Sabrının sınırına gelen polis isyan etmek üzere
Siyasİ ve mesleki baskı altında, ekonomik zorluklar içinde, düzensiz çalışma sistemi ve uzun mesai saatlerinde her türlü angarya işe koşulmaya isyan eden polisler, çalışma koşullarının düzeltilmesi, insanca yaşama hakkı ve özlük hakları için sosyal medya üzerinden örgütleniyor.
Gazetelerİ de mail yağmuruna tutan polisler, “Memurlar arasında en çok biz çalışıp en düşük maaşı alıyoruz. Emekliliğimiz en kötü koşullarda. Ailemizle kahvaltı yapmaya hasretiz. Bayram seyran demeden karakolda, nöbette, devriyedeyiz. Dernek ve sendika kurmamız da yasak” diyor.
Polisin derdi büyük
Siyasi ve mesleki baskı, ekonomik zorluk, düzensiz ve uzun mesai saatlerine tepki gösteren polisler, koşullarının düzeltilmesi için sosyal medya üzerinden örgütleniyor
Sokaklarda her yerde gördüğümüz ve toplumun huzuru ve güveninin emniyeti olmasını dilediğimiz polislerin kendileri huzur ve güven içinde değil. Siyasi baskılar, emir-komuta baskısı, düzensiz çalışma sistemi ve uzun mesai saatleri polisi bıktırmış durumda. Bir çoğu ailesiyle kahvaltı yapmaya bile hasret kalmış. Bayramı, seyranı ailesiyle birlikte değil şubede, karakolda, nöbette, devriyede kutlamaya alışmışlar. Asli görevleri dışında her türlü angarya işe koşturulan polisler çalışma koşullarının düzeltilmesi, insanca yaşama hakkı ve özerk bir polis teşkilatı için mücadele amacıyla sendikalaşmak için sosyal medya üzerinden örgütleniyor.
Haftada 20 saat fazla
İnternette “polishaklari. com” ve “turkiyepolissendikası.com” gibi siteler kuran polisler, Facebook’ta “polis kürsüsü”, Twitter’da “polis hakları” adı altında haberleşiyorlar. Polislerin en fazla şikayet konusu günlük çalışma sürelerinin uzunluğu. Normalde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre 40 saat çalışan polisler yüzde 10’u geçmiyor. Bu yüzde 10 dışında kalanlar ise gece ya da gündüz 8 saat çalışıp 24 saat dinleniyor. Bir diğer sistemde ise 12 saat çalışıp 36 saat dinleniyor. Genellikle uygulanan çalışma düzeni ise günde 12 saat çalışıp 24 saat dinlenmeyi içeren, haftada 60 saat çalışma şekli. Yani haftada 20 saat fazla mesai. Bir de olağanüstü durumlarda uygulanması gereken fakat idareciler tarafından olağan günlerde de uygulanan12 saat çalışıp 12 saat dinlenme üzerine kurulu haftada 72 saat çalışma düzeni bulunuyor. Bu çalışma bazen 80 saate kadar çıkabiliyor. Polis memurları arasındaki adaletsizlik denetlenmediği gibi, haklarını koruyacak bir mekanizma da bulunmuyor.
En çok cinnet-intihar polisler arasında
Hafta sonu, dini bayramlar, yılbaşı ve diğer özel günlerde, resmi tatillerde, devlet büyüklerinin ziyaretlerinde, miting ve toplantılarda görev yapan, istirahatlı olduğu zamanlarda bile göreve çağırılabilen polislere hiç bir ilave ödeme yapılmıyor. En önemli sorunlarından bir tanesi de alt dereceden emekli edilmeleri ve düşük emekli maaşı bağlanması olan polisler, seslerini kamuoyuna duyurmak istiyorlar. Emniyetin merkez ve taşra teşkilatlarında polisler, basın kuruluşlarına e-posta yoluyla mesaj yollayarak sorunlarını hem ilgili ve yetkili makamlara hem de kamuoyuna iletilmesini istiyorlar. Silahlı meslek grupları arasında ’cinnet-intihar’gibi vakaların en çok polisler arasında olduğunu belirterek Meclis Araştırması yapılmasını isteyen polisler, internet üzerinden özlük, sosyal ve ekonomik haklarını elde edinceye kadar mücadelelerini sürdürecekleri mesajını veriyor. Bu arada, yaklaşık 250 bin polis, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) görüşülecek bir davanın sonucunu da bekliyor. Davayı, 1997 yılında Ankara’da bir karakolda göreve başlayan polis memuru C.Y. açtı. Bir hafta 12 saat gündüz ve diğer hafta da 12 saat gece mesai yapılmasına karşı çıkan polis C.Y, uygulamanın yasal olmadığını savunarak hazırladığı şikâyet dilekçesini hem Valiliğe hem de Danıştaya verdi. Başvurduğu kurumlardan yanıt alamayan Y, mevcut yasal yolların tıkanmasının ardından davayı uluslararası zemine taşıdı. C.Y’yi haklı bulan AİHM, 13 Aralık 2007’de davanın görüşülmesine karar verdi.
Yeniçağ
