Başartösü ve Türban

Pelitköy de 10 Kasım (alıntı)
Pek çok ilk leri yaşadım bu sene memlekette...

Unuttuklarımı, özlediklerimi, hayalimde yaşatmaya devam ettiklerimi aradım ve buldum da...

Şanslıyım...
10 Kasım sabahı kasabaya ineceğim, önceden tembihlediler;

“ 9.30'dan önce yola çıkma, merasim var, yol kapalı olur kasaba girişinde ”...

Kahvaltıyı bitirdikten sonra, pırıl pırıl günesin altındaki mavi durgun denizi seyrediyorum balkondan... Karsımda Midilli'nin dev gibi silueti, Ayvalık adaları arkasından…

Kahvemi küpletiyorum... Etrafta kadınlı erkekli guruplar zeytin topluyor...

Pat-pat ağaçlara vurarak, dededen kalma usulle... Manzara sanki ısmarlama.
Birden siren sesi yükseldi arka tepeden. Saate baktım 09.05... Zeytin toplayan kadınlar, erkekler diklendi birden, hepsi baslarındaki örtüyü, kasketi çıkardı... Dimdik duruyorlar kımıldamadan... Denize bakıyorlar. Bir dakika sürdü siren, arkasından mikrofondan yükselen İstiklal Marsı, denizde aksi seda mı yapıyor?

Ne deniz kımıldıyor ne de ırgatlar (yerel dilde zeytin toplayana deniliyor!). Gözlerimden süzülen yaslarla izledim, coook özlemişim bunları ben... 25 yıl olmuş...

Hey gidi hey!
Cıktım yola kasabaya gitmek için... Takıldı aklıma... Neden kadınlar örtülerini açtılar? Merak kediyi öldürmeden öğrenmeliyim... Arabanın burnunu cevirdim zeytinliğe...

Ulaştım teyzelerin bacıların yanına. Az hös beş...

Sordum niye?

Bir tuhaf baktılar... Bilgiç belli biri... Diklendi...

"Hanim, Ata' miza bası bağlı mı saygı gösterecektik ki?

Biz basımızı zeytinin tozundan, kirinden kurtulmak için bağlarız hele..."
Sevgiyle kalın…

“ Başörtüsü ” ve “ Türban “ çizgisinin hiç bu kadar net çizildiğini görmemiştim, duymamıştım.

Yani görülüyor ki;

* Biri ihtiyaçtan,

* Diğeri ise inattan…

Bir zamanlar, analarımız, bacılarımız, İstiklal Marşımız söylenirken, Atatürk’ü anma günlerinde türban kavgasını yapmak şöyle dursun, başörtülerini bile çıkarıyorlardı… Analarımız, bacılarımız bir zamanları İstiklal Marşımız 10 Kasımlarda söylenirken başörtülerini bile çıkarıyorlardı, ulusal bilinç öylece kutsaldı... Gerisini siz düşünün…

Cevat KULAKSIZ
Hakimiye-i Milliye