Televizyon tarihinde eşi görülmedik sansür!..
Yaşı 40’ın altında olanlar pek bilmezler.
Türkiye’de televizyon yayıncılığının resmen başladığı tarih 1970’dir.
Televizyonlu yıllara kadar futbol maçları radyodan anlatılırdı.
Futbolseverler karşılaşmaları, (merhum) Muvakkar Ekrem Talu, Sulhi Garan ve Pertev Tunaseli gibi dönemin ünlü spikerlerinden dinlerdi.
Adlarını saygıyla andığım bu değerli spikerlerin arasına sonradan Halit Kıvanç ustamız da katıldı ve başarılı çizgisini yıllarca televizyonda da sürdürdü Halit Kıvanç ağabey.
Radyolu yılların ünlü seslerinden biri de Spor Müdürü Kemal Deniz’di.
Merhum yaptığı yayınlara “Bendeniz… Kemal Deniz…”
diyerek başlar ve kendine özgü sesiyle hafızalarımızda unutulmaz anılar bırakırdı.
* * *
TRT televizyon yayıncılığına başladığında, diğer ülkelerde olduğu gibi, bizde de birçok radyo yıldızı televizyona geçti.
Bunlardan biri de Kemal Deniz’di.
Kemal ağabey radyonun yanı sıra Ankara Televizyonu’nda Spor Müdürlüğü görevini de sürdürüyor, ama arada bir radyodan maç anlatmayı da ihmal etmiyordu.
İşte bu canlı yayınların birinde, futbolcular hakkında bilgiler sunarken gol atılıyor. Önündeki notlara baktığı için golü anlatmayı kaçıran Kemal ağabey kısa bir süre susuyor ve ardından sanki o anda atılmış gibi başlıyor “Gooolll… Gollll…” diye bağırmaya!..
Ama fonda seyirci tezahüratı yok, alkış yok, tribünlerden gelen sesler yok!
Dinleyiciler durur mu?
Durumu fark edenler TRT’ye protesto telefonları yağdırıyor.
Kemal Deniz’e de bir daha maç anlattırılmıyor!
Biz ilk kuşak televizyoncular TRT’de görev yapmaya başladığımızda “Kemal Deniz’in kaçırdığı golün hikayesi” koridorlarda tatlı bir anı olarak anlatılırdı…
* * *
Pazar günü oynanan olaylı Beşiktaş-Galatasaray karşılaşmasının 34’üncü dakikasında tribünleri dolduranlar “Her yer Taksim, her yer direniş!” sloganları atmaya başlayınca, Lig TV bu sesi alıyor ve yerine daha önce hazırlanan maç efektleri koyuyor!
Protestoları ekrana yansıtmıyor, seyirciden saklıyor.
Böylece maçı seyredenleri bu eylemden habersiz bırakıyor.
Yani akıllara durgunluk veren bir sansür yapıyor.
Bunu fark edince Kemal Deniz’in gol kaçırma hikayesini hatırladım ve bu inanılmaz sansürün yanında ne kadar masum kaldığını düşündüm!
* * *
Bu köşede yazmıştım.
ABD Kongresi’nde Suriye’ye yapılacak füze saldırısı tartışılırken, Dışişleri Bakanı John
Kerry’nin arkasına savaş karşıtı bir sivil toplum örgütünün üyeleri oturmuş ve konuşması boyunca kırmızıya boyadıkları ellerini havada tutarak savaşı protesto etmişlerdi.
Görüşmeleri yayınlayan CNN International’ın yönetmeni de bu elleri seyirciden saklamak için hiçbir çaba sarfetmemişti.
Hatta zaman zaman yakın çekimde ekrana getirmişti.
Görüntüyü sansürlemek, yönetmenin aklının ucundan bile geçmemişti.
Halbuki aynı yayın bizde olsaydı, Lig TV’ye egemen olan sansürcü kafa neler yapmazdı ki?
Bir kere digital bir hileyle ellerdeki kırmızı renkler silinir, sanki bembeyazmış gibi gösterilirdi!
Ayrıca başparmaklar ya yok edilir, ya da avuç içine yapıştırılırdı!
Böylece eller protesto için değil de, sanki Rabia’ya destek için kalkmış gibi bir izlenim yaratılırdı!
Hatta o salon, ses montajıyla alkıştan inlettirilirdi!..
Uğur Dündar
Sözcü
