AKP yalakalığı cüceleştiriyor!..
Sevgili okurlarım,
“Dev”ler “cüce”, cüceler ise dev haline ancak masallarda gelirdi.
Ancak AKP iktidarının ileri (!) demokrasi uygulamalarıyla, masallar gerçek oldu!
Öyle ki bir zamanlar “dev” gibi gördüğümüz bazı insanlar cüceleşti, onlara oranla “cüce” gibi görünenler ise bu dönemde “dev”leşti!
Özellikle üniversiteler, rektörler için birer cüceler diyarına dönüştü!
AKP’ye yaranma peşinde koşan anlı şanlı (!) rektörler cüceleşirken, gerçekleri cesaretle haykıran ve demokratik haklarını savunan öğrenciler birer “dev” haline geldi!
Televizyon ekranlarında iktidara yalakalık yarışına giren, örneğin yanlışlarla dolu Suriye politikasına övgüler düzen koskoca bilim (!) insanları, öğrencilerinin gözünde “cüce”den de beter bir duruma düşüp, adeta birer noktaya dönüştü.
Hele hele bu ekran sevdalısı yağcıların Gezi Parkı eylemleriyle ilgili görüşlerini okuyan sosyal medya takipçisi gençler, hocalarının söylediklerine kahkahalarla gülüştü!
* * *
Devleşen bir öğrencinin yaşadıklarını dünkü SÖZCÜ’de okudunuz.
Antalya’da 9 yaşındaki bir ilkokul öğrencisi, sınıfta başkanlık seçimi yapmayan öğretmenini eleştirirken “Gerçi seçim olsa ne olacak? Başbakan da seçimle geldi. Ama ağaçları kesiyor, su ve gaz sıkıyor!” demiş.
Kendince demokrasilerde seçilmiş olmanın, yani sandıktan çıkmanın önem taşıdığını, ancak bunun, seçilmiş iktidarların her türlü icraatının onaylanacağı anlamına gelmeyeceğini söylemiş:
Bu sözleriyle öğretmenine “demokrasi ve meşruiyet” dersi vermiş!
Vay sen misin bunu diyen?
Minicik öğrencisini özgüveni ve bilgisi nedeniyle yüreklendirmesi gereken öğretmen, “düşünceni özgürce paylaştığın için seni kutlarım” demek yerine onu azarlamış!
Azarlamakla da yetinmeyip, bir de annesine şikayet etmiş!
İddiaya göre, Facebook’taki sayfasında öğrencisine “vatan haini” damgasını vurmuş!
Böylece minicik öğrencinin karşısında “cüce” olmuş!
* * *
Sevgili okurlarım,
Şu güzelim Türkiye’nin geldiği yere bakın!
Öğretmen, demokrasiyi savunan ve düşüncesini özgürce açıklayan öğrencisine “vatan haini” diyor… Diyanet İşleri Başkanlığı ise “yalan söylemeyen, iftira atmayan, gördüğü gerçeği inkar etmeyen, kısacası AKP yerine Allah’tan korkan…” Dolmabahçe Bezm-i Alem Camii Müezzini Fuat Yıldırım’ı, 60 kilometre uzaktaki bir köye sürüyor.
Tek böbrekle yaşayan, eşi lösemi hastası olan müezzini “yalan söylemediği, iftira atmadığı, gerçeği inkar etmediği, böylece günah işlemediği…” için ödüllendirmesi gerekirken, “soruşturmanın selameti” gerekçesiyle yıllardır görev yaptığı camiden uzaklaştırıyor.
Koskoca Diyanet’in aldığı bu karar karşısında kendi halindeki bir müezzin ne yapsın?
Boynunu büküyor ve tayin olduğu köye gidiyor.
Ama ardında kendisini “dev”leştiren onurlu bir iz bırakıyor.
* * *
Türkiye hemen her gün “dev”lerin “cüce”leştiği, “cüce”lerin ise “dev”leştiği buna benzer birçok olay yaşıyor.
Nineler ise artık torunlarına masal yerine, bu inanılmaz olayları anlatıyor!
Uğur Dündar
Sözcü
