Büyütüldüğü kadar vahim bir olay değilmiş


Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Malatya'nın Sürgü Beldesi'nde Alevilere yönelik gerçekleşen gerici saldırılar ile ilgili 'Alevi vatandaşımızın Ramazan davulcusuyla tartışması büyütüldüğü kadar vahim bir olay değildir.' dedi.

Hükümet sözcüsü Bülent Arınç Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu.
Başbakan Erdoğan başkanlığında Başbakanlık Merkez Bina'da yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı yaklaşık 4,5 saat sürdü.

Toplantı sonrasında basın mensuplarına bilgi veren Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Malatya'nın Sürgü Beldesi'nde Alevilere yönelik gerçekleşen gerici saldırılar ile ilgili 'Alevi vatandaşımızın Ramazan davulcusuyla tartışması büyütüldüğü kadar vahim bir olay değildir.' dedi.

Arınç, ''Malatya'da Alevi bir vatandaşın evinin önünde Ramazan davulcusuyla tartışması ve ardından çıkan olaylar da kamuoyunu meşgul ediyor. Bu konuda neler diyeceksiniz?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Bu konuyu da Bakanlar Kurulu toplantısında görüştük. Bunlar basında yayınlanan ve herkesin ilgisini çektiği haberlerdi. Olay büyütüldüğü kadar veya amaçlandığı kadar vahim bir olay değil. Vahameti şurada olabilir; gazeteler öyle başlıklar attılar ki Alevi vatandaşlarımıza karşı adeta bir linç kampanyasına dönüşecek bir olaydan bahsettiler. Olayla ilgili bütün bilgiler elimize geldi. Mesele belki bir basit tartışmadan büyüyen, hiç de amaçlanmayan bir yöne doğru giden bir olay.”

“Davulcu davulunu çalarak sahura kaldırmak ister, bir evden itiraz olur, 'çalmanızı istemiyoruz' derler. Çok doğaldır. Yani gürültüden korkmuş olabilirler, evde hasta olabilir veya inançları sebebiyle 'kardeşim ben oruç tutmuyorum, benim evimin önünde çalma' diyebilir. Bunun hiç gayritabiî bir hali yok. Bunun üzerine aralarında tartışma olur, bildiğim kadarıyla davulcu çalmaya devam eder. Sonra bu tartışma sırasında davulcuyu darp eder, evin çocukları ve kişi... Bu darp üzerine ertesi gün davulcu arkadaşlarını toplar ve evin önüne gelir. Bir davul yüzünden bakın neler oluyor... 150 kişiyle gelir, kavga biraz daha büyür. O arada birilerinin bir şey söylediği ifade ediliyor. Bu söylenen doğruysa o kötü bir şey tabii. Valiliğe intikal eder, emniyet müdürleri koşarlar, siyasetçiler koşarlar, giderler mesele yatıştırılır. Mesele yatıştırıldıktan sonra 'hayır niye yatıştı? Bu o kadar ucuz, kolay bir olay değil' diyenler devreye girerler buradan bir çatışma ortamı çıkarmaya gayret ederler.”

“Ortada olayı toplarsanız bir kavgadan ibaret, kavganın büyümesinden ibaret. Yatışmıştır. Alevi-Sünni kavgasına yol açabilecek bir kıvılcım dahi yoktur. Ama bu olayı ciddi kabul ederek güvenlik güçlerimiz hem Doğanşehir Sürgü Kasabası'nda, hem Malatya'da, hem Türkiye'de buna benzer olayların yaşanmaması için yurttaşlarımızın rahatsız olmaması için gereken her türlü tedbiri de alıyorlar, alacaklar.”

Arınç: Emniyet Müdürü'nün işgüzarlığı
Toplantının gündemine ilişkin değerlendirmelerinin ardından gazetecilerin gündemdeki konulara ilişkin soruları cevaplayan Arınç, bir gazetecinin, Hatay'da milletvekili oğlunun kendisini darbettiğini öne sürdüğü polisleri teşhis etmek için Emniyet Müdürlüğü'nde oluşturulan tabloyu hatırlatması üzerine hem Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in hem de İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in Hatay'daki olaya ilişkin Bakanlar Kurulu üyelerine bilgi verdiğini anlattı.

Bülent Arınç, Hatay Dörtyol'da AKP Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu'nun oğlu İstemi Kağan Türkoğlu'nun, tartıştığı polislerin sırayla dizilerek teşhis edilmesiyle ilgili olarak şöyle konuştu:

“Yayımlanan görüntüler üzüntü verici ve şık değil. Savcı darp olayı karşısında emniyetten suçluların teşhisini istemiş olabilir. Kolluk kuvvetleri bunu yerine getirmiştir. Bizim gördüğümüz zaman nefret ettiğimiz fotoğraf nedir, emniyet mensupları sıra sıra dizilmişler. Milletvekilimizin bu konuya ne kadar dâhil bilmiyoruz. Emniyet müdürü işgüzarlık yapmış olabilir mi, evet olabilir. Burada Emniyet Müdürü'nün yaptığı bence işgüzarlıktır, beceriksizliktir, yakışıksız bir davranıştır. Milletvekili çocuğunun oraya gitmesi, yanına danışmanını alması da doğru değildir. Kaldı ki kendisine vuran kişiyi tanıdığına göre yüzleşmeye de gerek kalmamıştır. İnsanlar bir düzenlemeyle karşı karşıya gelebilir, ama siz orada olmazsınız, onlarla yüz yüze gelmeyecek şekilde bir yüzleşme yapılabilir. Polis memurlarını bir suçlu gibi dizerek 'Bunlardan hangisiydi?' demek doğru değildir, yanlıştır, aşağılayıcı bir davranıştır.”

Bakanlar Kurulu'nda bunların konuşulduğunu kaydeden Arınç, Başbakan Erdoğan'ın, yarınki Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısında Hatay'daki olayın araştırılması için parti kurullarına talimat vereceğini açıkladı.

(soL-Haber Merkezi)