Siyaset ve sosis arasındaki benzerlik!



''Siyasetin kulisiyle sosis üretimi, toplum önünde yapılamaz!
Çünkü her ikisi de iğrençtir!''
Böyle söyleyen Fransızlar, bizi görmüş olsalar acaba ne derlerdi?
Çünkü bizde sosis, merdiven altı!
Siyaset bel altı!..
Yani iğrenç ötesi!…
Herhalde şöyle derlerdi:
''Siyasetin kulisiyle sosis üretimi, Türkiye'de çok iğrençtir!''

***

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı nihayet gıda terörü yapan firmaları teşhir etmeye başladı.
Ünlü bir firmanın yüzde 100 dana etinden üretmesi gereken sosislerinde kanatlı (tavuk, hindi vs) hayvan eti örneği bulundu.
Kızılca kıyamet de böylece koptu.
Firma ürününü savunuyor.
''Kanatlı eti bir önceki üretimden karışmıştır!'' diyor...
Bakanlık yetkilileri analizlerin doğruluğunda israr ediyor.
Et üreticileri ise, ülkemizde marka yaratmanın zorluğuna işaret ederek ''Hiçbir ciddi kuruluş, kendisini tehlikeye atmaz. Marka ürünler bu nedenle temizdir. Sen git de merdiven altını denetle! Bak orada neler göreceksin!'' mesajını veriyor.
Bakanlığın da, üreticilerin de haklı oldukları yanlar var!

***

Bakın size bir örnek vereyim.
Bu fabrika halen İstanbul'un Anadolu yakasında faaliyetini sürdürüyor.
Devasa bir tesis!
Görülmemesi, duyulmaması imkansız!..
Parayı bastırana istediği etiket altında sucuk ve sosis üretiyor!
Biz bu kuruluşun sahipleriyle gıda denetimleri sırasında tesadüfen karşılaştık.
Yaklaşık 25 yıl önceydi.
O tarihte TRT'ye Hodri Meydan Programı'nı yapıyorduk.
Adamlar üretimde at, eşek ne bulurlarsa kullanıyor, sucuk yapıyorlardı!
Ortalık fare kaynıyordu!..
Aradan yıllar geçti.
Bu kez Arena Programı'na gelen bir ihbar üzerine yapılan gıda denetimlerinde karşımıza çıktılar.
Devasa bir tesis kurmuşlardı.
''İnşallah geçmişten ders almışlardır!'' diyerek girdiğimiz fabrikada şaşkınlıktan küçük dilimizi yutacak hale geldik!
Yöntem aynıydı. Hatta daha gelişmişti!
At ve eşek etleriyle yetinmeyip, piyasadan topladıkları son kullanım tarihi çoktan geçmiş küflü ve kokmuş sucukları da üretimde kullanıyorlardı!..
Bu karışımla, Anadolu kentlerinde pazarlanacak markalar üretiliyordu.
Değişik isimler taşıyan etiketlerin çoğunda Tarım Bakanlığı'ndan üretim izni alındığını gösteren bir ibare bulunmuyordu. Zaten gereken iznin alınması da mümkün değildi. İzin alınmış gibi etiketlenen sucuklardaki tüm bilgiler sahteydi.
Aradan geçen yıllarda kadrolu fareler büyümüş, her biri kedi iriliğine yaklaşmıştı! Çalışma hayatına öylesine alışmışlardı ki, bizi gördüklerinde kaçmıyorlardı!
İğrençliği görüntülediğimizi fark eden fabrika sahibi ne yaptı biliyor musunuz?
Satırı kaptığı gibi üstüme saldırdı.
Yetkililerle birlikte can havliyle dışarı doğru koşarken arkamızdan bağırıyordu.
''Ulan seni doğrarım, kelleni alır, sucuk yaparım!''
Denetim yetkilisi hemen jandarmayı aradı.
Jandarma sayesinde sucuk olmaktan kurtuldum ama, aldıkları ürünün etiketini okuma bilincinden yoksun eğitimsiz ve dar gelirli insanlarımızın sağlıklarını kurtaramadım!..
Çünkü bu teröristler kadrolu fareleriyle birlikte üretime devam ediyorlar...

***

Tarım Bakanlığı'nın görevlileri, üretim iznine sahip marka kuruluşları denetliyor, ama devasa bir tesiste yapılmış bile olsa, merdiven altı üretimi bulup, cezalandıramıyor.
Zira bunların adı üstünde: Merdiven altı!..
Haydi buldular diyelim. Verilen para cezaları devede kulak kalıyor. Gıda teröristleri de etiket değiştirerek, kaldıkları yerden teröre devam ediyorlar...

***

Arena Programı'nın takipçisi seyircilerimiz hatırlayacaklardır.
Ege bölgemizde zeytin üretilen bir yöremizdeki faaliyeti gizli kamerayla görüntülemiştik.
Zeytinin bir an önce siyahlaşması için kanserojen tekstil boyaları kullanılıyor, bekletme havuzlarına paslı demirler atılıyordu!..
Usulen İl Tarım Müdürü'nü arayıp, bir ihbar aldığımızı, üretimin sağlıksız koşullarda yapıldığının öne sürüldüğünü bildirdim. Ama bu durumu gizli kamerayla görüntülediğimizi söylemedim.
Müdür ''Allah Allah nasıl olur? Biz o tesisleri sık sık denetliyoruz!
İsterseniz birlikte gidelim!'' dedi.
Ekibimiz yetkililerle birlikte oraya gittiğinde ne görsün?
İşletmeciler teftiş hazırlığı yapmamışlar mı? Üstelik işi o kadar abartmışlar ki, traktör sürücüsüne bile, bone ve eldiven takmışlar!
Sağlığımız işte bu kafalara emanet!..
Gıda teröristlerini gizli kamerayla görüntüleyenler içeriye giriyor, halkı zehirleyenlerse köşeyi dönüyor!

AÇIKLAMA: Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'tan, ''19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'' kutlamalarıyla ilgili bir açıklama aldım. Vali Coş kutlamalarda yönetmelik gereği, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü'nün konuştuğunu ve Ulu Önder Atatürk'ün hak ettiği büyüklüğüne yakışır şekilde anıldığını belirtiyor. Ayrıca Valiliğin web sayfasında Atatürk'ün manevi şahsiyetinin övgüyle anıldığı bir mesajın yayınlandığını ifade ediyor. Bisiklet sporuyla ilgili konuşmayı da tören sonrasında bir gazetecinin sorusu üzerine yaptığını bildiriyor.
Eczacı Odası'nın söyleşisine davet edilmeme karşı çıkan Vali Coş'a, bu açıklaması nedeniyle teşekkür ediyorum.
Zaten Adanalılar, kendisinin gerçek bir Atatürkçü olduğundan hiç kuşku duymuyorlar.


Uğur Dündar
Sözcü
Daha yeni Daha eski