
CNN Türk'te yayınlanan, Gazeteci Ayşenur Arslan'ın hazırlayıp sunduğu Medya Mahallesi programı yayından kaldırıldı.
Deneyimli Gazeteci Ayşenur Arslan, "erken final diyebiliriz" sözleriyle bu durumun 'beklenmedik bir kararla' ortaya çıktığı mesajını verirken, "çok uzun bir süre" ekranlarda olmayacağını açıkladı. Bu sürenin, Arslan'ın başka bir kanal bulabilmesine kadar uzayacağı tahmin ediliyor.
Ayşenur Arslan, programın sonunda Odatv Davasından yargılanan gazetecilere tek tek selam yollarken, Ergenekon Davası ile birleştirilmesi planlanan davanın, daha uzun yıllar süreceğini ve giderek içinden çıkılmaz bir hal aldığını işaret etti.
Arslan’ın haber-tartışma şeklinde gerçekleştirdiği “Medya Mahallesi” geniş bir izleyici kitlesi tarafından beğenilerek izleniyordu. Arslan'ın yandaş cephesine katılmaması ve sadece gazetecilik görevini yapması, her kesimi biat etmeye alışkın İktidar partisi ve taraftarlarını oldukça rahatsız ediyordu.
Aynı kesimin önde gelen kalemlerinden Programın konuğu Gazeteci Yılmaz Özdil ise medyanın içler acısı bu durumunu, "gazetecilik yapan insanlar, 'suçsuz yere hapis yatıyoruz' diyenlerin yattığı cezaevini gezip, 'çok iyi şartlarda yatıyorlar' dediler. Medya bu halde" sözleriyle ortaya serdi.
Ayşenur Arslan'ın dizilerin 'sezon finali' benzetmesine "bu programın uzatması olmaz, biter bence Ayşenur" sözleriyle cevap veren Özdil, iktidarın muhalif gazetecilere yaptığı baskıdan 'Medya Mahallesi'nin de kurtulamayacağını, programın tatil edilmesinin sadece bahane olduğunu işaret etti.
Yılmaz Özdil, programın sonunda, yıllardır çözülemeyen ve gittikçe uzatılan davalarla ilgili olarak şu çarpıcı örneği paylaştı:
"Adaletle ilgili şöyle bir gözlemimi söyleyeyim. Geçenlerde Bakırköy Adliyesine gittim. Bir duruşmam vardı. Dördüncü kata çıktık. Şahane bir bina yapılmış. Hep övünülüyor y hani 'şu kadar adalet sarayı yaptık' falan diye, yani gerçekten saray gibi. Mimarisi çok güzel, ferah, çok büyük, kocaman koridorlar, otoparklar falan, hakimlerin savcıların görev yaptıkları yerle de çok güzel. Medeni şartlar sağlanmış, bilgisayarlar vesaireler var. Koridorlar geniş, her taraf hakim, her taraf savcı ve polis dolu. Fakat koridorlardaki çiçeklerin saksılarında "4. Kat" yazıyor ki; araknalıp 3. kata götürülmesin diye. Türkiye'de adaletin geldiği nokta maalesef budur. Bu iş ne binayla oluyor, ne hakim, savcı polis sayısını artırmakla oluyor. Bütün koridorların hakim, savcı, polisle kaynadığı adliye binasında bile saksıların araklanma ihtimalinin olduğu bir ülkede yaşıyoruz."
Ulusal Portal