Telefon dinlemek bu kadar kolay mı?

Yasal dinlemelerden söz ediyorum.. Yargı kararıyla olanlardan..
Zor olması lazım, başka delillerin de bulunması lazım, suçu önlemeye yönelik olması lazım, suç işlendiğine dair kuvvetli şüphenin olması lazım..
Lazım oğlu lazım..
Yasalar bunu emrediyor
Peki uyuluyor mu?
Yooo..
Çoğu zaman dinleyelim bakalım bi şeyler bulur muyuz diye dinleniyor!..
Yeni mi anladın demeyin..
Günaydın çekmeyin..
Yaygın olan bu kanaat olaylar aydınlandıkça somutlaşıyor..
İsmail Saymaz’ın kitabında ‘suç olsun olmasın herkesin istenildiği zaman dinlendiği’ kanısına somut örnek var..
5 Şubat 2006‘da öldürülen rahip Santoro’nun telefonu dinleniyormuş..
Niye mi?
Pontusçuluk yapıyormuş!..
Pontus devletini yeniden kurmayı hayal ediyormuş!
Trabzon’da yeniden Rum devleti kurulacağını kime söylesen güler..
Neyse.. Bu ayrı..
Evrak düzenlemişler, fişlemişler yani.. Örgütü bölümüne Pontusçuluk yazmışlar.. Başlamışlar dinlemeye, o sırada Santoro öldürülmüş..
* * *
Haberleşmenin gizliliği anayasanın güvencesi altında deniliyor ya, hani nerede!..
Hal böyleyse ocu de dinle..
Bu bucu de dinle..
Bi şey bulamazsan İstanbul’da Bizans’ı (Doğu Roma İmparatorluğu’nu) yeniden canlandırmak istiyor de dinle..
Bu kadar fanteziye gerek yok tabii.. Bölücü dersin, anarşist dersin, necidir bi bakayım dersin..
Hazırlanan fişin örgütü bölümüne ne yazarsan yaz..
Anlaşılıyor ki bu işler bu kadar kolay..
* * *
Anlayacağınız dinleme meselesi çoktan çığırından çıkmış.. Neredeyse herkes bi vesileyle dinlenir hale gelmiş..




Federasyon da Fenerbahçe de iyi yönetemedi



Şike iddiası ortaya atıldığından beri üst üste hatalar yapıldı..
Federasyon da..
Fenerbahçe de bu süreci iyi yönetemedi..
Fenerbahçe’nin ileri gelenleri toplantı üstüne toplantı yapıyor.. Yapıyorlar ama önlerini göremiyorlar..
İddianameden ne sonuç çıkacağını.. UEFA’nın ne karar vereceğini bilmiyorlar..
Alacakaranlık durumunu aşamıyorlar.. Yüzlerden düşen bin parça..
Ali Şen, dikkatli olun 5 yıllık Avrupa cezası kapıda diye uyarmış..
Peki ne olur?
Michel Platini, Mehmet Ali Aydınlar ve Şenez Erzik’in Viyana’daki yemekli buluşmasından sızanlara bakılırsa durum parlak değil..
Platini iddianame çıkınca hemen karar verin diye bastırıyormuş..
Federasyon sezon sonuna kadar bekleme niyetinde, zaten bekleyeceğini açıkladı..
İlk sürtüşme buradan başlayacak..
* * *
Böyle olacağı birinci günden belliydi.. İddianame çıkınca tepkilerin ne olacağını, maçlarda ne tür bağırışlar, çağırışlar, hakaretler olacağını kimse tahmin bile edemiyor..
Ortalığın süt liman olmayacağı belli..
Bir de UEFA hadi hadi diye bastırırsa seyreyleyin gümbürtüyü!..
* * *
Gelelim süreci iyi yönetememe meselesine..
Federasyon elini taşın altına sokmadı, şüphe duyduğu takımlara ceza kesmekten çekindi.. Zamana yaymaya, topu UEFA’ya atmaya çalıştı..
Fenerbahçe Kulübü yöneticileri de yanlış yaptı.. Sakin sakin düşünüp olayın tüm boyutlarını masaya yatırmadılar..
Avrupa’yı dikkate almadılar..
Taraftar da neler olmuş, bu işin sonu nereye varır öğrenelim diye beklemedi.. Yürüyüşlerle, gösterilerle yöneticilerini baskı altına aldı.. Rahat hareket etmelerinin önünü kesti..
Sonuç..
Fenerbahçeli yöneticiler yaptıkları toplantıda bunlar iyi günlerimiz, zor günler yaşayacağız demişler..
Aslında bu işin başında.. UEFA, Federasyon, Fenerbahçeli yöneticiler bir araya gelip çıkış yolu arasalardı..
O zor günler çok daha kolay atlatılırdı.. İşler sarpa sarmazdı..


Gazeteci imajı


Taksiye bindim, trafik rezalet, taksici bunalmış..
Dert yanmaya başladı..
Plakayı aylık kiralamış, otomobili yeni almış, taksit ödüyormuş; abi dedi; sabah direksiyona geçiyorum gece yarısına kadar, çift vardiya çalışıyorum..
İşin zor dedim..
Zor ki ne zor dedi; bir de bebek bekliyoruz..
Allah kolaylık versin dememe kalmadan bu kez o sordu..
Senin işin ne?
Gazeteciyim..
Abi sizin işiniz benimkinden zor..
Niye?
Sizleri arada sırada içeri atıyorlar da..
* * *
Gazeteci imajı bu olmuş..


Mehmet Tezkan
Milliyet