İki Cenaze Töreni, Bir Miting

Başbakan Tayyip Erdoğan‘ın annesi Tenzile Erdoğan’ın İstanbul’da cenaze töreni devam ederken, Ankara’da yaklaşık 20-25 bin kişi “İnsanca Yaşam İçin Eşit, Özgür, Demokratik Bir Türkiye” adı verilen mitingdeydi.

Ertesi gün gazetelerin önemli bir bölümünün manşeti Erdoğan’ın annesinin cenaze namazına ilişkindi. “Ağlatan veda”, “Ana hakkına gözyaşı”. “Anneye gözyaşı”, “Gözyaşlarıyla uğurlandı”, “Başbakanlar da ağlar”, “Veda anı”, “Örtüsü Kabe’den” başlıklardan bazılarıydı. Peki, 25 bin kişinin mitingiyle ilgili haberleri gazetelerin birinci sayfasında gören oldu mu?

Cenazede büyük bir kalabalık var ama o kalabalıktan da çok neredeyse sivil-resmi polis var. Biliyoruz ki kalabalığı yarıp Başbakan’a samimiyetle “Başsağlığı” dileğinde bulunmak isteyenler, Başbakan’a ulaşmak şöyle dursun, barikatın birisinde mutlaka polis engeline takılmışlardır.

Siz, Annenizin Ardından Ağlamadınız Mı?

Evet, terör örgütleri böyle ortamları sever. O yüzden güvenlik önlemleri tabii ki alınmalı. Ancak, bunun da bir orta yolu olması gerekirdi. Aslında, Türkiye’de her şey abartılıyor. Bir evladın, vefat eden annesinin arkasından gözyaşı dökmesi son derece insani ve doğal bir olay. Yani, Başbakan’ın annesinin ardından ağlaması gerçekten manşetlere taşınmalı mıydı? Ya da bu kadar büyük verilmeli miydi?

Manşete göre, “Başbakanlar da ağlar”mış. Başbakan değil, kim olurdanız olun, kaybettiğimiz de hangimiz annemizin, babamızın ardından ağlamadık? Cenaze namazı kılınırken, onu toprağa verirken gözyaşı dökmedik?

Erdoğan‘ın, ne kadar duygusal olduğu da bilinir. Onun bir şarkı, türkü, şiir dinlerken de ağladığına hep tanık olmuşuzdur. Kuşkusuz o ağlamalarla, annenin, babanın ardından ağlamak çok farklı şeyler. Tenzile Hanım’a Allah rahmet eylesin…

İsmet İnönü’nün Annesi De Aynı Camiden Kaldırılmış

Sökmen Baykara, İstanbul ve Ankara’da yıllarca foto muhabirliği yaptı. Yaş 75 ama hala fotoğraf makinesini boynundan düşürmez, iyi bir görüntü yakalamak için uğraşır. O şimdi Antalya’da yaşıyor.

Dün telefonla “Abi, eskiden liderlerin annesi vefat ettiğinde de fotoğraf çekmek için bu kadar zorlandığınız oldu mu?” diye sorduğumda, “liderin annesinin vefatının gazeteciliğin gazetecilik olduğu günlerde bırakın manşette, sürmanşette taşınmasını birinci sayfadan haber değeri bile olmazdı” dedi.

Televizyonlarda cenaze töreninin naklen verilmesini, gazetelerin manşetleri gibi eski Başbakan ve Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal‘ın annesinin “tarikat mensubu” diye cami bahçesindeki mezarlığa defnedilmesini de yadırgamış.

Sökmen Baykara bunları söyleidkten sonra “Tenzile Hanım’ım cenaze namazının kılındığı Fatih Camii’nde, 1959′da İsmet İnönü’nün annesi Cevriye Hanımın cenaze namazı kılınmıştı” diye ekledi.

Tabutun Üstünde Türk Bayrağı Örtülüydü

CHP Genel Başkanı, eski Başbakan ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü‘nün annesinin vefat etmesi o dönemde yayınlanan gazeteler için iç sayfada verilecek bir haberdi. Manşete çıkması ise asla mümkün değildi.

Sökmen Baykara, Fatih Camii’nde İnönü’nün annesinin cenazesinin kaldırılacağını tesadüfen öğrenmiş. Cevriye Hanım‘ın tabutunun üzerine Türk Bayrağı örtülmüştü. İnönü, tabutun başında ellerini açmış, annesi için dua ediyordu. Hemen yanında da Fatih Camii imamı bulunuyordu.

Cenaze töreninde ne hınca hınç bir kalabalık, ne koruma ordusu, ne de Diyanet İşleri Başkanı, ne de tabutun üzerinde Kabe örtüsü vardı… Sökmen Baykara, “En fazla 100m kişi ya vardı, ya yoktu” diyor. Milli kahramanı doğuran annesinin vefat haberi ise CHP’nin yayın organının iç sayfasında küçük bir haber olarak yer almıştı.

Baykara’ya, “İsmet İnönü’nün ağladığını çekememişsindir” dediğimde, İnönü’nün ağladığına tanık olmadığını belirtiyor.

“Ama, İnönü dua ediyordu. Hem de bayrağımızın örtülü olduğu tabutun önünde. Bu, daha anlamlıdır” diyordu…

Saygı Öztürk
SÖZCÜ