Siverek mi önemli Myanmar mı?


“Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi’nde devletin yoksul ailelere çocuklarını okula göndermek şartıyla verdiği, eğitim yardımı almak isteyen kadınlar izdihama neden oldu. Çok sayıda kadın, üç ayda bir erkek öğrenciler için ayda 30 TL, kız öğrenciler için 35 TL. ödeme yapılan yardımı alabilmek için, Ptt binası önünde kuyruğa girdi.Ancak daha fazla güneşte kalmak istemeyen kadınlar, ayni anda içeriye girmek isteyenice izdiham yaşandı. İzdiham sırasında bazı kadınlar ile yanlarında ki kadınlar ile yanlarında bulunan çocuklar ezilme tehlikesi geçirdi…” Yurt gazetesi – 14 Ağustos Salı)

Yukarıda haberi okudunuz.

30-35 lira eğitim yardımı alabilmek için, insanlar ne hallere geliyorlar. Oysa 30-35 lira ne ki? Para mı? Ne alabilir siniz? Boğaz’da ki bir akşam yemeğinden sonra ödenen bahşişten bile az.

Neylersiniz ki, insanımız bu kadar küçük paralara bile muhtaç.

Utanılacak bir durum. Bu denli sembolik paraları yardım diye vermek bile insaf ve vicdanla bağdaşır bir durum değil!

Durum böyleyken, adını bile zor söyleyebildiğimiz Myanmar-Arakan’da bizim işimiz ne? Nerede bu ülke? Türkiye’de kaç kişi biliyor?

Biliyoruz orada şu kadar milyon insan aç, perişan çaresiz…

Küresel kapitalizm’in yarattığı bir acımasızlık, rezalet!

Orası öyle de ya Türkiye?

Türkiye’de durum nedir?

994 liralık açlık sınırının ve iki bin 700 liralık yoksulluk sınırının altında yaşamakta olan kaç milyon insan var? Neredeyse nüfusun yarısına yakını…

Sözü uzatmayalım.

Ajitasyon ve halk dalkavukluğu yapmıyoruz.

Myanmar’da bizim işimiz ne? 30-35 lira yardım için insanlar neredeyse birbirlerini yerken, gidip Myanmar’da şov yapmanın alemi var mı?

Böyle düşündüğünüzde; en büyük suçlu ve patronların derhal işten atması gereken kötü, vicdansız yazar oluyorsunuz…

Tehdit ve baskının çıkış yeri belli. O tehdit kaç köşe yazarının günahsız olarak başını yedi!

İslamiyet’te, Müslümanlık’ ta hiddet, şiddet, öfke, fitnenin yeri olmadığı gibi, büyüklenmenin, makam ve mevkiinin gücüne dayanarak insanları kırmak, ortalığı kasıp kavurmak, ekmek paralarıyla oynamak, haksız yere işsiz bırakmak hiçbir şekilde yer almaz!

İstediğiniz kadar namaz kılın, oruç tutun, Haç ve umre yapın bir anlamı ve Yüce Yaradan nezdinde geçerliliği yoktur!

Yazımızı Büyük İslam düşünürü Hz. Ali’den iki sözle noktalıyoruz.

Bu sözler kendilerinin Hz. Ali gibi yaşadığını düşünenler ve söyleyenler için çok daha önemlidir!

Umarız onlara yararı olur…

“Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın. Onlar konuşsun siz susun. Devlet yöneticisi ve memurlar olarak bunları bütünüyle uygulayınız.”

“Büyüklenme, kendini bir şey zannetme. Unutma ki yönettiğin insanlar senden daha fazla üstündür, senin geçimini onlar sağlamaktadır. Öyleyse onlara hizmet et, vicdanlı ol”