekilde toplumda tartışıldığının altı çiziliyor.
Gülen’in hedefini sempatizanları şöyle tanımlıyor:
“Hümanizmi, bilimi ve İslam’ı kucaklayarak Türkiye’ye hizmet edecek ‘Bir altın kuşak’ yaratmak.”
Yazıda Gülen”in çelişkilerine de değiniliyor:
“Kamuoyu önünde laik yasalara uymanın önemini belirtilen Gülen hareketin gerçek ajandasını gizlemeye çalışıyor. Cemaat sonunda Gülen’i Türkiye’ye getirmeyi amaçlıyor ama destekcilerine göre o ülkeyi kutuplaştırabileceğinin bilincinde olarak vatanına dönmemeye direniyor.”
Analiz şu önemli saptamalarla son buluyor.
“”Gülen 1999′da Türkiye’den kaçtıktan sonra Pennslyvania’da 18 hektarlık bir malikane içinde gönüllü sürgün hayatı yaşıyor.
O yıllarda Türkiye’de Gülen’in ‘sistemin ana damlarları içinde kimse varlığınızı fark etmeden güç merkezlerine ulaşana kadar ilerleyin’ ifadelerini içeren vaazlarının bulunduğu videoları açıklanmıştı. Gülen bütün suçlamalardan 2008′de aklanmıştı.
Köktendinciliğe ve terörizme karşı çıkan Gülen, uzmanlara göre 11 Eylül sonrası ılımlı İslam’ın yüzü olarak Washington tarafından kucaklandı. Yeşil Kart başvurusu CİA’da bir yetkili tarafından desteklendi.
Hareketin etkinliklerine eski ABD Dışişleri bakanı Madaleine Albright ve eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan gibi parlak isimler katılıyordu.”
***
Bu ilginç analizde yaşamsal saptamalar var. Bu saptamalardan Amerika’nın Gülen’i artık kanatları altında tutmak istemediği sonucu çıkarılabilir mi?
Bunu söylemek çok aceleci bir değerlendirme olur. Ama Türkiye’deki güç dengelerinde ortaya çıkan değişiklikler sonucunda esen rüzgarlar, Washington’un tutumunu da etkileyebilir.
Özellikle Washington Erdoğan-Gülen seçimi ile karşı karşıya kalırsa ne karar verebilir? Bu kestirmek çok da kolay değil.
Ama böyle bir tercih’te Washington’un Başbakan Erdoğan’dan yana bir tutum sergilemesi daha akla yakın gelmektedir.
Gelişmeler ne olursa olsun gazetede yayınlanan yazının “Türkiye’de gölge güç büyüyor” başlığı da çok önemli bir gerçeği yansıtıyor.

Tufan Türenç