Header Ads

Çocuk Kitaplarının Usta Yazarı #Muzafferİzgü'nün Vefatı


Muzaffer İzgü'nün yakın arkadaşı Yurdakul: "Halkına borcunu ödemiş olmanın rahatlığını, ferahlığını yaşıyordu"

İzmir'de vefat eden Muzaffer İzgü'nün yakın arkadaşı Yunus Bekir Yurdakul, çocuk kitaplarının usta yazarına ilişkin "Halkına borcunu ödemiş olmanın rahatlığını, ferahlığını yaşıyordu." dedi.

Yurdakul yaptığı açıklamada, 84 yaşındaki İzgü'nün evindeki odasında, sevdiklerinin yanında, çok acı çekmeden hayata veda ettiğini söyledi.

Usta yazarın büyük önem verdiği çocuklara yönelik 100'e yakın kitap yazdığını belirten Yurdakul, "Yüreği ferahtı, rahattı. 'Bu halk beni okuttu' diyordu. Halkına borcunu ödemiş olmanın rahatlığını, ferahlığını yaşıyordu." diye konuştu.

İzgü'nün son günlerinde nefes almakta zorluk çektiğini kaydeden Yurdakul, "Bedeni zaten tedaviyi kaldıracak durumda değildi. Zorlu tedavi süreçlerinin acı çektirmekten öteye bir anlamı olmazdı." dedi.

Yurdakul, yarın öğle namazının ardından cenaze namazı kılınacak usta yazarın cenazesinin, Doğançay Mezarlığı'nda çok sevdiği eşinin yanına defnedileceğini bildirdi.

İzgü, tedavi gördüğü Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 6 Ağustos'ta AA muhabirine verdiği röportajda, "Muzaffer İzgü doğdu, okudu, düşler kurdu, yazdı ve gitti desinler. En güzel şey. Kalıcılık bence budur. Zaten kalıcılık siyaset değildir. Bak halkım her zaman yanımda, arkamda... Bundan güzel bir şey olabilir mi?" ifadelerini kullanmıştı.



Muzaffer İzgü son günlerini bu odada geçirmiş

Türk Edebiyatının usta yazarlarından biri olan 84 yaşındaki Muzaffer İzgü, dün akşam saat 20.15 sıralarında İzmir'in Karabağlar ilçesindeki evinde yaşamını yitirdi. Yaşanan acı kaybın ardından İzgü'nün oğlu Ahmet Şahin İzgü büyük üzüntü yaşadı. Türk Edebiyatının, gülmecenin son üçlüsünü kaybettiğini belirten Ahmet Şahin İzgü, "Türk okurunun başı sağ olsun. Son günlerini acısız geçirdi, gelini, torunları, torununun çocuğu ve ben hiç başından ayrılmadık. Saçlarını okşaya okşaya, terlerini sile sile, ihtiyaçlarını gidere gidere hiçbir şeyini eksik bırakmadık. Hep okuyucularından bahsetti, onlara bol bol okumalarını diledi, devam etsinler dedi" şeklinde konuştu.

"84 yaşında hangi ilacı kabul etsin"

Ağustos ayının ilk haftasında İzmir Katip Çelebi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan İzgü, kanser hastası olduğunu öğrenmişti. Muzaffer İzgü'nün tedavi olmayı kabul etmediği iddiasını yanıtlayan Ahmet Şahin İzgü, "Yaş 84 hangi ilacı kabul etsin, gecikmiş zaten bir kaç organını sarmış, ne yapabilirdi ki" ifadelerini kullandı.

Babası Muzaffer İzgü'nün sağlık sorunları nedeniyle mi yazmayı bıraktığı sorusuna ise İzgü, "Babam üç nesil yetiştirdi. Babalar, çocuklar ve torunları okutabilen bir yazardı. Tahminen 10 milyon okuyucusu vardı. Türkiye'de her 8 kişiden 1'i okudu ve okutacak. Annemi kaybettikten sonra yazma konusunu bir kenara bıraktı. Şimdi sevgili eşine kavuştu ama bizleri yoksun, mahrum bıraktı. Türk okurlarının başı sağ olsun" dedi.

"Eşinin vefat etmesi, Muzaffer ağabeyi çok etkiledi"

Muzaffer İzgü'nün yakın dostu olan Gazeteci-Yazar Bekir Yurdagül, aileyi acılı gününde yalnız bırakmadı. İzgü'nün hayatını kaybetmesinin kendisini çok etkilediğini ifade eden Yurdagül, İzgü'nün neden tedavi olmadığı hakkında açıklamalar bulundu. İzgü'nün çocukları ve doktorlarının verdiği bir karar olduğunu belirten Yurdagül, "İlaç alması daha büyük eziyete yol açardı kendisine ve mümkün de değildi. Yani yaşı 84'ü bitirmek üzereydi. Dolasıyla doktorların kararıydı, yani bırakın da beni tedavi etmeyin böyle bir şey yok yani, öyle bir şey söz konusu değil. Ama sonuçta hekimlerin bir kararı vardı. Ağzındaki dişleri kendi dişleriydi, son derece bakımlı, dikkatli ve özenliydi. Ama Gülser ablanın gidişi 61 yıllık hayat arkadaşı, eşi demiyorum ben. Ben böyle bir şey görmedim, o sevgilisiydi. Gülser ablanın gidişi Muzaffer ağabeyi çok etkiledi" diye konuştu.

"Yanında çocuk varsa sizi duymazdı"

Ünlü yazarın çocuk sevgisinden bahseden Yurdagül, Muzaffer İzgü ile yaşadığı bir anısı şöyle paylaştı:
Bir gün Muzaffer ağabeyle sözleştik, görüşmeye gittim. Yanında dikiliyorum, 25-30 dakika dikildim. 'Geldin mi Bekircim, ne zaman geldin' dedi Muzaffer ağabey dedim, 20-25 dakikadır buradayım dedim. Niye görmüyor biliyor musunuz, yanında çocuklar var çünkü. Bir çocukla muhabbet ediyorsa, onun elini sıkıyorsa elini öptürmezdi elini sıkardı ve onursal eşitliğe çok dikkat ederdi. Çocukla onursal eşitti Muzaffer ağabey, çocuğun elini sıkar ve bütün dikkatiyle dinlerdi. Çocuk varsa yanında sizi duymazdı Muzaffer ağabey. Yarım saat oldu ben seni izliyorum burada dedim. 'Hadi gel, hadi gel' dedi.''

Son günlerini odasında geçirdi

Öte yandan, Ahmet Şahin İzgü, babası Muzaffer İzgü'nün son günlerini odasındaki eserleri, kütüphanesi ve ödülleriyle geçirdiğini belirtti. 3 çocuk babası Muzaffer İzgü'nün cenazesi, pazartesi günü öğlen Hocazade Camii'nde kaldırılacak.


Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.