Kanserli taşı ithal edip binalara döşüyoruz!



Bazı “tuhaf gafletler” gülünmeyecek kadar feci oluyor. Eskiden batı hayranı zenginlerimiz vardı. Şimdi muhafazakar zenginler çoğalıyor. Sitelerde yaz sıcağında girip serinlesinler diye “kadınlara ayrı havuz-erkeklere ayrı havuz” sunulan “görünüşü çok lüks kontular” milyon dolar fiyata peynir ekmek gibi satılıyor. Gazete ve TV’lerdeki iktidar papağanları haklı olarak, “büyüdük-zenginleştik- kişi başına 10 bin dolarlık ülke olduk- 2023’de dünyanın ilk 10 varlıklı ülkesi arasında olacağız” diye övünüp kabarıyorlar.
Kabarmanın faydası olmalı.
Görmeliyiz.
Zenginleşme eğitme yansımalı.
Demokrasi kültürüne yansımalı.
Yoksulun da hayatına yansımalı.
İşsizin de umuduna yansımalı.
Kabalıkları da törpülemeli.

Nesilleri sağlıklı kılmalı.
Söz gelimi iktidar sözcülerinin “10 yılda ekonomide çarpıcı hamleler yaptık” diyerek övündükleri zenginleşmenin meyvesini toplayan yeni muhafazakar sınıfın ““haremlikli-selamlıklı özel fitness ve havuzlara sahip” sitelerdeki konutların mutfaklarında, balkonlarında, havuzlarında ithal granit kullanılıyor. Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Arslan Erdinç, bir süre önce, elinde bir topak ithal granitle fotoğraf çektirip basın toplantısı yapmıştı.
Ve uyarmıştı.
Bu red balmoral granttir.
Ucuz diye ithal ediliyor.
Konutlar bununla döşeniyor.

Xxx

Okul, adliye ve hastane binalarının iç mekanlarında bile kullanılıyor. Bu granit, çok yüksek radyasyon yayıyor. 300 bekerel ve üstü radyasyon yayan her taş (granit) kanser yapıyor. Türkiye’ye ithal edilen red balmoral adlı taşta 1555 bekerel radyasyon yayıldığı saptandı.
Sigara kadar tehlikeli.
Bu taşın çıkardığı radon gazı uçmuyor, bir yerde birikiyor. Yapılan son araştırmalara göre, dünyadaki akciğer kanseri vakalarının yüzde 15 oranında nedeni bu tür garantiler. Ege maden İhracatçıları Birliği Başkanı, kuşkusuz, bu uyarıyı kendi üyelerini düşünerek yaptı.
Yerli taş kullanılsın istiyor.
Yerli taş kanser yapmıyor.
Büyüyen, zenginleşen, gelişen Türkiye’de özellikle meme kanseri ile mesane kanserini artırdığı kesin olarak saptanmış ithal granit kullanılması; konut yapımcı şirketlerin karlarını en yükseğe çıkarma isteğidir.
İşadamı, karını yükseltecek.

Xxx

Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan, İçişleri Bakanı Şahin, “üçlü kararnameyle” Antalya sınırlarını daraltıp Konya sınırlarını büyüterek; AKP’ye yandaş taş ocağı sahiplerinin “Antalya İl Özel İdaresi’nin vermediği işletme ruhsatını Konya’dan alabilmelerini” sağlıyorlar.
Türkiye taşı kansersiz.
Ucuza dışarı satıyor.
Kanserli taşı ithal ediyor.
Dış ticaret hacmi büyüyor.
Türkiye kanserli zenginleşiyor.
Türkiye “ekonomik gelişmişlik açısından” Dünyanın 17. büyük ülkesi ama “insani gelişmişlik açısından” 92. sırada.
Bir tuhaf kanserli uçurum.

KUTU
(uyan borusu)

Taha Akyol
sende dibine
bir ışık ver!

Gazeteler ve yazarlar bir haftadır Ayşenur Aslan’ın CNN-Türk TV’sinde yaptığı “Medya Mahallesi” programının neden erken tatile sokulduğunu soruyor. Ayşenur’u ben yakından tanırım üç gazetede uzun yıllar beraber çalıştım. Onun şefliğini bile yaptım. İyilik, güzellik, dürüstlük, insanlık, adalet ve yazıyı çok kişiye okutmak için gazetecilik yapar. Bunlar da muhalefet demektir. Belli ki, muhalefet duruşu olduğu için Ayşenur’u erken tatile ve o kanaldan süresiz tatile gönderildi. Bu kararı patronlar mı aldı? İktidardan korktukları için mi aldı? Patronlar konuşamıyor. Her gün bir iktidar önde geleni ile konuşup köşe yazan Taha Akyol ise bu kanalda patronların temsilcisi üst yönetici. Taha Akyol, sen de dibine bir ışık ver. Gazetecilik yap. Patronlar Ayşenur’u “neden erken susturdular” patronla konuş bir gün de bunu yazıver.
Daha yeni Daha eski